'Tanzim satış noktaları sandığa odaklı tiyatro çadırı'



Artı Gerçek

Uzmanlar: AKP'nin İstanbul ve Ankara'da ciddi bir seçim kaybetme korkusu var. Madem yapılabiliyor, 80 noktada değil 81 ilde olsun.


Pelin CENGİZ


ARTI GERÇEK- Türkiye, 31 Mart'ta gerçekleştirilecek yerel seçimlere hazırlanıyor, ancak Türkiye gündeminde belediye başkan adaylarından daha çok konuşulan bir konu var ki, o da başta meyve sebze olmak üzere gıda fiyatlarındaki ciddi artış... 

İLGİLİ HABER: İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA: TANZİM SATIŞI İÇİN 2.5 AYLIK PLANLAMAMIZ VAR

Gıda fiyatlarına karşı bir mücadele arayışına girilmesinin en büyük sebebi gıda enflasyonunun uzun süredir yüksek seviyelerde seyrediyor oluşu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre enflasyon ocak ayında yıllık yüzde 20,35 oldu. Ocak ayında en yüksek fiyat artışı aylık olarak yüzde 6,43 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görüldü. Yıllık olarak da en yüksek fiyat artışı yine yüzde 30,97 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görüldü.

TÜİK verilerine göre aylık olarak en yüksek fiyat artışı gözlenen ürünlerin başında yüzde 87,87'lik bir yükselişle çarliston biber geldi. Patlıcanın aylık fiyatı yüzde 80,94, ıspanağın yüzde 67,63, sivri biberin yüzde 63,84 yükseldi.

Siyasi gündemde her ne olursa olsun Türkiye’nin gündeminden enflasyon, özellikle de gıda enflasyonu hiç eksik olmuyor. Çarşı pazarda el yakan fiyatların, 31 Mart’taki yerel seçimlerde sandığa yansıyacağı konusunda da herkes hemfikir. 

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere iktidar mensuplarından fiyatlardaki yükselişle ilgili arka arkaya açıklamalar geldikten sonra çözüm bulundu: Belediyeler eliyle satış yapacak tanzim satış noktaları açmak.

Tanzim satış noktalarının kurulmasıyla ilgili ilk açıklamayı 5 Şubat tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşma sırasında dile getirdi. Erdoğan, o konuşmada, "Biberiydi, çarlistonuydu, patlıcanıydı, domatesiydi; her şeyde bu fiyatlara gerekirse ayar çekme kararını aldık, adımlarımızı atacağız. Belediyelerimiz vasıtasıyla biz bu adımları atacağız. Bir zamanlar biliyorsunuz tanzim satışlar kurulmuştu. Belediyelerimiz vasıtasıyla bu adımları atabiliriz, atacağız. Çünkü vatandaşımıza ucuz, sağlıklı ürünler vermeye mecburuz" dedi.

Ardından hızlı bir girişimle bu hafta başında sebze ve meyvedeki fiyatların aşağı çekilmesi için devreye alınan tanzim satış noktaları, İstanbul'da 50, Ankara'da ise 15 noktada hizmet vermet vermeye başladı.

Nitekim, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, tanzim satışla ilgili şimdilik 2.5 aylık bir planlamaları olduğunu söyledi.

Akıllardaki soru, marketlere ve manavlara göre daha ucuza meyve sebze satan tanzim satış noktaları ne kadar süreyle hizmet verecek? İki ilde başlayan uygulama diğer kentlerde de yaygınlaştırılacak mı? Fiyatların tanzim satış noktalarında daha ucuz olması sürdürülebilir bir durum mu?

Bu soruları konuyu değerlendirmeleri için farklı uzmanlara sorduk...

80 NOKTADA VAR AMA ALGISI ÇOK BÜYÜK

Dünya gazetesi tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, "Tarım Kredi Kooperatifleri, tanzim satış noktalarına ürün sağlamak için Antalya'da Kumluca'dan Demre'den direkt üreticiden üzerine kar koymadan ürünü alıyor. Tarım Kredi seradaki ürünü alıyor, paketliyor, belediye noktalarına ulaştırıyor, üzerine nakliye masrafı ilave ediliyor. Biber, patlıcan 1 kilo, salatalık 2 kilo, domates 3 kilo, soğan patates 5 kilo alınabiliyor. Şu anda 80 noktada var sadece ama algısı çok büyük" dedi. 

