Yeni Şafak yazarından darbe yazısı: Seçimin yenilenmesini istedi, müdahale çağrısı yaptı



Artı Gerçek

‘Yeni bir 15 Temmuz girişimi olursa, İstanbul Şehitler Köprüsü’nü tanklar mı kesecek yoksa Ekrem İmamoğlu’nun iş makineleri mi?’


AKP hükümetinin üç büyük kent başta olmak üzere çok sayıda bölgede yaşadığı oy kayıpları kabul edilmezken, iktidar medyasından “darbe” söylemleri gelmeye başladı.

İktidarın,  önceki dönemlerde “sandığa saygı”, “seçimle geldik” söylemlerine sıkı sıkıya bağlı kalan havuz medyası, AKP’nin bu seçimlerde sandıkta birçok bölgede yenilmesini öfkeyle karşıladı.

Seçim yenilgisini kabullenmeyen, sık sık vurgu yaptıkları sandıktan çıkan sonucu ‘beğenmeyen’ Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, 31 Mart seçimlerinin “darbe” olduğunu söyleyecek kadar ileri gitti. "31 Mart’ta Türkiye’ye seçim üzerinden darbe yapılmıştır" başlığıyla komplo teorileri ve Gezi nefreti dolu bir yazı kaleme alan Karagül, seçimlerin yenilenmesini, sandıktan çıkan sonuca müdahale edilmesini ve sandık görevlilieri hakkında da soruşturma açılmasını istedi. Yazısında, sık sık müdahale isteğini tekrarlayan Karagül, AKP’yi harekete geçmeye çağırdı.

“Çok ince bir hesap, çok detaylı bir planlama yapılmış. Ekipler kurulmuş, hazırlıklar yürütülmüş, koordinasyon sağlanmış, kimlerin ne yapacağı, kimlere ne tür görevler verileceği belirlenmiş. Sandıklar üzerinden ciddi bir operasyon yürütülmüş” diye yazan Karagül, yazısında, “Mesele İstanbul’da belediyenin AK Parti’den CHP’ye geçmesi değil. Çok daha derin, çok daha endişe verici bir durum var ortada” ifadelerini kullandı.

“İstanbul üzerinden bir tür Türkiye tasarımı harekete geçirilmiş, ilk adım atılmış”  iddiasında bulunan Karagül’ün yazısından öne çıkan kısımlar şöyle:

“Bu mesele çözülemezse, gerçek tam anlamıyla ortaya çıkarılamazsa, bir adım sonrası Türkiye’dir. Bir yere yazın bunu!

Gezi öncesi, 17-25 Aralık öncesi, 15 Temmuz öncesi uyuşukluğu, duyarsızlığı, dikkatsizliği burada da karşımızda sanki. Sakın ha, bu yeni durumu da öyle kabullenmeyin.

Açık söylüyorum: 31 Mart seçimlerine İstanbul darbesi yapılmış.. Türkiye’ye darbe yapılmış. Seçimler üzerinden, sandıklar üzerinden darbe yapılmıştır.

ÖNCE İSTANBUL’U DÜŞÜR, SONRA BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ

Gezi öfkesini, 17-25 Aralık komplosunu, 15 Temmuz’un arkasındaki aklı burada net olarak görüyoruz.

Çokuluslu akıl, 31 Mart seçimlerine müdahale etmiş. AK Parti’nin İstanbul’u kaybetmesi için, İstanbul’u düşürmek için içeridekiler ve dışarıdakiler birlikte çalışmış.

Türkiye’nin büyük mücadelesine 31 Mart için cephe kuranlar bununla kalmamış. Seçim gecesine ilişkin de planları varmış ve uygulanmış. Çokuluslu müdahalenin bir ayağı sandıklar üzerinden gerçekleşmiş.

15 Temmuz’da İstanbul’u Anadolu’dan ayırmak isteyip de başaramayanlar, İstanbul’u düşürmek, ardından sonraki adımlara geçmek için sistematik, tehlikeli adımlar atmış.

Seçimden, oydan çok öte bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye’yi tehdit eden kim varsa bu seçimde ortak çalışmış. “İstanbul’u düşürelim bir sonraki adımda Türkiye’yi düşürürüz” demişler.

