Temelli’den AKP’ye çağrı: Suriye topraklarından derhal çıkın



Artı Gerçek

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, AKP iktidarını ‘tek taraflı askeri harekata derhal son verme ve Suriye topraklarından çıkma’ çağrısı yaptı.


ARTI GERÇEK - HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Kuzey Suriye’ye yönelik askeri harekata dair partisinin genel merkezinde MYK üyeleri ve milletvekilleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi.

HDP Eş Genel Başkanı Temelli’nin açıklaması şöyle:

"Savaşa hayır! Türkiye derhal savaşa son vermeli, Suriye topraklarından çekilmelidir. AKP-MHP iktidarı tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye yapılan saldırı, bütün uluslararası anlaşmaları ihlal ederek dünyanın gözü önünde tek taraflı bir saldırıyla başlatılan savaş ve işgal girişimidir.

“Bu saldırı, Suriye’de Rojava’yı hedef aldığı kadar, aynı zamanda Türkiye’de eşitlik, özgürlük, barış, adalet ve insanca yaşam taleplerini yükseltmekte olan demokrasi güçlerine de yöneliktir.

DEMOKRATİK YAŞAM BİÇİMİ HEDEF ALINIYOR

“Selefi IŞİD artığı ÖSO çeteleri eliyle başlatılan bu savaş, Aleviler dahil Rojava’da barış içinde yaşayan Êzidîleri, Süryanileri, Türkmenleri, Ermenileri, Arapları, bütün halkları ve inanç gruplarını hedef alan bir saldırıdır. Bu saldırının temel hedefi, iktidarın iddia ettiği gibi bir siyasi yapı değil, kadın devrimi dahil Kürtlerin bölgenin diğer halklarıyla birlikte kurmak istediği eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik yaşam biçimi ve kazanımlarının yok edilmesidir. Türkiye’nin savaş ve işgal girişimiyle birlikte savaş yeni boyutlar kazanacak, Suriye daha kaotik bir noktaya sürüklenecektir.

“Suriye’de bütün farklı toplumsal kesimler, Arap milliyetçiliğini eksen alan tekçi ve inkârcı politikalar nedeniyle dışlanmışlardır. Kürtler “potansiyel tehlike” görülerek siyasal, sosyal, psikolojik, devletin her türlü şiddetine maruz kalmışlar, katliamlara uğramışlar, göçe zorlanmışlardır. Dilleri yasaklanmış, hatta vatandaşlıktan bile çıkarılmışlardır. Suriye’de yıllarca inkârcı ve asimilasyoncu uygulamaları ağır biçimde yaşayan Kuzey Suriye (Rojava) halkları, kendi öz gücüne ve öz örgütlülüğüne dayanarak özgürleşme mücadelesini devrimle taçlandırmış, bir insanlık anayasası niteliğindeki toplumsal sözleşmeyi tüm halklara armağan etmiştir.

“Bir kadın devrimi de olan Rojava devrimi, Ortadoğu’daki erkek egemen, despotik ve arkaik iktidarları karşısında eşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu ve demokratik bir yaşam mücadelesinde önemli bir dönüm noktası ve geleceğe ışık tutan meşale olmuştur.

‘ROJAVA DEVRİMİ BOĞULMAK İSTENİYOR’

“Kürtlerin kazanımlarını yok etmek isteyen AKP-MHP iktidar bloğu, bu devrimi boğmak için her türlü yola başvurmaktan geri durmuyor. Rusya ve ABD gibi emperyalist güçlerin Rojava devriminin boğulmasına vize vermeleriyle, aynı güçlerin 21 yıl önce Sayın Öcalan’ın uluslararası bir komployla Türkiye’ye teslim edilmesi yönündeki destekler arasındaki kopmaz bağ şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.

“Bu savaş ırkçılıktan, faşizmden, ayrımcılıktan, nefretten medet uman ve iktidarını korumak uğruna her türlü çılgınlığı yapmaya hazır ceberut bir güç tarafından başlatılmıştır. Bu savaş Türkiye halklarının savaşı değildir.

