Şenyaşar ailesinin avukatları: Kamu olanakları kullanılmadan deliller karartılamaz



Artı Gerçek

Suruç'ta AKP'li vekil Yıldız'ın yakınları tarafından öldürülen Hacı Esvet Şenyaşar ve çocukları Celal ve Adıl'ın ölümüne ilişkin soruşturmaya dair ailenin avukatı açıklama yaptı.


Suruç'ta AKP'li vekil İbrahim Halil Yıldız'ın yakınları tarafından öldürülen Hacı Esvet Şenyaşar ve çocukları Celal ve Adıl'ın ölümüne ilişkin soruşturmaya dair açıklama yapan ailenin avukatı Sevda Çelik Özbingöl, bugüne kadar etkin bir soruşturma yürütülmediğini, saldırgan tarafın kamu imkanlarıyla kendilerini koruduklarını ve dosyada tek tutuklunun mağdur Fadıl Şenyaşar olduğunu ifade etti. 

Urfa’nın Suruç İlçesi’nde 24 Haziran seçim sürecinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korucu olan yakınları tarafından iş yeri ve hastanede devam eden saldırılarda öldürdüğü esnaf Hacı Esvet Şenyaşar ile oğulları Celal ve Adıl'ın ölüm yıl dönümüne ilişkin Şenyaşar ailesinin avukatları basın toplantısı düzenledi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesi'nde düzenlenen toplantıya Emine ve Ferit Şenyaşar, ailenin avukatlığını üstlenen Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Sevda Çelik Özbingöl, merkezin yöneticileri Serhat Kurt ve Gökhan Dayık ile avukatlar Hidayet Enmek, Mazlum Taşçıer, Bülent Turan ve İHD Şube Eşbaşkanı Avukat Nahide Polat katıldı. 

Toplantıda konuşan Avukat Sevda Çelik Özbingöl, olaydan bir kaç gün önce de aynı şahısların Şenyaşarlara ait dükkanı ziyaret ettiğini ve seçim çalışmalarının bahane edilerek  ailenin birer sokak aralıklı olan işyerlerine taciz ve tahrik edici ziyaretler gerçekleştirdiğini, ancak istedikleri sonucu alamadıklarını söyledi. Olay günü ise silahlı kalabalık grubun planlı ve hazırlıklı bir şekilde saldırı gerçekleştirdiğini aktaran Özbingöl, daha sonra yaralı Şenyaşar kardeşler Mehmet, Ferit ve Fadıl'ın tedavi edildikleri hastanelerde gözaltına alınıp Urfa Adliyesi'ne çıkarıldıklarını ve Fadıl Şenyaşar'ın tutuklandığını kaydetti. 

'TEK TUTUKLU MAĞDURLARDAN FADIL ŞENYAŞAR'

Olayın tek tutuklusunun mağdurlarından Fadıl Şenyaşar olduğu bilgisini veren Özbingöl, şunları aktardı: "Dosya kapsamında gizlilik kararı en başından beri verilmekle dosyanın aşamalarına dair tarafımıza bir kısmı sözlü olarak aktarılan beyanlar dışında dosya avukatları olarak bilgi sahibi değiliz. Dosya içerisinde gizlilik kararı olmasına rağmen basına yansıtılan görüntüler ve raporlarla dosyadan haberdar olmakta ve dosya gizliliğinin de dosya gizliliğini korumakla görevli olanlarca ihlal edildiğini de hep beraber gördük. Basın ve kamuoyu bizden bilgi isterken biz dosya avukatları olarak basından dosyanın ayrıntılarını öğrenmemiz çok ironiktir."

ETKİN SORUŞTURMA KAYGISI

İlk başta oluşan kamuoyu etkisiyle etkin bir soruşturma yürütüldüğü görüntüsü ve inancına dosya avukatlarının da inandığını, geçen zaman içerisinde dosya kapsamında etkin bir soruşturma yürütülmesi konusunda endişelerinin arttığını belirten Özbingöl, "Dosya takibi bizzat Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı eliyle yürütülür iken başsavcının görev yerinin değiştirilmesi ve dosyanın sonraki aşamada dosya aşamalarını bilmeyen başka bir savcıya ve son tarih itibarı ile de dosya takibini yapan savcının da görev yeri değiştirilmesiyle etkin bir soruşturma yürütülmesi hususundaki kaygı ve endişelerimiz daha da artmıştır" ifadesinde bulundu. 

