Ne oluyor bu alevilere?

Her şey ama her şey Rızalık üzerine kuruludur. Rızalık bu sistemin vazgeçilmez temel direklerinden biridir. Rızalık alınmadan yapılan her şey havada kalır, pratik bir karşılığı olamaz.


Yakın tarihimizde Ortaca katliamı, Çorum katliamı, Sivas katliamı gibi yıldönümlerinin kimisinin anmasını yaptık, kimilerinin de anma hazırlıklarını yapıyoruz.

Bir taraftan Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü, diğer taraftan Demirtaş’ın cezaevinde nasıl yaşanırı salık veren kılavuzu.

Tamda bu süreçte Demokratik Alevi Hareketinde yaşanan sorunlar daha bir görünür olmaya başladı.

Bildiğimiz gibi Aleviler kentleşmeyle beraber son 30-40 yılda dernek ve vakıflar adı altında örgütlenmeye çalışıyor. Alevi toplumunun ve bu yola gönül verenlerin büyük emekleriyle oluşturulan bu örgütlenmeler sadece Türkiye’de de değil dünyanın her tarafına dağılmış durumda. Bütün baskılara, yıkımlara ve tehditlerine rağmen imece usulüyle çok sayıda Cem evi açıldı.

Alevileri her zaman tehdit olarak gören devlet ve bazı güç odakları onları denetim altında tutmak, yönlendirmek ve asimilasyonu hızlandırmak için hatırı sayılır sayıda örgütler ve cem evleri kurdurdular. Fetullahçılar, AKP liler, Ülkücüler, Şiiler, Sünniler ve Devlet bunlardan bazıları.

Her şeye rağmen ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu) ve önemli sayıdaki diğer Alevi örgütlenmesi toplumun beklentileri doğrultusunda ciddi bir mücadele yürütüyorlar. Bu örgütler Türkiye’nin demokratik muhalefeti, emek hareketi, kadın hareketi ve zaman zamanda Kürt hareketiyle demokrasi ile özgürlükler noktasında bir araya gelerek mücadeleyi ortaklaştırmaya çalışıyor.

Üç gün önce 70-80 şubesiyle ABF’nin en önemli bileşenlerinden biri olan Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Yönetim Kurulu, yazılı bir açıklamayla federasyonda görev alan yönetim, denetleme, disiplin kurulu asil ve yedek üyelerinin görevlerinden istifa etmelerine karar verdiklerini bildirdi.

ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız; AKD’nin federasyonun olmazsa olmaz bir bileşeni olduğunu ve bunun bir AKP operasyonu olduğunu, Alevi toplumunu ve büyük bedeller ödeyerek oluşturdukları kurumlarını, bir kişinin anlayışına teslim etmeyeceklerini ifade ederek tepkisini dile getirdi.

AKD’nin Mersin Cemevi başkanı ve dedesi Hasan Kılavuz ise “bu doğru değil, bunu kabul edemeyiz” şeklinde tepki gösterdi. Tepkiler ardı ardına gelmeye devam ediyor.

Bir dernek nasıl ki bir federasyona üye olmakta özgürse elbette ki ayrılmakta da bir o kadar özgürdür. Ancak içinden gelerek örgütlendiğiniz topluma karşı da sorumluluklarınızı yok sayamadan, kamuoyunu ve Alevi toplumunu tatmin edecek geçerli nedenleri izah etmek mecburiyeti de doğuyor.

Elbette ki burada şimdilik açıklamaya ihtiyaç duymadığım birçok spekülasyonun yanında, bildiğimiz, duyduklarımızda var. Fakat demokratik kamuoyu ve Alevi toplumunun moralini bozacak kulaktan dolma, kişiselleştirilmiş tartışmaların yarar getirmeyeceğine inandığımdan buna girmeye ihtiyaç duymuyorum..

Neden Şimdi?

Bu toplumun ve Alevi kurumlarıyla bağı olan her birey aşağıdaki nedenlerden dolayı ‘neden şimdi’ diye sormayacak mı?

2 Temmuz Sivas Madımak ve Çorum katliamı anma hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyorken

OHAL koşullarında Aleviler dahil olmak üzere tüm toplumsal kesimler büyük baskılarla karşı karşıyayken

Neredeyse itiraz eden her kurum kapatılmışken

OHAL gömleğine sığmayan herkes gözaltında ya da tutuklanmışken

Yüz binler işinden edilmişken

İşsizlik oranı yüzde yirmilere dayanmışken

Adalet yürüyüşleri başlamışken

Milletvekilleri ve belediye başkanları tutuklanmışken

Gazeteci, aydın ve akademisyenler cezaevlerindeyken

Gazeteler, radyolar ve televizyonlar kapatılmışken

Her gün çatışmalardan kaynaklı cenazeler gelirken

Korumalarının Amerika da bile olsa insanları dövme hakkını kendinde gören bir Cumhurbaşkanı varken

Bunlara HAYIR diyen yüzde elli varken

Demokrasi ve Adalet için farklılıkları bir yana bırakıp birleşelim diyenler çoğalmışken

Aleviler bu demokratik birlikteliğin yüzde yüz, tartışmasız içindeyken

Alevi Bektaşi Federasyonun tüm yönetim kademelerinden topluca istifa etmenin çok ama çok önemli sebepleri olmalıdır. Hiçbir kişisel çelişki ve çatışma böyle bir geri çekilmenin gerekçesi olamaz.

