İşte Aykan Erdemir'in el konulan mal varlığı

Hakkında yakalama ve mal varlıklarına el konma kararı verilen CHP'li eski milletvekili banka hareketlerinde neler olduğunu anlattı.

HABER MERKEZİ- CHP eski milletvekili Aykan Erdemir hakkında önce yakalama kararı çıkarıldı, ardından mal varlıklarına el koyma kararı verildi. Bu süreçte bir çok gerçek ise algı operasyonları altında görmezden gelindi, saklanmaya çalışıldı. Öyle ki Erdemir'in el konuldu denilen mal varlığının ne olduğu bile açıklanamadı. Aykan Erdemir o malvarlığını açıkladı: Kitaplarım, dededen kalma bir evde yüzde 50 hisse, bankada üç beş kuruş. Banka hesaplarındaki hareketliliği de 'itiraf' etti Erdemir: Nesin Vakfı'na düzenli bağış. CHP'ye üyelik aidatı. 

Aykan Erdemir, hem hakkındaki yakalama kararı hem de mal varlıklarına el konma kararına ilişkin Artı Tv'de Ezo Özer'in sorularını yanıtladı. İşte Erdemir'in anlattıkları:

'EĞİTİM-SEN KÖKENLİYİM'

"Gerçek gündem Man Adası'ndaki off- shor hesaplardır, Türkiye'nin gerçek gündemi Mehmet Hakan Atilla davasındaki milyarlarca dolarlık rüşvettir. Zaten bana yönelik yakalama ve mal varlıklarına el koyma kararı gündemi saptırmak için ortaya atılan suni bir gündemdir.

Başta CHP olmak üzere demokratik muhalefete gözdağı vermek için üretilen suni bir gündemdir. Türkiye'nin demokratik kültürü, muhalefet kültürü bu tuzaklara düşmeyecek kadar olgundur.

Benim gibi memuriyetten gelmiş, Eğitim-Sen kökenli, emeğiyle çalışan, alın teriyle kazanan, helal para kazanıp, helal para yiyen bir kişinin üç beş kuruşu üzerinden kendi üç beş milyar dolarlarını, yolsuzluklarını, hırsızlıklarını yağmalaranı talanlarını ört bas edemezler."

BENİM DEĞİL BİLAL ERDOĞAN'IN ADI VAR

Erdemir, "Mal varlığınıza el koyma kararını her yerde okuduk ama o mar varlığının ne olduğuna dair bir şey görmedik" sorusu üzerine şunları söyledi:

"Benim için bir şeref madalyası, onur madalyası. 28 kasımda hakkımda yakalama kararı çıkmıtı. Üç iddia vardı; Mehmet Hakan Atilla davasında tanık olduğum, bir sahte belge taşıdığım ve firari olduğum. 4 aralık itibaryıla itirazımı ilettim. ABD'de yürütülmekte olan davadan gönderdiğim resmi dökümanla tanık listesinde olmadığımı kanıtladım. Hatta tanık listesinde ve davaya konu olması muhtemel kişiler listesinde Aykan Erdemir yoktur Bilal Erdoğan vardır diye de hodri meydan dedim. Firari olmadığımı, hakkımda açılmış hiçbir dava, verilmiş hiçbir hüküm olmadığını kanıtladım. Daha da önemlisi bahsedilen raporla ve adı geçen kişiyle hiçbir ilişkim olmadığını söyledim.

İşte bu itirazım sonucudur ki ellerinde hiçbir somut delil olmadığı için bugün hakkımda mal varlığını dondurma kararı verilmiş. Karara dikkatliçe gözattığımızda şu ifadeyi görüyoruz: Atılı suçun işlenip işlenmediği hususunda inceleme yapmak amacıyla.

Bu ne demektir; eğer savcılığın, mahkemenin elinde aleyhime tek bir dekont olsaydı, belge olsaydı, tek bir delil olsaydı bu bugün havuz medyasında, yandaş medyada çarşaf çarşaf yayınlanmaz mıydı? Somut bir tek kanıt olmadığı içindir ki şaibe yaratacak, beni karalayacak bir harekete girilmiş.

KOL SAATİM DE PİYANOM DA YOK

Zaten biz memuriyetten geliyoruz. Mal varlığımızı söyleyelim bizim kitabımız vardır, dededen kalma bir evde yüzde 50 hissetimiz vardır, onun dışında da bankada üç beş kuruşumuz vardır. bizim ne bir şirketimiz vardır, ne bir hissemiz vardır, ne bir ortaklığımız vardır, ne bir kol saatimiz vardır, ne bir piyanomuz vardır. Biz Reza'nın önüne yatmadık, biz bahşişi peşin almadık.

Bizim köpeklerimiz, itlerimiz bile haram yemez diyen Pir Sultan Abdal'ın yolundan gidiyoruz. Dolayısıyla benim bu kararla ilgili alnım ak, vicdanım rahat. Buyursunlar incelesinler.

Zaten mal varlığıma el koymadan da mali suçları araştırma kuruluşu MASAK ellerinde bütün bilgiler var. Ben memuriyetten geliyorum, mal varlığımı bildirimimi düzenli veriyorum. Zaten bugüne kadar bir kuruşluk bir usulsüzlük bulmuş olsalardı emin olun kafamıza kakarlardı. 

TEK ÜZÜNTÜM NESİN VAKFI'NA YAPACAĞIM BAĞIŞLARDAKİ AKSAMA

Bizim hesabımıza giren ve çıkan her kuruş devletin gözetimi altında. Ama gelin bu paraların nereye girip çıktığını, açıklayayım, itiraf edeyim. Göreceklerdir ki ben Nesin Vakfı'na düzenli olarak bağış yapıyorum. Çok da gururluyum. Tek üzüntüm önümüzdeki dönemde Nesin Vakfı'na yapacağım bağışlardaki aksamadır. Ben CHP'ye aidatımı düzenli ödüyorum. Tek üzüntüm partime yapacağım aidat ödemelerinin aksamasıdır. Bunun dışında ben Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin kurucusuyum. Ben daha önce devlet memuriyeti dönemimde Eğitim-Sen üyesiydim. Sendika aidatımı öderdim. Ben her zaman demokratik, laik muhalefetten yanayım. Sivil toplum kuruluşlarını destekledim, Sosyal Demokrasi Derneğine aidat ödemelerim vardır. Bizim mali raporlarımız ancak bu olabilir. Bizim bankalarımıza giren çıkan paralar ancak bu olabilir. Biz Reza'nın önüne yatmadık ki, Reza'nın ortağı olmadık ki bizim hesabımızda milyon dolarlar, milyar dolarlar olsun. Çıka çıka üç beş kuruş çıkacak. Zaten bizlerin bozuk para gibi harcamaya çalıştıkları itibarı onların milyar dolarlık servetlerinin diyeti olamaz. Bunu yaptırtmayız. Türkiye'de bu karalamaya bu iftaraya direnecek onurlu namuslu yurttaşlar vardır. Biz kazanacağız diyorum, hodri meydan diyorum."