Türkiye'de eğitim sistemindeki 'ayrımcılık' çocukları eğitimden uzaklaştırabiliyor



Artı Gerçek

Eğitim Reformu Girişimi’nin Eğitim İzleme Raporu 2019’un üçüncü dosyası 'Öğrenciler ve Eğitime Erişim' açıklandı.


Türkiye’de eğitim sistemindeki “ayrımcılık” çocukları eğitimden uzaklaştırabiliyor. Kimi öğrenciler eğitim ortamında kendilerini güvende ve ait hissetmemeleri nedeniyle okul dışına itilebiliyor. “Dolaylı ayrımcılık” mağduru olma riski taşıyan, çalışan çocuklar, kırsal alanda yaşayanlar, kız çocukları, LGBTİ+ bireyler, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocukları, özel gereksinimi olan çocuklar, Romanlar, yoksul çocuklar ve göçmen çocukların eğitime erişimi ve kaliteli eğitim alması kolay değil. 

Figen Atalay'ın Cumhuriyet'te yer alan haberine göre, Eğitim Reformu Girişimi’nin Eğitim İzleme Raporu 2019’un üçüncü dosyası “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” açıklandı: 

- Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 4 - 6 yaş kurslar ile belediyelerce ve derneklerce açılan kreşleri kapsayan toplum temelli kurumların sayısı, son üç yılda hızla artarak 2018-19’da 2 bin 560 oldu; 2017-18’e göre yüzde 16.4 arttı.

- Son bir yılda istihdam oranı, özellikle erkek çocuklarda arttı. 15 - 17 yaşta istihdam oranı 2018’de yüzde 18.2 oldu. Cinsiyete göre bakıldığında önemli bir fark var. 15 - 17 yaş kız çocuklarda istihdam oranı yüzde 10.2 iken erkeklerde yüzde 25.7.

- “Türkiye’de 3 - 5 yaş net okullulaşma oranı 2018 - 2019’da yüzde 44.05 oldu. Bununla birlikte bu artış Türkiye’yi OECD ortalaması olan yüzde 87’ye yaklaştıramadı. 

EN YÜKSEK DERSİM

- Erkeklerin okulöncesinde 5 yaş net okullulaşma oranı kızlardan yüzde 2.1 yüksek. Kızlar ve erkekler rasındaki farkın en yüksek olduğu kent ise erkeklerin okulöncesinde 5 yaş net okullulaşma oranının kızlardan yüzde 5.5 yüksek olduğu Dersim. 

- Türkiye’de okulöncesi eğitimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının OECD ortalamasına gelmesi için var olan durumda 18 bin 868 öğretmene ihtiyaç duyuluyor ve 2020’de 5 yaş için okulöncesinde yüzde 100 net okullulaşma sağlanması için bu sayıya ek olarak 14 bin 175 öğretmene daha ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.

- 2020 - 2021 öğretim yılında 5 yaşındaki yaklaşık 1 milyon 331 bin çocuğun okul öncesi eğitime başlaması hedefleniyor. Bu durum, okulöncesi eğitimde niteliğe ilişkin ihtiyaçlara dikkat çekiyor.

- 2018 - 2019 öğretim yılında ülke genelinde kızların ortaöğretimde net okullulaşma oranı yüzde 83.9, erkeklerin ise yüzde 84.5. Ortaöğretimde net okullulaşma oranlarındaki cinsiyet farkı bölgeler ayrımında incelendiğinde, Türkiye genelinde 0.6 yüzde puan olan fark, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 3.7 yüzde puan kadar açılıyor.

DEVAMSIZLIK SORUNU 

- Devamsızlık, özellikle ortaöğretim kademesinde hâlâ önemli bir sorun. MEB 2018 Yılı İdare Faaliyet Raporu’nda, 2018 yılı için belirlenen ilgili hedeflere ulaşılamadığı görülüyor. Bir önceki yıl ile kıyaslandığında 2018’de 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 39.8’den 44’e, Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 32.2’den 36’ya çıktı.

- Eğitimden erken ayrılma oranları düşse de, çocuklar özellikle 9. sınıfta olmak üzere ortaöğretim boyunca eğitim dışına çıkmaya devam ediyor.

- Performans programına göre, “2018 yılında örgün eğitimde 20 gün ve üzeri devamsız öğrenci oranını azaltmak” hedefi için 2018’de 92 bin 550 TL ayrılması öngörüldü. Ne kadarının hedef için harcandığı ise bilinmiyor.

- Tüm kademelerde özel eğitim hizmetlerinden yararlanan erkek öğrenci sayısı kız öğrenci sayısının yaklaşık 2 katı. Bu veri, çoklu ayrımcılık açısından son derece dikkat çekici.