Yıldırım, tanzim satışlarda satılan ürünlerin orta ve büyük ölçekli sera üreticilerinden alındığını belirterek, "Küçük üreticilerden alıp toplayıp getirmek zaten mümkün değil. Zaten aracıyla çalışan üreticiler komisyoncusundan para almışsa onlar ürün veremez. Büyük seralardan alıp satışa sundular" dedi.

MADEM YAPILABİLİYOR 80 NOKTADA DEĞİL 81 İLDE OLSUN

Tarım Kredi'nin sadece 2.5 aylık planlama yapmasını da değerlendiren Yıldırım, "Seçime endeksli olduğunu gösteriyor. Nisan mayıs gibi zaten yeni ürün çıkar, fiyatlar ucuzlar. Önemli olan şu; Türkiye'de her ilçede bir tarım kredi kooperatifi var. Bugün bu şekilde yapılabiliyorsa, 80 noktada değil her ildeki, ilçedeki tarım kredi kooperatifleriyle yapılsın. Maksat ucuza gıda satmaksa herkes faydalansın" dedi.

MARKET ŞEYTANI YARATIP ONU TAŞLATIYORLAR

Ekonomist Mustafa Sönmez ise Tarım Kredi'nin 2.5 aylık planlamasına atıf yaparak, "Seçim sandığına odaklı bir tiyatro çadırı. AKP'nin İstanbul ve Ankara'da ciddi bir seçim kaybetme korkusu var. Bu işi devam ettirirlerse, marketi manavı zarar ettirirler. Tarımdaki gerçek sorunların üzerini örtüp market şeytanı yaratıp onu taşlatıyorlar" dedi.

Tanzim satışlardaki indirimli fiyatların gıda enflasyonuna da herhangi bir etkisinin olmayacağını dile getiren Sönmez, şu değerlendirmeyi yaptı:

"TÜİK'in önceden fiyat alacağı yerler bellidir. TÜİK öyle birşey yapamaz, kurum ciddiyetine yakışmaz. Bunun bir metodolojisi var. Hangi bölgeden, nereden fiyat alınacağı bellidir, tutup da tanzim satış çadırındaki fiyatı almaz. O sebeple gıda enflasyonuna etkisi olmaz. Merkez Bankası'nın son enflasyon raporunda da belirttiği üzere, üreticiden gelen henüz yansımamış etkiler var. Bunlar kaçınılmaz olarak fiyatlara yansıyacak. Ocaktaki kadar sert artışlar olmayabilir ancak gıda enflasyonu katı şekilde yaşanıyor. Yapısal bir problem haline getirdikleri için kolay çözülemez."

MANAVI, MARKETİ DÜŞMAN İLAN EDİP BURALARI AÇMAK DOĞRU DEĞİL

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık ise şöyle konuştu:

"Tanzim satış noktaları doğru bir karar mı, evet doğru bir karar. Ama yaptıkları doğru mu hayır değil. Devletin görevi halka erişilebilir fiyat üzerinden gıda sağlamaktır, bunu kendisi yapar ya da yaptırır. Manav, market, pazar yerini düşman ilan edip tanzim satış noktası kurmak doğru mu, yanlış. Fiyatların artmasına neden olan unsurlar neyse bütün masraf kalemlerinin masaya yatırılması lazım. Bir tek mazotun parasını veriyorsun, işçi ücreti yok, vergi yok. Kesinlikle yapılma şekli son derece yanlış. Fiyat yüksekse, piyasada kurallar bunlar dersin ona göre oynatırsın. Bu seçim öncesi hızlı yükselen fiyatlara karşı sinir katsayısını azaltma girişimi."

Erdoğan'ın gıda fiyatlarındaki yükselişle ilgili, "Bu bir terör estirmeydi... Terör estirenlere karşı tedbirimizi aldık. İşte birçok noktada ucuz sebze meyve satışına başladık. Fiyatlar neredeyse yarı yarıya inmiş durumda" sözlerini değerlendiren Atalık, "Terörist denmesi son derece yanlış gidilen bir yöntem. Çiftçinin kullandığı mazot, tarım ilacı, gübre dövize bağlı olarak yüzde 100 artmışsa, enflasyon yüzde 20'lere çıkmışsa demek ki maliyetleri düşürmek lazım, bunu yaptınız mı, hayır. Türkiye'de 2002'de 930 bin hektar olan sadece sebze ekilen alan 2017'de 798 bin hektara geriledi. 3.2 milyon tarım alanını çiftçi artık ekmiyor. Çiftçinin üretimden neden kaçtığını, üretimin neden gerilediğini masaya yatırdınız mı, hayır" ifadelerini kullandı.