İsmi geçen Alevi kurumlarının Genel Başkan ve yönetimlerini tanıyor, görüşüyoruz. Bu kurumların her birinin iç işleyişlerinden tutunda, Alevilerin ve ülkemizin sorunlarına yaklaşımda eleştirilecek yönleri vardır. Belki de yapmamız gereken en önemli eleştiriler neden bu kurumlar kendi içinde yeterince demokratik değil, neden bu kurumlar sorunlarımızı yeterince sahiplenmiyor ve ortak bir mücadeleyi örgütlemiyor. Başka eleştirilerde sıralanabilir elbette ama konumuz bu değil.

Üzerinde durmamız gereken bu toplu geri çekilmenin arka planı başka bir yazı konusu olsun, şimdilik oraya girmeyelim.

 ABF den istifa kararı alan AKD böyle bir karara varmak istiyorsa da bunu Alevice bir yol izleyerek yapmalıdır. Tam bir açıklıkla ve Rızalık alarak yapmalıdır. Bu sadece AKD için değil diğer Alevi örgütleri içinde geçerlidir.

Alevilikte Rızalık

Bütün toplumlar farklı örgütlenme biçimlerini benimser ve hayata geçirirler. Bazen bu örgütlenme biçimlerinin hedefi bir gelecek tasavuru olabileceği gibi bazen de sadece bir soruna odaklanıp onun çözümüyle sınırlıdır.

Alevilerin bin yılı öncesine dayanan en eski, en köklü ve günümüzde de halen devam eden örgütlenme biçimi Ocak 1 örgütlenmesidir. Ocak sistemi yaşamın her alanında kuşatır sizi. Günümüzde sanıldığı gibi sadece inanç ile ilgili ihtiyaçların giderildiği bir alanla sınırlı değildir. Bireysel ilişkilerden tutunda, inanç, ekonomi, hukuk hemen her şeyi kapsayan çok güçlü bir sosyal yapılanmadır.

Bu örgütlenme de her şey ama her şey Rızalık 2 üzerine kuruludur. Rızalık bu sistemin vazgeçilmez temel direklerinden biridir. Rızalık alınmadan yapılan her uygulama, alınan her karar ve söylenen her söz havada kalır, pratik bir karşılığı olamaz.

O yüzdendir ki Aleviler Yol-Erkan içinde Cemleri birer meclis olarak adlandırmış ve işletmişlerdir. Çünkü bu Cemlerde sorunlar ve ihtiyaç duyulan her şey tartışılır, tüm katılımcıların onayı alınarak bir sonuca ulaşılır. Yani şimdiki kurum başkanlarının tek başına yaptıkları gibi Pirler-Dedeler bireysel karar almazlardı. Kararlar Cem olanların ortak görüşüyle alınırdı.

O yüzdendir ki bir tek üzüm habbesini paylaşabilmiş Kırklar 3; makam, mevki ve ünvanları reddederek, kapılarına gelen Hz. Muhammedi bir peygamber olarak değil fukaraların hizmetçisi olarak içeri buyur etmişlerdir.

O yüzdendir ki yarin yanağından gayri, her şeyin ortak olduğu Rızalık Şehri’ni 4 geleceklerinin merkezine almışlardır.

Şimdi buradan ABF’den topluca istifa kararı alan Alevi Canlara soralım?

Siz, genel kurulda oylarıyla Rızalıklarını ortaya koyan ABF Genel Kurul delegelerinden Rızalık aldınız mı?

Siz, şubelerinizin ve üyelerinizin Rızalığını aldınız mı?

Siz, şubelerinize bağlı Cemevlerine gelip giden canlardan Rızalık aldınız mı?

Siz, bu kadar badire atlatmış, katliamlardan geçirilmiş Alevi toplumundan Rızalık aldınız mı?

Siz, topluca istifa ettiğinizde Alevi Bektaşi Federasyonunun daha da mı güçleneceğini düşünüyorsanız?

Siz, ‘siyaset yapıyorlar’ dan kast ettiğiniz, CHP, HDP, EMEP, ÖDP, ESP, DSP, TKP, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, İHD, Halkevleri, Haziran Hareketi ve diğer sol hareketler mi?

Siz yada başkası, fark etmez, Alevilerin bu siyasetlerin ve kurumların hepsinde bir şekil de var olma gerçeğini inkar edebilir mi?

AKP ve MHP gibi partilerde ise bilindik nedenlerden (anma yapacağımız katliamlardaki rolleri ve zihniyetleri gibi) dolayı Alevilerin yer almıyor olması bir tercihten çok tarihsel geçmişimizle ilgilidir.

Yapmamız gereken tam da bıçağın kemiğe dayandığı bu zamanlarda daha sorumlu birlikte hareket etme ihtiyacıdır. Eleştirdiğimiz birey olarak her kurum yöneticisi ya da başkanın kendisine farklı bir yol çizmesi değildir. Tartıştığımız Alevi toplumunun bağrından çıkan kurumlarımızın nasıl bir yola gireceğidir.

 

 

 

1 Ocak: Pir – Talip birlikteliğine dayanan Alevi inanç merkezli sosyal örgütlenmedir.

2 Rızalık: Alevilikte onay vermektir, kabul etmektir.

3 Kırklar: Kırklar söylencesinden gelir. Cem ve Semah’ın kaynağıdır. Kırk kişiden oluşan meclistir, Kırkın 17 si kadındır.

4 Rızalık Şehri: Alevilerin eşitlikçi, paylaşımcı,  iyilik ve güzelliğin hüküm sürdüğü şehir

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…