'KAMU OLANAKLARI KULLANILMADAN DELİLLER KARARTILAMAZ'

Saldırıyı gerçekleştiren tarafın sahip olduğu kamu olanaklarını hem saldırı sırasında hem de sonrasında delil toplama ve etkin bir  soruşturma yürütme aşamalarına sirayet ettiğini izlediklerini kaydeden Özbingöl, şunları söyledi: "Dosya içerisine sadece mağdur müvekkillerin iş yeri güvenlik kamera görüntüleri konulmuş -Ki tamamını biz halen göremedik, basına sızdırılan kısmını biliyoruz-, hastanede gerçekleştirilen saldırıda ise yine basına yansıyan raporla ulaştığımız bilgiyle ondan fazla silahla saldırıya uğradıkları ve sonrasında ise olay yeri delillerinin karartıldığını biliyoruz. Tarafımıza  Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iletildiği üzere hastanedeki saldırıya dair hiçbir görüntü kaydının da olmadığı şeklindedir. İlin tüm mülki amirleri ve bakanın da bulunduğu bir ortamda Suruç Devlet Hastanesi'ndeki deliller saldırganlarca yine kamu olanakları kullanılmadan yapılamayacağı aşikar olduğu üzere yok edilmiştir." 

'KARARA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZA DAİR TEBLİGAT BİLE YAPILMIYOR'

Dosya içerisine sunulan görüntülerle bir kısım saldırganlar hakkında yakalama emirleri verildiğinin taraflarına iletildiğini, ancak saldırganlardan hiç kimsenin tutuklanmadığını, bununda sahip olunan kamu imkanlarının saldırgan tarafça kötüye kullanıldığının başka bir kanıtı olduğunu paylaşan Özbingöl, şöyle devam etti: "Olayın mağduru iken Fadıl Şenyaşar’ın konu dosyanın tek tutuklusu olmasının hukuken bir izahı yoktur. Her ay düzenli olarak yapılan tutukluluk değerlendirmeleriyle Fadıl Şenyaşar’ın yokluğunda biz müdafilerin huzurunda yapılan tutukluluk değerlendirmelerinde ise şekli değerlendirmelerle tutukluluk devamına karar verilmekte ve her defasında yaptığımız itirazlar ile ilgili olarak da tarafımıza bir tebligat dahi yapılmamaktadır."
 
Özbingöl, son olarak kamu hassasiyetinin olduğu dosyaya dair şu başlıkların altını çizdi:
 
"* Tutuklama kararı müvekkiller için haksız ve orantısız bir tedbir olduğu tarafımızdan bir çok kez yazılı ve sözlü taleple dile getirilmiştir. Ayrıca Dosyanın tek tutuklusu Fadıl Şenyaşar’ın ailesinin ve biz müdafilerinin kolay ulaşamayacağı bir cezaevinde tutulmasının da hiçbir izahını yapamıyoruz.
 
* Tüm mülki ve idari kurumların dahi önleyemediği bu saldırının boyutunun büyüklüğü aşikar olmasına rağmen ve tutuksuz yargılanma genel kural iken tutukluluğunun devamının ve başkaca hiç kimsenin halen tutuklu olmamasının da izahını hiçbir şekilde yapamıyoruz. 
 
* Tutuklama hem müvekkil yönünden hem de uğradıkları saldırı sonrası adalet beklentisi içerisinde olan aile için ağır bir tedbirdir.
 
* Soruşturmanın bu kadar ağır yürütülmesi de aileyi endişelendirmekte ve üzmektedir.
 
* Olayın üzerinden geçen bir yıla rağmen halen ciddi bir aşama kaydedememesinin biz de dosya avukatları olarak üzüntüsü içerisindeyiz. Dosyanın etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi gerekliliğini tekrar dile getiriyor, kamu oyunun yakından takip ettiği ve her yurttaşımızın insan olarak canının yandığı bu dosyada kamuoyunu bilgilendirmeyi bir borç bildiğimizden bu açıklamayı yapıyor ve tüm duyarlı kamuoyuna duyarlılıklarından dolayı teşekkürü bir borç biliyoruz. "

AİLE: TEK TARAFLI HUKUK İSTEMİYORUZ

Özbingöl'den sonra konuşan Ferit Şenyaşar, kardeşi Fadıl'ın nefsi müdafaa yaptığını, ancak dosyanın tek tutuklusu olduğunu söyledi. Şenyaşar annesinin feryatları ve ağıtları nedeniyle eve bile  gidemediğini belirterek,"Yeter artık tek taraflı hukuk istemiyoruz. Suçsuz olan Fadıl'ın serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi. (Mezopotamya Ajansı)