TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet



Artı Gerçek

TAY derken, Tek Adam Yönetimi. Siyaset’ten başlayalım...


TAY derken, Tek Adam Yönetimi. Daha önce bahsetmediğim haberlerden yerim elverdiği kadarını İBB seçimi ve iptalinden bugüne kadar kronolojik sırayla derleyeyim. Toplu okununca anlam kazanıyor çünkü.

Siyaset’ten başlayalım.

***

Seçimin hemen ardından Doğu Perinçek: “Vatan Partisi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Üretim Odaklı Ekonomi ve Vatan Bütünlüğü programıyla kuracağı bir hükümette görev almaya hazırdır”.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan İmamoğlu’na seçim sonrası ilk açıklama: “Bütçeyi istediği gibi oluşturamaz”. Ardından: “13-14.000 oy farkla kazandım havasına kimsenin girmeye hakkı yok”.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker: “Devlet sokağa çık dese çıkarız”. (Ekim 2015’te Barış Akademisyenleri’ni “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız, duş alacağız” diye tehdit etmiş, bu tehdidin “ifade özgürlüğü”ne girdiğini ileri sürmesi sonucu Temmuz 2018’de Türk Yargısı önünde beraat etmiş, 24 Haziran seçimlerinden önce de “İmkânı olanlar mutlaka ruhsatlı silah alsınlar, hazırlıklı olsunlar” demişti).

İBB seçiminin ardından makamı İmamoğlu’na devredecek olan AKP'li Mevlut Uysal, "soy isimden seçmenin hangi partiye oy verdiğinin” nasıl tespit edileceğini anlattı. Adaylardan Binali Yıldırım kendisini başka bir açıdan destekledi: “Bakıyor seçmene, AK Parti’nin adayına verecek gibi anlarsa büyükşehir pusulasını vermiyor” dedi. Ardından, “Bu seçim murdar oldu” diye konuştu.

Seçim için “Çaldılar” yorumunu yapmış olan B. Yıldırım son olarak şöyle dedi: "Çaldılar demeye mecburdum. Niye mecburdum? Çünkü bir algı operasyonu yapıldı. Yani hukuki bir tabir değildi bu. Ben farkındayım. Bir kere ortada en büyük mağduriyeti yaşayan İstanbullular var, aday olarak ben varım. Ben sesimi duyuramıyorum, kendimi ifade edemiyorum".

AKP, YSK’ye başvurdu: “Ahmet Türk yaşlıdır, mazbatayı bize verin”.

MHP Gn. Bşk. Yd. Yaşar Yıldırım: "CHP'nin asıl hedefi İstanbul'u yönetmek değil, tek adam rejimini devirip demokrasi getirmek. Bu da olur mu olur. Buna müsaade etmemek gerekir". MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli eyitti: “Oy oranımız yüzde 18.81’dir, o da 1881’dir, o da Atatürk’ün doğumudur”.

Kılıçdaroğlu şehit cenazesinde saldırıya uğradı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “CHP’lilerin şehit cenazelerinde protokole alınmamalarını tedbir olarak söylemiştim” dedi.

Diyanet’in Başkanlık Müşaviri Prof. Mustafa Karataş, “Camiye dolarla bağış yapılınca döviz artarsa sevap da artar” dedi.

Türkiye, Japonya’da verilen Kürtçe derslerinin kaldırılmasını istedi.

R. T. Erdoğan, Demirören’e satılmadan önce Hürriyet gazetesini basmış olanların lideri A. Boynukalın’ı AKP’nin Londra temsilcisi olarak atadı. Yine Erdoğan İBB seçimi hakkında, “Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz, yine de oy vermiyor” dedi.

Soma’da ölenlerin yakınları tarafından taşınmak istenen “Her Şey Çok Güzel Olacak” pankartını İstanbul Valiliği yasakladı. S. Soylu, “İnisiyatif valiliktedir” diye konuştu.

İBB Meclisi AKP Grup Başkanvekili ve Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, İmamoğlu’nun kazanmasına en çok Yunan medyasının sevindiğini bildirdi ve İmamoğlu’nun nereli olduğunu iftara katılan vatandaşlara sordu. Vatandaşlardan “Trabzon” cevabı gelince, “Eee, hesap başka” dedi.

Kredi-Yurtlar’a “Gizli” yazı gönderen Emniyet, haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı olmasa dahi fişlenmiş öğrencilerin yurtlarından atılmasını ve burslarının kesilmesini istedi. İki talep de yerine getirildi.

TSK’de erlere “Devler gelir devler gider / Tek dev kalır Sedat Peker” temposu bağırtılarak eğitim yaptırıldığını gösteren bir videonun çekildiği yer sosyal medyada merak konusu oldu.

Çocukları açlık grevi ve ölüm orucunda olan anneler, Diyarbakır'daki Yeryüzü Sofrasında bir araya geldiler ve “Çocuklarımız açsa biz de aç kalacağız” diyerek oruçlarını sadece suyla açtılar. Öcalan’ın avukatıyla görüşmesine 8 yıldan sonra ilk defa izin verilince, binlerce mahkûm aylardır sürdürdükleri açlık grevi ve ölüm oruçlarını sonlandırdı.

