Türkiye sınırda duvarı Rojavalıların topraklarında ördü



Artı Gerçek

Afrin’den Kobani’ye kadar sınır boyunca örülen duvarla 27.633 dönümlük Rojava toprağı Türkiye tarafına geçirildi. Artı Gerçek’e konuşan mağdur köylüler, tepkili.



Gamze KAFAR 


ARTI GERÇEK – Türkiye’nin Suriye sınırında ördüğü 911 kilometrelik duvar Rojavalı köylülerin mağduriyetine neden oldu. Köylüler, Türk tarafının duvarı, kendi tapulu toprakları içinden ördüğünü belirtiyor. Köylülerden Fatma Kari, “Buldozerle kazıp 5-6 dönümlük toprağımızı sınırlarına alıp duvarı yerleştirdiler. Toprağımızı vermiyorlarsa, parasını versinler” diyor.

Türkiye geçen Eylül ayında Afrin’den başlayarak Kobani’ye uzanan sınır boyunca duvar örmeye başladı. 911 kilometrelik duvarın yüksekliği üç metre. Bu duvar dünyada Çin Seddi ve ABD-Meksika sınırındaki duvardan sonra en uzun duvar olarak biliniyor.
Rojava İnsan Hakları Topluluğu’nun Artı Gerçek’e verdiği bilgilere göre, Türkiye duvarı örerken, 27.633 dönümlük Rojava arazisini gasp etti. Bazı bölgelerde ise petrol ve su kuyuları Türkiye sınırına dahil edildi.

Duvar bazı bölgelerde şehrin içinden geçerken, bazı bölgelerde ise ana yolun hemen yanında bitiyor. Sınır duvarına 30 metreden fazla yaklaşma da yasak. Bundan dolayı Rojavalı köylüler arazilerini ekemiyor, ektikleri mahsullerini kaldıramıyor. Rojavalılar, bu durumdan dolayı mağdur olduklarını ve güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirtiyor.

“TOPRAKLARIMIZI VERSİNLER”

Mağdur köylülerden biri de 89 yaşındaki Fatma Kari. Yaşlı kadın Kobani’nin Selim Köyü’nde yaşıyor. Köy, Urfa’nın Bilecik ilçesinin hemen karşısında yer alıyor. Şeker hastası olan Kari, Türkiye’den alması gereken ilaçları ise duvar örüldükten sonra temin etmekte zorlandığını anlatıyor. Fatma Kari, sınır yapılırken yaşadıkları mağduriyeti ise şöyle anlatıyor: “Duvar yaparken altı dönüm arazimizi Türkiye tarafına geçirdiler. Bir şey yapamadık. Duvar yapıldığında sınıra gittim, ‘bu toprak bizimdir’ diye bağırdım. Sadece fotoğrafımı çektiler.”

Yaşlı kadın, duvar örülürken, bazı zeytin ve fıstık ağaçlarının kesildiğini, bazıların ise Türkiye tarafına geçirildiği hatırlatarak, “Çok rahat topraklarımızı ellerimizden alıp, duvarı ördüler. Buldozerle kazıp 5-6 dönüm toprağımızı alıp duvarı yerleştirdiler. İnsanların elinden topraklarını almak zulümdür. Topraklarımızı geri vermelerini istiyoruz. Toprağımızı vermiyorlarsa parasını versinler” diyor.

Fatma Kari’nin anlatımlarına göre, son bir yıldır Türkiye tarafından zaman zaman köylerine ateş ediliyor. Kari “Köpeklerimizi öldürdüler. Koyun ve keçilerimizi gezdiremiyoruz. Sınır yapılırken arabalarımızı ve traktörlerimizi yaktılar. 3-4 kişi sadece bu köyden atılan gaz fişeklerinden dolayı yaralandı” hatırlatmasında bulunuyor.

“KÖYÜMÜZÜ BIRAKMAYAĞIZ”

Bir diğer duvar mağduru köylü ise Cemile Lehsen. Kobani’nin sınır köyü Koran’da yaşıyor. Evleri sınıra sadece 20 metre uzaklıktaydı. Lehsen, ancak sınır duvarı örüldükten sonra Türk askerlerinin attıkları havan ve kurşunlardan dolayı kendilerini güvende hissetmedikleri için sınırdan taşındıklarını anlatıyor. Şimdi sınırdan biraz daha uzakta bir evde yaşıyorlar. Cemile Lehsen şöyle diyor: “Sınır duvarının yapıldığı topraklar bizim ninelerimizin, dedelerimizin toprakları. Duvar bizim topraklarımızın üzerinde. Topraklarımız artık Türkiye sınırının ötesine geçti. Tarlalarımızı süremiyoruz. Biz sınıra yaklaştığımızda Türk askeri kurşun sıkıyor. Bize büyük bir zulüm yapılıyor. Kendi toprağımızda ve mülkümüzde zulme maruz kalıyoruz. Ektiğimiz mahsulleri toplayamıyoruz. Hayvanlarımızı sınırda otlatamıyoruz. IŞİD köyümüzden temizlendikten sonra hemen köyümüze geri döndük. Ne olursa olsun köyümüzü bırakmayacağız.”