'Suriye sınırlarını korumak istiyorsa buyursun gelsin'



Artı Gerçek

TEV-DEM Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Aldar Xalil, Suriye ordusunun Afrin'e gireceği yönündeki iddiaları değerlendirdi.

Gamze KAFAR

ARTI GERÇEK- Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Aldar Xalil, Afrin harekatına karşı geliştirilen direnişin bir ayı geride bırakmasının bölgedeki güçleri endişelendirdiğini söyledi. Hareketın başında 'Afrin Demokratik Özerklik Yönetimi' olarak yaptıkları çağrının Suriye devleti tarafından cevapsız bırakıldığını belirten Xalil, "Afrin, Suriye'nin bir parçası. Suriye eğer gerçekten sınırlarını korumak istiyorsa buyursun. Ancak her seferinde 'ha geldik ha geliyoruz' diyerek, somut bir adım atmaması iyi niyet göstergesi değil" dedi.

"SURİYE ORDUSU ESAS GÜNDEM DEĞİL"

Aldar Xalil, Suriye ordusunun Afrin'e gireceği yönündeki iddiaların sık sık gündeme getirilmesinin savaş suçlarını gizleme amacı taşıdığını savundu. Bir aydır Afrin'de büyük bir direniş yaşandığını söyleyen Xalil, "Türkiye ve bağlı gruplar halka karşı acımasızca saldırıyorlar. Siviller ve hastanelerin hedef alınmasından tutalım, kimyasal kullanmaya kadar acımasızlığın bütün biçimleri deneniyor. Durum böyleyken gündemi değiştirerek, Suriye ordusunun Afrin'e girme meselesine dikkat çekiliyor. İşlenen suçlar medyada yerini bulmuyor.

İLGİLİ HABER: SURİYE DEVLET TELEVİZYONU: REJİM GÜÇLERİ BİRKAÇ SAATE KADAR AFRİN'E GİRECEK

Nasıl olur da bir ülkede kimyasal silah, klor gazı kullanılır ve bu gündem oluşturmazken, Suriye ordusunun Afrin'e girişi  esas gündemi oluşturur? Bu cidden ilginç. Türkiye, Suriye ve Rusya da bunu gündemine almıştır. Esas olan şudur ki Afrinliler ve Suriye Demokratik Güçleri göstermiş oldukları direnişle başarıyı inşa edip yeni bir tarih yazıyorlar. Kuzey Suriye'de oluşturulmak istenen sistem nasıl mücadele verilip, gelişmişse, Afrin direnişi de kazanacaktır" dedi.

Afrin Demokratik Özerklik Yönetimi'nin Suriye devletine yaptığı çağrıya da değinen Aldar Xalil, "Afrin operasyonu başladığı günlerde Suriye'de kendini toprak bütünlüğünü koruma konusunda sorumlu hisseden, demokrat olduğunu düşünen, Afrin'in de Suriye'nin bir parçası olduğunun bilincinde olup, işgale karşı çıkan tüm ulusal güçlere bir çağrı yaptık. Suriye devleti bugün bu ülkeyi yönetiyorsa, yönettiği konusunda ısrarlıysa görevini yerine getirmelidir. Devlete bağlı bir ordu, herhangi bir güce bağlı olarak hareket edemez. Bir ülkeye karşı saldırı varsa savunma görevini yerine getirmelidir" diye konuştu. 

"HAREKATIN KISA SÜREDE BİTECEĞİN DÜŞÜNÜLDÜ"

Afrin Demokratik Özerklik Yönetimi'nin yaptığı çağrının bu zamana kadar Suriye devleti tarafından cevapsız bırakıldığını söyleyen Xalil, bunun nedenini şu sözlerle açıkladı: Çünkü herkes bu operasyonun 3 gün, 1 hafta, hiç olmadı 10 gün içinde biteceğini düşünüyordu. Türkiye ve ona bağlı güçlerin Afrin'i denetim altına alacağı düşünüldü. Ancak istenilen olmadı. Bir ay tamamlandı ve bu direniş hala devam ediyor. Türkiye'nin saldırıları da en yoğun şekliyle sürüyor. Direnişin devam etmesi nedeniyle herkes çaresiz ve hesaplarını yeniden yapmak zorunda kaldı. Uluslararası güçler, Amerika, Avrupa ve Rusya dahil olmak üzere herkes  bu operasyonun nasıl devam edeceğini düşünüyor."

"SURİYE ORDUSUNA ENGEL OLMAYIZ"

Uluslararası güçlerin harekatın bir ayı geride bırakmasından dolayı endişe duyduklarını savunan Xalil, Suriye'ye yaptıkları çağrının arkasında olduklarını söyledi. "Baas rejimi de aynı kaygıyı taşıyor" diyen Xalil, "Saldırılar karşısında yaşanan direnişi gördüler ve bizim çağrımıza yeni cevap verip, Afrin'e geleceklerini söylüyorlar. Biz hala çağrımızın arkasındayız. Hiçbir zaman Suriye'den kopmayı düşünmedik. Afrin de Suriye'nin bir parçası. Suriye eğer gerçekten sınırlarını korumak istiyorsa buyursun. Biz hiçbir zaman buna engel olmayız. Eğer gerçekten Suriye'nin birliğini korumak istiyorsa gelip, sınırının güvenliğini sağlayıp, tutumunu netleştirebilir. Ancak her seferinde ha geldik ha geliyoruz diyerek, bu kadar gündemleştirmeye rağmen somut bir atmamaları iyi niyet göstergesi değildir" diye konuştu.