‘MUHALEFET İKTİDARIN ÖMRÜNÜ UZATTI’

“HDP dışında muhalefet partileri Suriye ve Irak’a yönelik savaş tezkeresine evet oyu vermekte bir beis görmemişlerdir. Oysaki bu savaş Türkiye’nin savaşı değil, Erdoğan ve ortaklarının siyasi gelecek savaşıdır. Tezkereye evet oyu vermekle, iktidarın ırkçı, militarist, yayılmacı ve işgalci politikalarına evet demiş, çok mustarip oldukları iktidar bloğunun siyasi ömrünü uzatmaktan başka bir şey yapmamışlardır. Bu tezkereye evet diyenler halkların vicdanında, çocukların masum geleceğinde ve tarihin beleğinde mahkûm olacaklardır. Özellikle bir kez daha sınır ötesi askeri operasyonların yolunu açan tezkereye evet oyu kullanan CHP merkezini "anayasaya aykırı ama evet", "içimiz yana yana evet” gibi dönüp kendisini de vuran müzmin tutarsızlıktan bir an önce sıyrılmaya davet ediyoruz.

‘DEMOGRAFİK YAPI DEĞİŞTİRİLECEK’

“Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye bölgesini işgal ederek bölgede etnik temizlik yaparak Kürtlerden arındırılmış bir bölge inşa etmek, Suriyeli mültecileri ve ÖSO çetelerini bölgeye yerleştirerek demografik değişime yol açmak, bölge halkları arasına düşmanlık tohumları ekmekten, yeni savaş ve çatışmalara yol açmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.

‘BİR CİNAYET ŞEBEKESİNİN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENİYOR’

“IŞİD gibi bir barbarlık çetesinin ve tecavüz ordusunun sorumluluğunu üstlenmeye kalkışmak Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür. IŞİD’in bölgede yenilgiye uğratılmasıyla, sadece ülke ve bölge halkları değil, dünya halkları da büyük bir insanlık vahşetinden kurtarılmıştı. Ne yazık ki, zamanında IŞİD’i koruyup kollayanlara bugün yeniden aynı görevin verildiği görüyoruz. 5 Haziran Diyarbakır, 20 Temmuz Suruç, 10 Ekim Ankara katliamlarının kanı dahi kurumamışken, Türkiye’nin böyle bir cinayet şebekesinin sorumluluğunu üstlenmiş olması utanç vericidir.

“Bugün iktidarın izlediği ırkçı, yayılmacı, militarist ve Kürt karşıtı politika Suriye iç savaşının sona erip demokratik bir siyasal çözüm sürecine girilmesinin önündeki en büyük engeldir. Bu bağlamda avukatlarıyla yaptığı son görüşmede ‘’çatışmalı ortamı bir hafta içinde sona erdirebileceğini’’ ifade eden Sayın Öcalan’ın çağrısı dikkate alınarak, Kürt sorunu diyalog, müzakere ve demokratik yöntemlerle kalıcı olarak çözüme kavuşturmalıdır ve çözüme kavuşma olanağı vardır.

‘SURİYE TOPRAKLARINDAN ÇIKIN’

“HDP Merkez Yürütme Kurulu olarak şu çağrıyı yapıyoruz.

1) İktidar tek taraflı bu askeri harekata derhal son vermeli ve barışçıl bir dış politikaya dönüş yapmalıdır.

2) Kayıtsız ve şartsız olarak askeri varlığı dahil bütün varlığıyla Suriye topraklarından çıkmalı, kendi sınırlarına çekilmelidir.

3) Suriye’nin siyasi geleceğine Suriye halkları karar vermeli, Türkiye de buna saygılı olmalıdır.

4)Türkiye, sekiz yıl boyunca süren savaşta büyük bir yıkıma uğramış Suriye’nin yeniden inşasında gerekli destek ve dayanışmayı göstermeli, insani yardımı yapmalıdır.

“HDP, her şeyden önce ölüme karşı yaşamı savunur. Bugün Türkiye’de gerçek savaş karşıtı tek partidir ve tekçi, faşist, ırkçı zihniyetlerin panzehirdir. HDP, parlamentoda halkların gönüllü birliğinden, beraberliğinden ve özgür yaşamından yana olan demokratik ve özgürlükçü güçtür.

‘SAVAŞ KARŞITI DEMOKRATİK CEPHEYİ OLUŞTURALIM’

Bu vesileyle:

1) Başta Birleşmiş Milletler (BM) ile Avrupa ve Amerika demokratik kamuoyu olmak üzere bütün uluslararası kamuoyunu bu savaşı önleyecek adımları atmaya, girişimlerde bulunmaya davet ediyoruz.

2) Türkiye halklarını ve demokratik kamuoyunu savaşa karşı harekete geçmeye ve savaş karşıtı demokratik bir cepheyi oluşturmaya çağırıyoruz.

“Bu savaş demokratik kamuoyuna kurulmuş bir tuzaktır! Tüm haklılığımızla, dünyanın dört bir yanından yükselen itirazlara eklenerek, dayanışma ve mücadele ile bunun önüne geçmemiz mümkündür."