PSK’ye dönük saldırılar tepkiyle karşılandı

PSK İzmir İl Örgütü’ne dönük tehditlerin fiili saldırıya dönüşmesi tepkiyle karşılandı.


HABER MERKEZİ - İzmir'de bir gurup saldırganın Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) İl Örgütü’ne yönelik saldırısı tepki ile karşılandı. Son bir haftadır partinin adındaki Kürdistan ismi nedeniyle tehdit edildiği belirtilen PSK İzmir İl Başkanı’nın yetkililere yaptığı açık çağrıya rağmen, PSK’ye dönük tehditler açık saldırıya dönüştü. PSK İzmir İl Örgütü’ne 18 Mayıs günü sosyal medya üzerinden örgütlenen bir grup milliyetçi saldırarak partinin tabelasını parçaladı.

Partiye yönelik saldırıdan sonra PSK Genel Başkan Yardımcısı Hasan Dağtekin bir açıklama yayınladı.

Dağtekin açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“PSK’NİN FARKLI OLACAĞINI BİLMEK GEREKİR”

“Kamuoyunun bildiği üzere yaklaşık bir haftadır İzmir il örgütümüz ve il başkanımız açık bir tehdit altındaydı. Tehditler eşliğinde kendini bilmez bir gurup şiddet budalası dün gece partimizin binasına saldırıda bulundu ve parti tabelasını kırıp döktü.

Söz konusu saldırıyı şiddetle kınarken yetkililere ve kamuoyuna şu açıklamayı da yapmayı bir görev olarak biliyoruz.

Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), 30 Mayıs 2016 günü İçişleri Bakanlığı'na başvuruda bulunarak yasal olarak kuruldu.

O günden beri bir tarafta örgütlerini kurarak kitlelerle buluşmaya çalışırken diğer tarafta olup bitenlere yönelik etkinlik ve eylemliliklerle tutumunu kamuoyu ile paylaşıyor.

Kürdistan ismiyle tek olmasa bile yaygınca örgütlenmeye çalışan bir partidir.

Türkiye'de Kürdistan ismine ve bu adla kurulan kurumlara, hele partilere karşı tahammülsüzlük yaşandığını bilmekteyiz. Bunu bilerek bu adımı attığımız da biliniyor. Çünkü meşru ve şiddet dışı bir mücadele yürütüyoruz.

Tüm partiler gibi PSK de demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Bu hak Anayasanın siyasi partiler için hüküm altına aldığı haklardan biridir. Aynı zamanda Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmelerde yer alan örgütlenme hakkının sağladığı güvenceler altındadır.

Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), yasal, demokratik ve sivil bir mücadele içindedir. Bu hakkın engellenmesi Anayasanın ve Türkiye'nin imzalayarak taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile Venedik Kriterlerinin siyasi partilere ilişkin hükümlerinin açıkça çiğnenmesidir.

Aynı şekilde PSK'ye yönelik saldırı ve tehditlerin engellenmemesi ve gerçekleşmesi halinde suçluların bulunup adalete teslim edilmemesi hukukun açıkça çiğnenmesidir. Bu kapsamda İzmir Valiliğini sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Saldırganların derhal tespit edilmesini ve adalete teslim edilmesini istiyoruz. Bu konuda yeterli ve kapsamlı yasal yetkiler ve olanaklar mülki amirlerin elinin altındadır.

Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK)'nin ismiyle programıyla, düşüncesiyle yürürlükteki resmi düşünce sistemiyle farklı olacağını bilmek gerekir. Aksi takdirde farklı bir parti olmazdı.

Yine yürürlükteki resmi düşünce sistemiyle 180 derece farklı düşünceler ve örgütlenmeleri ulusal ve uluslararası hukuksal güvence altındalar. Şiddete tapanların ve resmi ideoloji esirlerinin bunu anlaması elbette kolay değil ama PSK'nin içinde bulunduğu sivil, demokratik ve barışçıl mücadele onlara bu gerçeği de öğretecektir.

Aynı şekilde PSK, ismiyle programı ve istemleriyle Türkiye'de Kürdistan sorununun sivil, demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için mücadele eden bir partidir. Bu mücadelesi ile tüm bu kavram ve istemlere yönelik tutucu, gerici ve çağdışı anlayışları bertaraf edecek ve bu alanda da normalleşmeyi sağlayacaktır. Kimsenin kuşkusu olmasın.”

