Niye Putin Medvedev’i değiştirmek istemiyor?

Medvedev'in iktidar hiyerarşisinde olmadığı takdirde ne yapacağı belli olmaz. Bundan dolayı Putin için Medvedev’i başka bir göreve atamak çok sorunlu bir iş olurdu.


Seçimleri yüzde 77 oy oranıyla kazanan Vladimir Putin 7 Mayıs günü yemin ederek Devlet Başkanlığı görevine başladı. O günden itibaren dördüncü başkanlık dönemi başlıyor.  Anayasaya göre bu son seçilme hakkıdır.

Yemin töreninden hemen sonra hükümet lağvedildi. Ve direkt olarak Putin parlamentoya başbakan adayı olarak Dmitri Medvedev’i tekrar önerdi. Bu en çok beklenen seçenekti: 2017 yılı ortalarından itibaren elit kesimde Medvedev’in tekrar başbakan olacağı konuşuluyordu.

Parlamento Medvedev’in başbakanlık adaylığını onayladı. Parlamento oturumunda hazır bulunan 433 milletvekilinden 374 evet 56 hayır oyunu kullandı.

Gündemde sadece bir önerge vardı o da Medvedev oylaması. Devlet Başkanı Putin bizzat katıldı oturuma ve parlamento kursusundan Medvedev’in ilk altı yılık başbakanlığı döneminde "Rusya ve dünya yeni çağrılarla karşılaştı" diye konuştu.

Hükümetin olağanüstü hedeflerle baş etmeyi başardığını söyledi. Putin yeni hükümetin bir an önce belirlenmesi gerektiğini vurguladı ve Medvedev’in adaylığını desteklemeye çağırdı. Putin’in konuşması 6 dakika sürdü.

Medvedev konuşmasının başında adaylığını koyduğu için Putin’e teşekkür etti ve en kısa zamanda bakanların listesini Putin’e sunma sözünü verdi.

Medvedev’in adaylığını her zaman olduğu gibi RFKP (Rusya Federasyonu Komünist Partisi) ve Adil Rusya partileri desteklemedi. 2012 yılında da Medvedev’in adaylığını Birleşik Rusya ve RLDP desteklemişti. Komünistler ve Adil Rusya karşı çıkmıştı.

Komünist Parti ve Adil Rusya Partisi bütçe oylamasına da her yıl karşı çıkıyor. Bu partiler uzun bir süredir program ve konuşmalarında hükümetin finans ekonomi ve sosyal politikalarını eleştiriyor ama Putin ve güç birimlerine (ordu ve kolluk kuvvetleri) dokunmuyor.

Peki niye Medvedev ikinci kez başbakan oldu?

Putin’in Medvedev’i görevden almayı göze alamamasının nedenlerinden birisi onu nereye koyacağını bilememesi. Çünkü Medvedev Putin’in çevresinde özel bir konuma sahiptir. Eskiden devlet başkanlığı yapmış şimdi unutulmuş olsa da kendi siyasal gündemi olan bir insandır. O kendine özgü ve Putin’inkinden farklı olan, bu çevrelerin benimsemediği yolun sahibi idi ve bunu inşa edebilirdi.

Eğer Medvedev Gazprom’a veya Yüksek Mahkeme'ye atansaydı o zaman bağımsızlık kazanırdı bu da çatışmalara yol açardı. Mesela eğer Gazprom’un başına geçseydi o zaman Rosneft'le çatışırdı. Putin tüm bunları biliyor. Medvedev'in iktidar hiyerarşisinde olmadığı takdirde ne yapacağı belli olmaz. Bundan dolayı da Putin için Medvedev’i başka bir göreve atamak çok sorunlu bir iş olurdu. Bir de Putin, Medvedev’in tekrar başbakan olmasının durumu pek de değiştirmeyeceği kanısına varmış olmalı. Özellikle de önünde ağır reformların olduğunu düşünürsek mesela emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi. Bu çok büyük bir sorumluluk isteyen bir iştir.

Kanımca Medvedev ve Putin’in beraber çalışma anlaşması en az 2-3yıl daha sürecek. 6 yıl süreceğini sanmıyorum. Ondan sonraki sürecin gelişimi, Putin’in veliaht arayışına ya da iktidar şeklinin değişimine bağlı.

Medvedev’in tekrar atanması iktidarın güçlendirilmesi olarak değerlendirilebilir. Şimdiki Medvedev’in konumu bir yıl öncekinden daha güçlü ki o dönem nerdeyse gözden çıkartıldığı konuşuluyordu ve hiç kimse onun tekrar başbakan seçilebileceğine ihtimal vermiyordu. Medvedev tüm ayartmalarla baş edebildi ve Putin’in güvenini pekiştirdi. Bunun ne kadar zor olduğunu Putin biliyor çünkü toplumda Medvedev’e karşı nefret iyice artmıştı ki Medvedev’in bağımsız bir kişilik olmadığı anlaşılmış durumda. Sadece tahtın koruyucusu olduğu biliniyor.

Bu gidişat Medvedev’in epey avantajlı olduğunu göstermekte. Putin’in onu son ana kadar kollayacağı ve büyük ihtimalle önümüzdeki seçimlerde kendi yerine önereceği gözükmekte.

Tabi ki ilerideki dönemde Medvedev’in görevden alınma ihtimalini de gözardı edemeyiz çünkü gerçekten de ülke büyük ekonomik sorunlarla boğuşuyor ve hükümetin önünde toplumun hiç sevmediği reformlar var bunlardan en belirgini de emeklilik yaşının yükseltilmesidir.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…