Temelli: Demirtaş'ın eleştirileri kıymetlidir ama yöntem yanlış



Artı Gerçek

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Demirtaş'ın 'Parti tatil havasından çıkmalı' eleştirisine yanıt verdi.


HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yazdığı makalede HDP'ye yönelik dile getiriği eleştirilere HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli cevap verdi. Temelli, “Eğer Selahattin Demirtaş bir eleştiri yapıyorsa bu kıymetlidir, fakat yöntem yanlış” dedi.

Dün akşam Yol Tv'de katıldığı programda Demirtaş’ın eleştirilerine yönelik açıklamada bulunan Temelli, Demirtaş’ın partisinin “baş tacı ve gözbebeği” olduğunu, 2014’te ve 2018’de Cumhurbaşkanı adayı olarak Demirtaş’ı gösterdiklerini ve yine bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Demirtaş’ı aday olarak görmek istediğini belirtti.

4 Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan Demirtaş'ın 10 Ağustos’ta ANF'de yayınlanan makalesinde “HDP tatil havasından çıkıp sahaya inmeli. Halka öncülük etmesi beklenen kesimler daha cesur ve kararlı bir duruş sergilemeli. Kendine karşı korumacı yaklaşımlarla, faşizm ile örtülü uzlaşma arayışıyla halka öncülük yapılamaz” demişti.

"KENDİSİYLE SEÇİM SONUÇLARINI DEĞERLENDİRMİŞTİK"

Demirtaş'ın eleştirileri parti içinde tartışma başlatmıştı. Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’ye Demirtaş'ın eleştirileri soruldu. Temelli, şunları söyledi: 

"Selahattin Demirtaş yazıyorsa kıymetlidir, önemlidir. Sosyal medya için orada yazılan şey niye yazılıyor da demem. Özgürlük alanıdır, yazılmalıdır. Bazı gerçekleri de bilmek lazım. Selahattin Demirtaş, bu halkın baş tacıdır. Bu halkın en kıymetli siyasetçilerinden biridir. Fakat yöntem yanlıştır. Daha önce de bize mektupları gelir. Biz ondan görüşler alırız. 2014 Cumhurbaşkanı adayımız da 2018 Cumhurbaşkanı adayımız da sayın Selahattin Demirtaş'tır. Umarım yine adayımız olur. Yöntem şudur; partinin kurulları vardır. HDP farklı bir partidir. Birey temsiliyeti oluşmuş, dıştan baktığımızda çok zor bir ilişkiler ağı oluşturuyor. HDP'nin HDK'den gelen bir hukuku vardır. Bizi bir arada tutan hukuk. Birlikte hareket etme, müzakereci bir kurul. Kurulların içinde eleştiri, özeleştiri çok önemlidir. Bu eleştiriler daha önce de kurullarımıza gelmeli, orada değerlendirilmeli. Kamuoyuyla tartışılacaksa tartışılmalı. Doğrudan bu yöntemle tartışılması, bu tartışmaların önünü açmıştır. Daha önce de yazı geldi. Seçimden hemen sonra, kendisine değerlendirme gönderdik. Başarı konusunda mütabıktık. İkinci tura kalmamasıyla ilgili bir değerlendirmemiz de oldu. Cumhurbaşkanlığı kampanyası umulduğu gibi sürdürülemedi. Bütün bu değerlendirmeleri parti ve örgüt paylaştı. Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı kampanyasının iki profile sıkışmış (olduğu) değerlendirilmesi yapıldı. Kendisinin de bir mektubu oldu. Teşekkürümüzü ettik. Bu tabii bizi de şaşırttı. Bize yönelik bir çalışma yöntemi olmadı. Bir baktık, ajansta çıktı. Gazeteler paylaştı, tartıştık. Biz kurullarımızda değerlendirmeye devam edeceğiz. Biz bu teamüllere uymaya devam edeceğiz. Umuyorum ki o da uyacak çünkü bu kurulların içinde var olduk hep beraber. Dünkü tweetlerinde de bize güç vermek için böyle bir yöntem izlediğini söylüyor. İnanıyoruz, güçlendik. Beraber güçlenmemiz önemli. Birlikte de yolumuza devam edeceğiz."

"ÖZELEŞTİRİ VERMEYECEĞİZ"

Özeleştiri vermeyeceklerini belirten Temelli, "Faşist blokun geriletilmesi konusunda bir özeleştiri vermeyi düşünmüyoruz çünkü biz 17 Nisan referandumundan bugüne kadar bunu yaptık. Bu faşist blok ve diğer ittifak aslında bize karşı bir yapı oluştu. Bizim yürüttüğümüz mücadele bir yanıyla millet ittifakıyla da sürdü" diye konuştu.

BARIŞ ATAY VE ERKAN BAŞ AYRILACAK MI?

HDP İstanbul Milletvekili Erkan Baş ve Hatay Milletvekili Barış Atay’ın partiden ayrılıp Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katılacakları yönündeki haberlere de tepki gösteren Demirtaş, “Kimse HDP’de kendini misafir olarak görmemeli” demişti. Bu konuyu da değerlendiren Temelli, “Bizim dayanışmamız Meclis’te de sokakta da sürecektir, otoriter rejime karşı yaptığımız mücadele her alanda sürecektir. Bunu arkadaşlarımı tanıdığımdan söylüyorum. Şekli olarak onların geldikleri siyasetler var. Bunun gereğini yapmaları söz konusu olursa yapabilirler. Böyle bir taahüt yok. Türkiye'de demokratik siyaset kültürüne katkı sağlar. Bu sahici bir ittifaktır.” (Kaynak: Cumhuriyet)