'Demirtaş'a oy vereceğiz, ikinci tura kalırsa İnce için çalışacağız'

Halkevleri Eşbaşkanı Nuri Günay, HDP’yi destekleme kararları için 'İktidarın yürüttüğü politika sosyalistlere HDP'yle dayanışma görevi veriyor' dedi.


Rıfat DOĞAN-ARTI GERÇEK


Halkevleri, 24 Haziran’da yapılacak erken seçimlerde AKP-MHP ittifakının Meclis’te çoğunluk oluşturmaması için HDP’nin barajı aşması gerektiğini belirterek, baraj sorunu bulunan HDP’yi destekleyeceklerini ilan etti. Destek açıklamasından sonra geçtiğimiz günlerde HDP, Halkevleri eski Genel Başkanı Oya Ersoy’u İstanbul 2. Bölge 2. sıradan milletvekili adayı olarak gösterdi. 

Seçimlere dönük destek kararı ve sonrasında ortaya çıkan adaylık süreciyle ilgili Halkevleri Eşbaşkanı Nuri Günay ile İstanbul Taksim’de bulunan bürolarında buluştuk ve seçim politikalarına ilişkin konuştuk. İşte Nuri Günay’ın Artı Gerçek’e yaptığı açıklamalar:   

"İKTİDARIN YÜRÜTTÜĞÜ POLİTİKALAR HDP İLE DAYANIŞMAYI ZORUNLU KILIYOR"

HDP’NIN DESTEKLENMESI KARARI VE BARAJ SORUNU: Normal şartlarda asgari demokratik koşullarda HDP’nin baraj diye bir sorunu olduğunu düşünmüyoruz. Ancak iktidarın yalnızca HDP’yi baraj altında bırakarak Meclis çoğunluğunu sağlayabileceğini düşündüğümüzde böyle bir sorun ortaya çıkıyor. 7 Haziran öncesini hatırlayalım, o zaman da demokratik bir ortam yoktu, ama asgari seçim çalışmasının yapılabildiği, medyanın sınırlı oranda da olsa muhalefete yer ver verdiği durumda CHP'nin de oyunun yükseldiğini, HDP'nin oyunun yüzde 13'e çıktığını gördük. Bu bugün açısından da çok değişmiş değil. Ancak ülkemizin içinde bulunduğu durum, iktidarın yürüttüğü politika bu konuda sosyalistlere HDP'yle dayanışma görevi veriyor.

"HDP ADIM ATTI VE BİR ORTAKLAŞMA SAĞLANDI"

İTTİFAK GÜNDEMİ:
Açıkçası baskın seçim HDP dışında kalan sosyalistlerin kendi arasında yapacağı ittifak politikalarını da HDP'yle kurabilecekleri ittifakları da tartışabilecekleri bir süreci engelledi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız bir sosyalist adayla gidilmesi ihtimalini ortadan kaldırdı. Ancak HDP seçimlerde sosyalist örgütlerin temsilcilerini, mücadelede öne çıkmış kişileri Meclis'e taşımak konusunda bir adım attı. Biz de bu adıma olumlu karşılık verdik. Buna bildiğimiz anlamda bir ittifak elbette denemez ama bir ortaklık, bir ortaklaşma, bu konuda bir karşılıklı adım atma imkanı oldu.  

"SOSYALİSTLER MECLİS’TE ETKİLİ BİR MÜCADELE ORTAYA KOYACAKTIR"

SOSYALİSTLERİN HDP LİSTESİNDE YER ALMASI:
Türkiye siyaseti genel olarak bir kriz içerisinde. AKP'yi baskın seçim yapmaya iten bir anlamda yönetememe krizidir. Seçim sonuçları ne olursa olsun bu kriz devam edecek, ama özellikle AKP'nin Meclis çoğunluğunu kaybettiği koşulda ülke siyasetinde kartların yeniden karıldığı bir dönemi yaşama ihtimalimiz yüksek. Bu ortam içerinde sol, sosyalist çizginin görünür kılınması, iktidar karşısında her alanı bir mücadele alanı haline getirmeye çalışması, yürütülen mücadelelerin sesinin Meclis'e taşınması gibi olanaklar değerlendirilebilirse toplumsal muhalefet açısından önemli bir katkı olacaktır. Dolaysıyla bu ihtimal varken içerisinde görevi devraldığımız eski genel başkanımız Oya Ersoy'un da bulunduğu sosyalist arkadaşlarımızın etkili bir mücadele ortaya koyacağına inanıyoruz. 

