Çorlu'da ihmallerin ve soruların peşine kim düşecek?



Artı Gerçek

'Trakya üvey evlat, trenler kontrolsüz' diyen köylüler 'Tren takip sistemi yok mu? İki saat yetkililere konum tarif ettik' diyorlar.


Fatma YÖRÜR


ARTI GERÇEK - Çorlu, Tekirdağ, Edirne… Tüm Trakya’nın gözyaşları sel oldu. Sessiz duyulmayan bir çığlık vardı havada.

Sessiz sedasız ağladı beş aylık bebeğini toprağa veren baba da, üniversite sınavına girip sonuçlarını görmeden yaşamı çalınan gencin yakınları da… Havada öyle bir çığlık vardı ki kulakları sağır etti.

544 kilometre uzakta Ankara’da duyulmadı bu sessiz çığlıklar. Trakya’da ise hala her sokakta her adımdaydı.

Facianın yaşandığı yere ilk ulaşanlar yerel basın ve köylülerdi. Onlardan dinledik faciayı iki gün boyunca. Bedenden ayrılan başı, bebeğini kaybeden gecenin karanlığına çıldıran anneleri onlar görmüştü. Gün ağarırken etrafa trenden saçılan yolcu eşyalarına bakıp ağlayan onlardı. Biz olay yerine vardığımızda hala yerlerde kışlık salamura zeytinler, bebek bezleri ve hediye paketleri vardı. Hayatlar böyle darmadağın oldu.

ÇORLU’DA CEVAPSIZ KALAN SORULARIN PEŞİNE KİM DÜŞECEK?

Köylüler günün sonunda duydukları resmi açıklamalara kesinlikle inanmıyor. 24 can gitti dediğimizde bize “kızım buna inanıyor musunuz, çok daha fazla?” diyorlar.

Olayın ilk anından itibaren canla başla insanların yardımına koşan çamur içinde kalan köylülerin soruları şöyle:

- “Olay yerine bizlerin konum yönlendirmesiyle ilk gelen itfaiye ekipleriydi. Vagonların altında kalan onlarca can vardı. Çoğu ölü, ağır yaralı onlarca cana ilk müdahaleyi itfaiye erleri yaptı. Olay yerine üç saat sonra gelen AFAD ekipleri olay yerine neden geç kaldı?"

"Tren takip sistemi ve yönetim masası yok mu? Trenin kaza konumu neden anında tespit edilemedi?"

- “Tren yolları kontrollerini günlük olarak yapan bekçiler vardı. Burada çocukluğumuzdan itibaren gün gün adım adım bu güzergahı kontrol ederlerdi. Birkaç yıldır ortadan kaybolan bekçiler nerede?”

- “O gün burada olağanüstü bir yağış yoktu ama ray hatları boyunca menfezlerde olağanüstü yaban otu birikmesi vardı. Buraların rutin menfez temizliği yapılmadı. Su debisini kaybetti bu temizlikler yapılmadı. Niye?”

Köylülere göre bu bakımların aksamasında bir neden de AKP’nin bölgeden oy alamaması. İBB Başkanı Mevlüt Ünsal’ın “Oy vermeyen bölgeye hizmet yok” açıklamasını hatırlatan köylüler; “AKP Trakya’yı cezalandırmıştır. Burada mevcut hizmetler kaldırılmış, üstüne burayı adeta bir ölüm bölgesine çevirmek için termik santral ve büyük cezaevi inşaatı bu bölgeye kaydırmıştır. Sırada nükleer santralin de bu bölgeye kaydırılacağı proje var”. Bu nedenle yaşanan facianın tesadüf olmadığını savunuyorlar.

Tren hatlarının bölgede bir süre durdurulduğu sonra bakım yapılmadan trenin yeniden çalıştırılmaya başladığını hatırlatan köylüler, ihalelerin ödenek nedeniyle düşmesine tepki gösteriyor. Bölgeyi ziyaret eden CHP milletvekili Ali Şeker ise bunun 180 kez değişen ihale yasasıyla da ilgili olduğunu vurgulayarak “Yandaş firma buluncaya kadar ihalelere ödenek ayırılmıyor. Üstelik milletvekillerimiz ‘Bu bakımlar neden yapılmıyor?’ diye soru önergesi sunduğunda dalga geçer gibi ‘Buraya hızlı tren yapacağız’ diyorlar.”.

OLAY YERİ İNCELENMEDİ

Tepkiler sadece bununla sınırlı değil.

Köylüler, olay yerine gelen inceleme ekipleriyle karşılaştıklarında ne yaşadıklarını da anlattılar:

Uzmanlar, olay yerini incelemeden hızla enkaz kaldırma çalışması yapıldı. Bilimsel bir olay yeri inceleme yapılmadan, tek bir bilim insanı bölgeyi incelemeden enkaz kaldırıldı.

Cumhuriyet Savcısının facia yerine görmesi, olay yeri incelemesi anlamına gelmez.  Olay yeri, bilim insanlarıyla incelenir, savcılık gözetiminde incelemeyi yapar ve raporlanır.

RAY GÜZERGAHI REHABİLİTE EDİLMELİYDİ

Ray güzergahı da facianın nedenlerinden biri. Çünkü, facianın yaşandığı yer yağışlarla daha büyük bir dere yatağına döndü. Zamanla bu yatağın daha fazla yağış alan bölgeye dönüşmesiyle birlikte tren yolu vasfının gözden geçirilerek güzergahın düzenlenmesi yapılmalıydı.

“ÖLÜ SAYISI SAKLANIYOR”

Son olarak gazeteciler… olayın yaşandığı gece olay yerinden morga geçen gazeteciler morg görevlilerinin kendilerine “Şu ana kadar yer olmadığından 33 cesedi üst üste koyduk” diye bilgi veriyor. Ardından gazeteciler üç cenazenin daha morga geldiğini bizzat şahit olmuşlar. Dolayısıyla 24 rakamına asla inanmıyorlar.