Adana Valiliği, kanser tedavisi için pasaport alamayan KHK’li Prof. Haluk Savaş’a yoğun kamuoyu baskısı sonucu pasaport verdi.

Hemen yukarıda adı geçen Tevfik Göksu’nun özellikle Trabzonlulardan tepki gören “Yunanlı” imasının ardından yandaş medya bu sefer de “CHP'li E. İmamoğlu'ndan vatandaşa tokat ve hakaret!” başlığıyla haber servis etti. Bunun üzerine CHP ilgili videonun orijinal halini yayınladı.

Bilal Erdoğan, “Okçuluk Vakfı'na 16,5 trilyon [milyon] lira yatırılmış, Malazgirt Meydan Muharebesi'nde bu kadar ok atılmadı” diyen Akşener'e: “Çok üzülüyoruz, kendimizi de zor tutuyoruz doğrusu” dedi.

***

Ekonomiye ilişkin bikaç haberle devam.

İstanbul Havalimanı’ndaki tek restoranın sahibi, Bilal ve Sümeyye Erdoğan’ın ortakları çıktı.

2019’un ilk çeyreğinde 545.000 esnaf battı, 29.000 işyeri kapandı, batık KOBİ kredisi 1 yılda %85 arttı. İşsizlik %15’e çıktı. Gıda fiyatları enflasyonu %31,86 oldu.

Kayyımlar, belediyeleri HDP’li eş başkanlara büyük borçlar devrettiler. Ör. 1 milyarın üzerinde borç bırakan kayyım Mardin valisinin, kenti ziyaret eden AKP yetkilileri şerefine her seferinde Fidan Yemek’te aynı gün binlerce kişiye ziyafet verdiği ve bunların toplam masrafının 1.435.585 TL tuttuğu faturalardan ortaya çıktı. Fidan Yemek’in yer kapasitesi 400 kişilik.

Samsun valisine piyasa değeri 1.600.000 TL olan bir makam aracı tahsis edildiğinin ortaya çıkması üzerine Bakan S. Soylu açıklama yaptı: “Devletin valisinin arabası eskidiği zaman yılda iki-üç tane verilir”.

Devlet bankalarının (Ziraat, Halk, Vakıflar) başına birer AKP’li politikacı atandı.

***

Yargı ve Hukuk’a geçelim.

Tekirdağ’da hükümlü ve tutukluların cezaevi koşullarından şikâyet için Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere cezaevi müdürlüğüne verdikleri dilekçeye savcılık “örgüt propagandası”ndan dava açtı.

Fethullahçılara karşı on yıllarca mücadele yürüten Cumhuriyet gazetesi eski yazar ve yöneticileri “FETÖ’ye yardım”dan mahkûm edilerek cezaevine konuldu.

Taksiden indirdiği kadını ekip otosuna sokarak tecavüz eden polise iyi hâl indirimi uygulandı.

Cezaevinde yatağının altında Selahattin Demirtaş fotoğrafı bulunan HDP Isparta İl Yöneticisi Cengiz Akkaya'ya bir ay hücre cezası verildi.

Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diyerek savaşa karşı çıkan 10 hekime 20’şer ay, 1 hekime de 3 yıl 1,5 ay hapis cezası verildi.

44 yaşındaki motosikletli kurye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten tutuklandı.

AYM, “kırmızılı kadın”ın üstüne biber gazı sıkılmasını kötü muamele saymadı ve yaklaşık 600 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala’nın bireysel başvurusunu reddetti.

“Silahlı terör örgütü üyeliği”nden yargılanan sanığın yurtdışı çıkış yasağı, “Sanığın yedi yıldır hacca gitmek için müracaat ettiği, 2019 yılı kurasında hac kayıt hakkı kazandığı, kesin kaydını yaptırdığı, hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılmaması durumunda hac görevini yerine getiremeyecek olduğu” gerekçesiyle Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldı. Böylece şahsın hac farizasını yerine getirebilmesine olanak tanındı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu için sosyal medya paylaşımları nedeniyle 17 yıla kadar hapis cezası istendi.

***

Ve, böylesi durumlara bizzat İslamcılardan veya koyu dindarlardan gelen en son tepkilerden bikaçıyla bitirelim:

Prof. Hayrettin Karaman: “Eline para geçen dindarlar israfta dinsizleri geçti”.

Saadet Partisi Milletvekili Dr. Cihangir İslam, 63.000 kişilik Çamlıca Camii için: “Kişisel iz bırakmak için yapıldıysa, bunu en iyi yapanlar firavunlardır”. Firavun kelimesinin İslam’da kibir ve gurur anlamına gelen "fer'ane" ya da "tefar'ane" kelimesinden geldiği biliniyor.

Yeni Akit köşe yazarı Abdurrahman Dilipak: “AK Parti’nin kendi tabanıyla da, toplumun diğer kesimleriyle de bağlantıları çöktü. Yiyici bir iş adamı tipi türetildi; bu yamyamlar yiyecek bir şey bulamazlarsa birbirlerini yerler". Ardından da: “Bakın, bir işe ille de İmam Hatipli birinin gelmesi şart değil. Ehliyet ve liyakat sahibi birinin gelmesi şart. Ehliyet ve liyakat imandan önce gelir”.