Seçim kurulundan YSK’ye sert yazı: Hem suçlayıp hem göreve devam edin diyorsunuz!



Artı Gerçek

Seçimin iptal edilmesine gerekçe gösterilip dün göreve devam etme kararı verilen seçim kurulunda görevli bir hakim, YSK’ye isyan yazısı gönderdi: Hem suçlayıp hem göreve devam et diyorsunuz!


Yüksek Seçim Kurulu’nun  (YSK) sandık kurullarını yasaya aykırı olarak oluşturduğu iddiasıyla soruşturma geçiren ilçe seçim kurulu müdürlerinin seçimde görevine devam etmesi yönündeki kararın yankıları sürüyor.

Bu kararla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini ve 250 sayfalık iptal etme gerekçesini iptal etme duruma düşen YSK, ‘usulsüzlük’ yaptığını iddia ettiği söz konusu kişiler hakkındaki suç duyurusunu da dün geri çekti.

Muhalefet ve sosyal medyada siyasi tarihe geçecek bu duruma çığ gibi tepki büyürken, iktidara yakın gazetelerde de ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ şeklinde yorumlar yapıldı.

İktidar kulislerine yakın Habertürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, “Seçim Kurulu’ndan itirazsız ağır yazı” başlıklı bugünkü köşe yazısında, “Oyların çalınmasına aracılık ettikleri, suistimal yaptıkları iddiasıyla haklarında olmadık suçlamada bulunanlarla bu seçimi de yapacağını açıkladı. Atasözündeki gibi “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…” gibi bir karar. Hem de bu kararını öyle seçim iptalindeki gibi 7’ye 4 falanla değil, oy birliği ile aldı” diyerek YSK’nin kararını eleştirdi.

USULSÜZLÜKLE SUÇLANAN HAKİMLER YSK’YE İSYAN YAZISI GÖNDERDİ

“Karar bir yana, asıl etkileyici olan kararın alınmasına neden olan resmi yazı” diyen Sarıkaya, söz konusu seçim kurullarında görev yapan ve soruşturma geçiren bir hakimin YSK’ye yazdığı “Hakkımızda bu kadar suçlama yapılırken bunlara dayanak yaparak seçimi iptal eden sizler beni nasıl aynı göreve getirirsiniz?” şeklindeki sitem yazısını ve bu yazı sonrasında YSK’de alınan kararın detaylarını paylaştı.

İşte Sarıkaya’nın yazısında yer alan ve YSK’ye bu kararı aldırdığı belirtilen yazıyla ilgili kısım:

“Bir hakim, kibarca bir üssüne karşı nasıl hayıflanır ve sitemini nasıl aktarır, paradoksunu gözler önüne nasıl sergiler derseniz, hukuk fakültelerinde okutulacak nitelikle bir yazı metni derim…

Belgelerden yola çıkarsam…

Şişli İlçe Seçim Müdürü Hatice Çelebi, 30 Mayıs günü “Yüksek Seçim Kurulu’na Sunulmak Üzere” başlığı ile Şişli 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’na bir yazı gönderiyor. Seçim Müdürü Çelebi, 2018’den bu yana görevde olduğunu, 24 Haziran seçiminde de aynı kurullarla çalıştıklarını belirttikten sonra 31 Mart seçimi sonrası hepimizin hafızasında hâlâ tazeliğini koruyan gelişmeleri, başına gelenleri sıralıyor. Önce “Şüpheli” sıfatıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadelerinin alındığını, ardından “Terör ve organize suçlara bakan Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadelerine başvurulduğunu” anımsatıyor. Bunlara dayanak “isimleri ve fotoğraflarıyla birlikte çarşaf çarşaf suçlamanın yer aldığı haberlerin” yazıldığını belirtip ekliyor:

“Örgüt üyesi gibi şüpheli sıfatıyla ifadelerimizin alınması, görsel ve yazılı basında isimlerimizin deşifre edilmesi, kamuoyunda haksız bir algı oluşturduğunu düşünmekteyim…”

‘HEM SUÇLUYOR HEM DE GÖREV VERİYORSUN’

“Soruşturmadan aklanarak çıkacaklarına olan inancını kayda geçirdikten sonra “Ancak bilinen bir gerçek vardır” deyip ekliyor:

“Bir şeyin şüyuu vukuundan beterdir. Gerçek olmayan iddiaların gerçekmiş gibi söylenmesi toplumda ciddi bir algı yaratmakta, ileride telafisi mümkün olmayacak haksız ithamlara sebebiyet vermektedir. Benim aileme ve çocuklarıma bırakabileceğim en büyük hazine mesleğimi onurla yapıp emekliliğimi istediğimde tertemiz bir sicille sonlandırmaktır.”

Ardından kendilerinin yeniden görev almalarının hem kendilerine hem de YSK’ya zarar vereceğini vurguluyor. Özetle, “Hakkımızda bu kadar suçlama yapılırken bunlara dayanak yaparak seçimi iptal eden sizler beni nasıl aynı göreve getirirsiniz” sorusunu yöneltiyor.”

BAŞKAN’IN AĞIR SİTEMİ

“Dilekçe burada kalmıyor, Şişli İlçe Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Vedat Güneş de Çelebi’nin yazısına bir üst yazı ekliyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aynı kurul üyeleriyle görev yaptığını dilekçesinde büyük harflerle yazdıktan sonra “Örgütlü suçlar savcılığı” tarafından terör örgütü üyesi gibi haklarında soruşturma yürütüldüğünü, bu kapsamda ifadelerinin alındığını; Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun da idari soruşturma açtığını belirtiyor.

Hırsız, suistimalci, çeteci olarak adlandırıldıklarını anımsatıyor. Ardından cümlesini şöyle tamamlıyor:

“Yukarıda izah edildiği üzere bu kadar kötü sıfatlarla töhmet altına sokulan ilçe seçim kurulu hakimi ve personelinin, görevden alınarak yerlerine iyi niyetli, namuslu, dürüst, hakim ve personel atanarak seçim yaptırılması aynı zamanda ülke menfaati gereğidir.”

YSK BAŞKANI SADİ GÜVEN’İN SÖZLERİ

“Her iki dilekçe Cuma günü YSK’da okunduğunda homurtular yükseliyor. Nasıl böyle bir yazının yollanabileceğine ilişkin sert cümleler yükseliyor.

Başkan Sadi Güven’in “Adam size sitem ediyor; ‘niye seçimi iptal ettiniz, şimdi niye görev veriyorsunuz?’ diyor” sözü homurtuyu kesiyor…Bu aşamada Şişli Seçim Müdürü Hatice Çelebi’nin görev yerinin son kararname ile değişmiş olduğunu da kayda geçiriyor.

Sonrasında ne mi oluyor?

YSK Kuruluş Yasası ve 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Kanunu gereği, yasal olanın yapıldığını, personel değişikliğinin ise söz konusu dahi olamayacağına oy birliğiyle karara bağlıyor.”

Sarıkaya yazısını şöyle noktaladı: “Bu durumda değişen sadece seçimin yenilenmesi olacak, her şey aynı kalacak.”

(HABER MERKEZİ)