Sputnik'in eski çalışanlarından tepki



Artı Gerçek

Rusya'nın resmi yayın organı Sputnik’in Türkiye bürosunun eski çalışanları, baskı gördüklerini ve haksızlığa uğradıklarını belirterek meslektaşlarından destek istedi.


ARTI GERÇEK –Rusya Federasyonu’nun resmi yayın organı Sputnik’in Türkiye ofisinde çalışırken baskıya uğradıklarını ve işten çıkarıldığını belirten 15 gazeteci, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın da imzaladığı bir açıklama ile Türkiye ofisinde yaşanan olumsuzlukları anlattı. Açıklamada, “Türkiye’de 6 yıldır yayında olan Rusya’nın Sesi Radyosu (RS FM), Sputnik Türkiye ve Sputnik Kürdistan yönetimi, bir süredir çalışanlarına yönelik takındığı aşağılayıcı tutumunun yanı sıra istifaya zorlama, gerekçesiz işten çıkartma ve tazminat ödememe gibi hukuk tanımaz davranışlarını sürdürmektedir Sputnik Türkiye'nin gazeteci, işçi ve kadın haklarını hiçe sayan yaklaşımı, yıllar içinde bu kurumdaki çalışma koşullarını katlanılmaz hâle getirmiştir” denildi.

Sputnik'in Türkiye ofisinde yaşanan olumsuzluklara yer verilen Sputnik Türkiye, Sputnik Kürdistan, RS FM eski çalışanları ve Türkiye Gazeteciler Sendikası imzalı açıklamada, yaşanan olumsuzluklar şu başlıklar altında sıralandı:

*Sputnik Türkiye yönetimi, uluslararası bir basın kurumuna yakışmayan yöntemlerle bazı çalışanlara sistematik mobbing uygulamıştır.

* Sputnik Türkiye, yönetim deneyimsizlikleri nedeniyle net bir yayın politikası belirleyememiş, bu belirsizlik nedeniyle de çalışma koşullarını hayli zorlaştırmıştır.

*Sputnik Türkiye ofisi, yöneticilerin açık ofis düzeninde çalışanları aşağıladığı, yaptıkları işleri kendince küçümsediği, dalga geçtiği, iş akışının keyfi tutumlarla yürütüldüğü bir kuruluşa dönüşmüştür.

*Sputnik Türkiye, çalışanları arasında ayrım yaparak çalışma ortamında aleni bir çifte standart yürütmektedir.

* Sputnik Türkiye, ofis içinde bu haksızlıklara ses çıkartmaya kalkışan arkadaşlarımızın sorunlarını dinleyip çözüm yoluna gitmek yerine onları tehdit etmeyi tercih etmektedir.

* Sputnik Türkiye, gazetecilik etik ve edebine aykırı olarak, kişisel çatışmaların ön plana çıktığı bir atmosferde, gazetecilik yapmaya çalışan çalışanlarının emeğini sömürmektedir.

* Sputnik Türkiye, kıdem, bilgi ve yeterlilik gözetilmeksizin kişilerin yönetime getirildiği, ahbaplık ve akrabalık ilişkilerinin birer basamağa dönüştüğü bir kurum hâline gelmiştir.

* Sputnik Türkiye, özellikle kadın gazetecilerin aşağılandığı, cinsiyetçi yorumların hakarete vardığı bir kurumdur.

* Sputnik Türkiye, bir basın kuruluşunun vazgeçilmezi olan tartışma kültürüne kesinlikle izin vermeyen bir yapıya dönüşmüştür.

DAVA AÇIP KAZANDILAR

Sputnik’e karşı dava açıp kazandıklarını belirten çalışanlar konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Arkadaşlarımız haksız şekilde işten atılmaları ve uğradıkları mobbing/karşılaştıkları tehditler nedeniyle konuyu yargıya taşıdı. Bahse konu davalarda çalışan lehine çıkan kararlara rağmen, Sputnik Türkiye ve Sputnik Kürdistan yönetimi gereğini yapmayarak kuruma geri dönen isimleri yine istifaya zorlamak için çeşitli yollara başvurdu. Bunlar, bir gazetecinin küfürlü ifadelerle tehdit edilmesine, başka bir kadın çalışanın “erkek olsaydın ağzını burnunu kırardım şerefsiz” cümlesiyle sindirilmeye çalışılmasına kadar vardı. Bir arkadaşımız ise yaşadıklarının etkisiyle yüz felci geçirdi ve uzun süre tedavi gördü.”

MESLEKTAŞLARINDAN DESTEK İSTİYORLAR

Açıklamasında, “RS FM ve Sputnik Türkiye/Kürdistan’ın bu dönemde önemli olanaklara sahip olduğunu, mevcut özensiz uygulamalar terk edildiği ve gazetecilik açısından daha profesyonel bir yaklaşım benimsendiği takdirde çok daha iyi yerlere geleceğini düşünüyoruz” sözlerine yer veren Sputnik çalışanları meslektaşlarına da destek çağrısında bulundu:

“Mesleğini yapmaya çalışan birçok kıymetli meslektaşımız bir başka baskıcı tutumun zorbalığı altında tutsakken, Sputnik Türkiye ve benzeri baskıcı tutumu benimseyen basın kuruluşları, basın camiasını bir açık hava hapishanesine dönüştürmüştür. Bu baskıcı, insanlığa, emeğe ve meslek etiğine yakışmayan tutumlara bir son vermek adına tüm meslektaşlarımızı birlik olmaya, dayanışmaya davet ediyoruz.”