‘Afrin için İdlib'de rol almaya hazırız’



Artı Gerçek

QSD’nin İdlib operasyonuna katılacağı ve rejim ile Kuzey Suriye yönetimi arasında müzakerelerin başladığı iddialarını TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelil Artı Gerçek'e değerlendirdi.



Fehim IŞIK


ARTI GERÇEK - Suriye’nin güneyindeki Selefi grupların neredeyse tamamı geri çekildi. Bu grupların üyelerinden bir kısmı ise ilan edilen aftan yararlanarak hükümet alanlarında yaşamayı veya Suriye ordusuna katılmayı tercih etti. Bu gelişmeler Suriye ordusunun İdlib kentine yöneleceği tartışmalarını da beraberinde getirdi. Henüz zamanına ilişkin net bir şey söylenmese de Suriye'de ordunun İdlib'e geniş kapsamlı bir operasyon yapması bekleniyor.

Olası bir İdlib operasyonu konuşulurken Suriye Kürtlerinin önemli aktörlerinden biri olan TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelil’in görüşleri kamuoyuna yansıdı. Xelil, talep edilmesi durumunda Kuzey Suriye’deki askeri güçlerin İdlib kentindeki silahlı grupların bu kentten çıkarılması için yapılacak operasyonlara destek verebileceklerini, söyledi.

"İDİB İÇİN BİR ROL OYNAMAMIZ İSTENİRSE HAZIR OLACAĞIMIZI SÖYLEDİK"

Xelil’e konuyla ilgili kamuoyuna yansıyan görüşlerini sorduk. Söz konusunu görüşlerini bir makalede dile getirdiğini belirten Xelil, şunları söyledi:

“İdlib meselesine ilişkin bir makale kaleme almış ve görüşlerimizi kamuoyuna açıklamıştık. Makalede, Türkiye’nin işgalci olduğunu açıkça dile getiriyoruz. Türkiye’nin Afrin’den çıkarılması için mücadeleyi sürdüreceğimizi söylüyoruz. Türkiye’nin ülkemizden çıkarılması, Suriye topraklarından çıkarılması gerekir. Tam da bu konuyla bağlantılı olarak eğer Afrin’in kurtuluşuna, özgürlüğüne hizmet edecek bir yaklaşımla bizden İdlib için bir rol oynamamız istenirse buna hazır olduğumuzu belirttik. İdlib’i işgal eden güçlerin söz konusu kentten çıkarılması için yardımcı oluruz. Bu güçlerin kentten temizlenmesi Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesine olanak sağlayan grupların zayıflaması anlamına da gelir. Bu Türkiye’nin bölgedeki gücünü de azaltır. Tabi böylesi bir tablo Türkiye’nin durumunun değişmesini de beraberinde getirir.”

"İDLİB'DEKİ GRUPLARIN YENİLMESİ BİZİM DE ÇIKARIMIZADIR"

Xelil, dile getirdiği olasılığın yaşama geçmesi için hangi adımların atılacağına ilişkin sorumuzu ise şöyle yanıtladı:

“Bu dediklerimiz yaşama geçer mi geçmez mi, taraflar ister mi istemez mi, bu durum Ruslarla mı yoksa Koalisyon Güçleri’yle mi gerçekleşir, Rejim ne der, Türkiye bu meseleye karşı nasıl bir tepki geliştirir? Bu soruların yanıtlarına ilişkin şimdiden bir şey demek mümkün değil. Bununla ilgili ne bir değerlendirme söz konusu, ne de bizim dışımızdaki güçlerden görüşünü dile getirenler var. Biz, İdlib’in tablosunun değişmesinin Suriye’nin geleceği açısından önemli olduğunu görüyoruz. Bu tablonun değişmesi Suriye halklarının çıkarınadır. Silahlı terörist grupların gücünün kırılması bizim de çıkarımızadır. Türkiye’nin Suriye üzerindeki gücü esasen bu gruplardır. İdlib’de bu güçler yenilirse Afrin de özgürleşir. Bölgeyi yeniden eski tablosuna getirmek de böylece daha mümkün olabilir. Bu mantıken böyledir. Ancak bu durumun askeri, siyasi, diplomatik yanı tamamen ayrı bir durumdur. Bir makalede yer alan görüşler, siyasi içeriği olan resmi bir açıklama olarak değerlendirilemez. Örneğin bir askeri konuda kalkıp şöyle olmuş, böyle olmuş diyebilecek kişi ben değilim. Askeri bir yapılanma var, onun komutanları var ve bu konuda kararı verecek olanlar onlardır. Siyasi bir soruna ilişkin ise kurumlarımız resmi açıklamalarla görüşlerini ifade ederler.”