KÖPRÜYÜ İMAMOĞLU’NUN İŞ MAKİNELERİ Mİ KESECEK?

Devlet kadrolarındaki FETÖ’cüler etkin biçimde kullanılmış. PKK/HDP ekipleri etkin biçimde kullanılmış. CHP’lilerle bunlar arasında koordinasyon eğitimleri yapılmış. İşin yapılış şekli tam anlamıyla FETÖ tarzı. Anlaşılan o kadroları etkin biçimde kullanmışlar.

AK Parti’nin oy depoları sıfırlanmış, geçersiz kılınmış, tutanaklara doğru geçirilmemiş, CHP’ye kaydırılmış. Çok dikkat çekmesin diye bazıları başka partilere yazılmış. Bu anlamda burada yüzlerce örnek sayabilirim.

Yeni bir 15 Temmuz girişimi olursa, İstanbul Şehitler Köprüsü’nü tanklar mı kesecek yoksa Ekrem İmamoğlu’nun iş makineleri mi? Ankara’da belediye iş makineleri tankların yolunu mu kesecek yoksa milletin yolunu mu? İşte 31 Mart müdahalesinin devamında bunlar var.

Bu planlamayı yapıp uygulayanlar, kamudaki FETÖ’cülerle PKK’lıları bu iş için koordine edenler, millet İttifakı üzerinden PKK’yı Ege ve Akdeniz’e taşıyanlar, belediye şirketlerinin kalbine yerleştirenler, 31 Mart günü Türk demokrasisine, seçimlere müdahale etmiştir.

Şimdilik İstanbul’u konuşuyoruz ama Türkiye’nin kritik bölgelerinde de bu müdahalelerin izlerini göreceğiz. Açık söyleyeyim, bir Ulusal Güvenlik meselesi ile karşı karşıyayız.

İSTANBUL’DA SEÇİM YENİLENMELİ

1- Bütün İstanbul’da bütün sandıklar yeniden sayılmalı, gerekirse seçimler yeniden yapılmalıdır. En temizi İstanbul’da seçimlerin yenilenmesidir.

2- Bu ince hesap, YSK’yı bile çaresiz bırakacaktır, YSK üzerinden bile bir aklama söz konusu olamayacaktır. Nitekim bu kadar ince planlamayı yapanlar bunu zaten düşünmüş, ona göre oyun planı hazırlamıştır.

3- Sandık başkanları üzerinden de bir soruşturma açılmalı ve bu bir güvenlik meselesi olarak algılanmalıdır. Listelerde ne kadar FETÖ’cü ne kadar PKK’lı varsa ortaya çıkarılmalıdır.

4- Seçim öncesi bu çevrelerin nasıl koordine edildiğine, nasıl eğitildiğine, hangi ortamlarda eğitim çalışmaları yürütüldüğüne ilişkin de soruşturma açılmalıdır.

5- Yüzlerce PKK’lıyı CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden aday listelerine alanların, kaç kişiyi sandıklara yerleştirdiği kesinlikle belirlenmelidir.

6- 31 Mart seçim yolsuzluğu konusunda sadece seçimlerle sınırlı değil, bir darbe girişimi, bir tür çokuluslu müdahale soruşturması açılması gerekir.

“ERDOĞAN’I DEVİR, TÜRKİYE’Yİ DURDUR” “İSTANBUL DÜŞER, TÜRKİYE DÜŞER”

“Erdoğan devrilir Türkiye durdurulur”, “İstanbul düşer, Türkiye düşer” diyenler, 15 Temmuz’dan medet umanlar 31 Mart günü Türkiye’ye, demokrasiye, seçimlere müdahale etmiştir.

“Milli irade”ye ayar verilmiştir. 15 Temmuz’dan sonraki ilk adım atılmıştır. Türkiye yeni bir çokuluslu müdahale görmüştür. Bugün bu müdahalenin detaylarını ortaya çıkaramazsak, bir adım sonrası Türkiye’dir, daha vahim müdahalelerdir.

Soruları çalanlar İstanbul’da AK Parti’nin oylarını da çalmış, bu çok açık.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız…

(POLİTİKA SERVİSİ)