PSK’YE DÖNÜK SALDIRILAR TEPKİYLE KARŞILANDI

PSK’ye dönük saldırıya aralarında HAK-PAR, PAK, KOMKAR’ın da bulunduğu birçok siyasi parti ve grup tepki gösterdi. HDP Van Milletvekili Adem Geveri de bir açıklama yayınlayarak saldırıyı kınadı.

HAK-PAR Genel başkanı Refik Karakoç, açıklamasında şunları belirtti:

“PSK (Partiya Sosyalista Kurdistan) İzmir bürosunun parti tabelası bir grup ırkçı ve faşist tarafından tahrip edildi. 17 Mayıs gecesi gerçekleşen bu saldırının tabelada yer alan Kürdistan adına yönelik bir saldırı ve tahammülsüzlük olduğu açık.

Bu ırkçı ve faşist saldırıyı kınıyoruz. PSK İzmir İl Örgütüne de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”

PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik imzasıyla yayınlanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Kürdistan Özgürlük mücadelesi 200 yıldır büyük emek,değer ve bedellerle sürdürülmektedir.

Bu mücadeleyi Kürdistan ismiyle, Kürdistani kimlikle yasal alanda yeni bir merhaleye yükselten Kürdistani partilere yapılan her saldırıyı PAK'a yapılmış bir saldırı olarak kabul ediyor ve PSK İzmir İl Örgütü’ne yapılan saldırıyı kınıyoruz.

Hiç bir saldırı ve tehdit Kürdistan’ın özgürlüğüne engel olamayacaktır.”

KOMKAR Almanya örgütü de PSK’ye dönük saldırıyı bir açıklama ile kınadı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Son aylarda Türkiye metropolerinde PSK bürolarına ve yöneticilerine yönelik faşist ve ırkçı saldırılar hız kazandı. Öncelikle sosyal medyada ve yerel basında PSK üye ve yöneticilerine karşı linç kampanyaları başlatılıyor ve ölümle tehdit ediliyorlar. Bu tür yöntemlerle sonuç alamayan güruhlar bu kez saldırılarını fiilen hayata geçiyorlar.

PSK’ye karşı başlatılan faşizan saldırılara bir halka da 17 Mayıs 2017 tarihinde eklendi ve PSK İzmir il binasına yönelik faşist ve ırkçı bir saldırı gerçekleştirildi.

Saldırgan kişi veya kişiler tarafından PSK İzmir il binası önünde asılı bulunan PSK levhası sökülüp parçalanmış.

Bu saldırı PSK İzmir il örgütünün çalışmalarını çekemeyen ve levhada yazılı olan Kürdistan ismine karşı tahamülsüzlük ve kabullenememeden kaynaklanmaktadır.

Bu alçakça saldırıyı yapanlar çok iyi bilsinler ki Kürdistan ismi Kürtlerin kırmızı çizgisidir. Hiç bir güç ve çevrenin bu ismi yasaklamaya gücü yetmeyecektir.

Komkar -Almanya olarak Kürdistan ismine ve PSK İzmir bürosuna yapılan bu ırkçı, faşist ve alçakça saldırıyı şiddetle kınıyoruz ve buradan PSK'li arkadaşlarla dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyoruz.”

HDP Van Milletvekili Adem Geveri ise açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“İktidar tarafından ‘hassas-makbul’ vatandaş addedilen kimseler eliyle Kürt siyasi partilerine ve demokratik sivil siyasete karşı yapılan ırkçı-faşizan saldırıları ve özelde PSK (Kürdistan Sosyalist Partisi) İzmir ve Manisa İl Örgütleri’ne yapılan saldırıları nefretle kınıyorum.

İktidar yetkililerini, Kürt siyasi partilerinin ve demokratik sivil siyasetin engellenmesine yönelik yürütülen ırkçı söylemler ve tehlikeli saldırılar karyısında tavır almaya ve saldırıları yapan kimseler hakkında da gerekli işlemlerin bir an önce başlatılması noktasında sorumlu davranmaya davet ediyorum.”