"DEMİRTAŞ’A OY VERECEĞİZ, İKİNCİ TURA KALIRSA İNCE İÇİN ÇALIŞMA YAPACAĞIZ"

CUMHURBAŞKANI ADAYLARININ DESTEKLENMESİ
: Birincisi HDP’nin neden desteklenmesi gerektiği konusunda asgari demokratik değerleri taşıyan herkes ortaklaşmaya gitti. CHP seçmeni açısından da bunu çok net görüyoruz, HDP’nin barajı geçme zorunluluğu değerlendiriliyor. Bunu bir tarafa koyarsak, cumhurbaşkanlığı meselesine dair şunu söyleyebilirim: Birincisi Selahattin Demirtaş hem geçmişte gösterdiği pratikle hem de bu süreçte gösterdiği pratikle Türkiye’de solcuların ve sosyalistlerin elbette destek verebileceği bir isimdir. Bizim açımızdan da bu böyle. Burada dillendirdiğimiz şey şu aslında: En temel talep Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakın. Meşru bir cumhurbaşkanı adayıdır. Milyonlarca insandan oy almış bir cumhurbaşkanı adayıdır ve bu insanın esir tutulmasının hiçbir gerekçesi olamaz. Bu nedenle derhal serbest bırakılmalı. Geniş bir sol-sosyalist kesimin Demirtaş’a oy vereceği de ortadır. Diğer taraftan şöyle bir gerçek var: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ve Muharrem İnce’nin ikinci tura kalması durumunda bu seçeneğin değerlendirilmesi, Muharrem İnce’nin desteklenmesi bizim açımızdan gerçekçi bir seçenek olarak duruyor. Burada Muharrem İnce’ye oy verenlerle Selahattin Demirtaş’a oy verenlerin gerekçeleri çeşitli farklara rağmen çok ciddi ayrım sebepleri oluşturmuyor. Demokrasi, laiklik, eşitlik, barış gibi ilkelerde iki adaya da oy verenlerin özlemleri birbirine oldukça yakın. 

"HDP ADAYLARININ EN YÜKSEK OYU ALMASI İÇİN ÇABALAYACAĞIZ"

SEÇİM ÇALIŞMASI VE KAMPANYASI:
Bu sürecin bizim açımızdan bir mücadele dönemi olarak ele alıyoruz. Dolaysıyla bir 24 Haziran’a giderken yapacaklarımız, iki 24 Haziran ile ikinci tur arasında yüklenmemiz gereken sorumluluklar ve sonrasında yapacaklarımız konusunda görev ve sorumluluklarımız var. Seçim ve aday çalışması da bunlardan biri. Oya Ersoy ikinci bölgeden aday ve İstanbul adayı. Onun için aktif bir çalışma yapacağız. Diğer sosyalist adayları örneğin Oya Ersoy'la aynı bölgeden aday Ahmet Şık’ı da kendi adayımız olarak görüyoruz. Bu arkadaşların hepsi birlikte mücadele ettiğimiz arkadaşlar. Dolaysıyla onların mümkün olan en yüksek oyu alması konusunda HDP’nin kendi doğrudan aday göstereceği isimlerin hepsinin mümkün olan en yüksek oyu alması konusunda bir tutum içinde olacağız. 

Mesele bizim açımızdan sadece bu değil. Halkevleri, Türkiye’nin dört bir tarafında AKP’nin izlediği 16 yıllık politikasının ne anlama geldiğini ve artık bu iktidardan kurtulmamız gerektiğini halka anlatacak. Yani DEVAM diyenlere neden devam edilmemesi ve neden kurtulmamız gerektiğini, TAMAM diyenlere ise tamam diyelim ve sonrasında nasıl bir mücadele hattı izleyelim, bunu anlatacağız. En önemli meselemiz budur. Mesele ülkenin girdiği şu bataklıktan laik, demokratik ve eşitlik, barış içinde yaşadığımız asgari demokratik koşulların sağlandığı zemine taşınmasıdır.

İkinci adım olarak bunu yapacağız. Seçimler burada bir durak olabilir. Türkiye’de bulunduğumuz her yerde bu tür faaliyetleri yapacağız. AKP’yi anlatacağız, nasıl bir yaşam istediğimizi ve bunun için ne yapmamız gerektiğini anlatacağız. Kazanmak kadar kazandığımızı korumanın da hayati öneme sahip olduğunu herkes biliyor. 7 Haziran'da ve 16 Nisan'da bunu yaşadık ve gördük. Karşımızda A planım var, B planım var diyen bir iktidar var. Dolayısıyla önümüzde çoklu görevleri omuzlamamız gereken kısa bir zaman var, hepimize kolay gelsin...