"HENÜZ 3. TARAF OLACAK BİR ÜLKE YOK"

TEV-DEM Yürütme kurulu Üyesi Aldar Xelil, son günlerde çokça konuşulan Suriye hükümeti ile resmi diyaloga girildiği iddialarına ilişkin sorularımızı da yanıtladı. Suriye’de sorunun şiddet ve savaş ile değil diyalogla çözüleceğine inandıklarını belirten Xelil, “Daha önce de benzer açıklamalar yaptık. Biz, başından beri Suriye’deki sorunların diyalog ile çözülmesinden yanayız. Cenevre toplantılarına katılma talebimiz bundan kaynaklanıyordu. Ancak bu işin yürütücüsü olan güçlerin önemli bir kısmı Cenevre toplantılarına katılma talebimizi kabul etmedi. Cenevre’ye katılımımız veto edildi. Astana’da da sürece dahil edilmedik” dedi. Suriye Anayasası’nı yazacak komitede yer almalarının da engellenmeye çalışıldığını belirten Xelil, “Bizi Anayasa’yı yazacak komiten de uzak tutmak istiyorlar. Bazı güçler bizim bu çalışmada yer almamızı istemiyor” diyerek barışçıl çözüm yolundaki çabalarının engellenmesine tepki gösterdi.

Xelil, Suriye ile diyaloga ilişkin ise şunları söyledi:

“Suriye’deki sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesi için yürüttüğümüz çabalar açık... Bu çabalarımızın bir devamı olarak yakın süre önce Suriye rejimine çağrı yaptık. Eğer rejim görüşmeye hazır ise 3'üncü bir ülkenin garantörlüğünde diyalog sürecini başlatabileceğimizi söyledik. Şimdiye kadar garantörlük yapacak, rejimle diyalogumuzda rol üstlenecek herhangi bir ülke ortaya çıkmadı. Bu nedenle başlamış bir diyalog girişimi yok. Biz bu girişimin sonuca ulaşması için çabalarımızı sürdürüyoruz. Bunun iyi bir yol olduğunu biliyoruz. Bu konuda  yeni bir gelişme olursa, bir diyalog süreci başlarsa, hatta yalnızca resmi olarak değil hazırlıklar anlamında da bir çalışma başlar ise bunu kamuoyu ile açıkça paylaşırız. Şimdiye kadar bu yönde atılmış herhangi bir adım olmadı.”

"BÖLGESEL İŞBİRLİKLERİ İTTİFAK OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ"

Bazı bölgelerde rejim ile yerel işbirliklerinin kurulduğunu belirttiğimizde ise Xelil şu görüşleri dile getirdi:

“Tabi bölgesel anlamda bazı girişimler oldu. Tabka kentinde bulunan barajın yeniden çalışır hale gelmesi, elektrik enerjisi üretimi için Tabka kentinin yönetimi ile Tabka barajının önceki dönem sorumlu ve yöneticileri arasında bir diyalog gelişti. Daha sonra bu rejim tarafından da kabul edildi ve barajın eski yöneticileri ile mühendisleri elektrik santrallerinin yapımı için kente geri döndüler. Ancak bu resmi ya da siyasi bir ittifak değil. Bu ilişki genel bir diyalog sonucu da oluşmadı. Yerel girişimin üst birimler tarafından onaylanmasıyla –ki bu onay verilmeseydi bu ilişkinin kurulması mümkün değildi– yaşama geçen bir işbirliği oldu. Yine de belirtmek gerekir ki burada asıl inisiyatif Tabka Sivil Meclisi’ne aittir. Bu ilişki dışında rejim ile yaşanmış herhangi bir diyalog söz konusu değil. Bu durum kamuoyuna açıklandı. Bunun dışında oluşacak yeni bir durum olursa, hiç şüphe olmasın kamuoyuna açıklarız.”