Siz de soy ve kökeninizi merak ediyor musunuz?

Baba tarafımdan ailemin hepsi Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinin kuşaklar kuşaklar boyu, yerli halkıydı. Ne yazık ki onlar artık mezarsız ölüler. Ölüm tarihleri de 1915'i gösteriyor.


Yervant ÖZUZUN


Nüfus kayıtlarındaki geriye dönük soy ve köken bilgilerine ulaşılamıyordu. Tapu kayıtlarında, gizli tutulan bir kısıtlama kararı vardı. Soy ve köken bilgilerinin herkese açılması menfaatlere uygun görülmemişti. Demek ki doğrular bazen milli menfaatlere aykırı olabilirmiş.

Bu kısıtlama kararı, 8 Şubat 2018 tarihinden itibaren kalkmış.

Ne değişti bilmiyoruz. Mesela nüfus alt bilgilerinde etnik farklıların kod numaraları var. Ben numaramı biliyorum. Biz Ermeniler (2) kod numaralı vatandaşlarız.

Onlar kalktı mı? Sanmıyorum. Yeri geldiğinde kullanmak için gizlenmiş olabilir.

Vatandaşlar E-Devlet üzerinden artık soy ve kökenlerine ulaşabileceklermiş. Hatta ulaşanlar da olmuş ama bu kısa sürmüş. Çünkü aşırı yoğunluktan sistem kilitlenmiş. Habertürk gazetesinin haberinden öğrendiğimize göre Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü, bu kadar yoğunluk beklemediklerini söylemiş. Sistem gündüz saat 14.00’ten gece 02.00’ye kadar, ancak 12 saat devam edebilmiş.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Sinan Güner'in konuyla ilgili açıklaması şöyle:

“Toplamda 310 bin sorgulama çıktısı verildi. Böyle bir kapasitenin yürütülmesi imkânsız... Soy sorgulama için günlük belirli bir kota açacağız..."

Talebi normal gördüklerini söyleyen Sn. Güner, “Vatandaşlara hak vermek lazım. Neyle karşılaşacaklarını merak ediyorlar. Vatandaş biraz sabretsin. Anne ve babalarıyla daha fazla konuşup onlara sorsunlar... Ne zaman açılacağıyla ilgili net tarih vermek çok zor. Kısa zamanda açılacak” dedi.

Müdürün soy köklerini öğrenmek isteyenlere önerisini okudunuz; "Anne ve babalarıyla daha fazla konuşup onlara sorsunlar” diyor.

Bu gibi şeylerin aile içerisinde sır olarak saklanması bu ülkenin gerçeklerinden biridir. Sırrını bizlerle paylaşan insanlarla çok karşılaşırız. Ama o sır aramızda kalır.

Yurdum insanlarının bu yoğun talebinin, bu merakının nedeni soy ve kökenleriyle ilgili, tam bilmedikleri bazı şeylerin var olduğunun göstergesi değil midir?

Bu ülkede öğrenecekleri sonuçları hiç önemsemeyen insanların da, sonuçtan rahatsızlık duyacakların da var olduğunu biliyoruz.

Kimi yerde kurtuluş günü etkinliklerinde figüran olarak bile hiç kimsenin Ermeni olmak istemediğini gazetelerde okuruz. Böyle insanların kökenlerinin Ermeni olduğunu öğrenmesi onlar için ciddi bir travma değil midir?

Katı bir dinci veya bir milliyetçi için bu kabul edilebilir bir olgu olabilir mi?

Ben bu konuda rahatım çünkü soy ve kökenimi çok iyi biliyorum. Mesela baba tarafım, ismini taşıdığım dedem, 1914’de babam 3 aylıkken asker olmuş Sarıkamış'a gitmiş. Geri gelmemiş. Baba tarafımdan ailemin, dedemden önceki kuşaktan kadınlarını da, erkeklerini de biliyorum. Onların hepsi Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinin kuşaklar kuşaklar boyu, yerli halkıydı.

Ne yazık ki onlar artık mezarsız ölüler. Ölüm tarihleri 1915'i gösteriyor ama onların nerede, nasıl öldüklerini bilmiyorum.

Anne tarafım mı? O biraz farklı. O biraz da kimi yurdum insanlarıyla ortak nokta.

Haziran 1915’te sıra Merzifon Ermenilerine gelmiş. Müslüman olanların "Tehcir" dedikleri, ölüm yolculuğuna gönderilmeyeceği söylenmiş.

Annemin büyüklerinden bir kısmı, çoğu kadın ve genç kız olmak üzere Müslümanlığı kabul etmiş. Diğerleri Müslüman olmayanlarla ortak kaderi paylaşmış.

Müslüman olan dedeme Adil ismini vermişler. Ama nüfus kağıdına "Mühtedi Adil" diye yazmışlar. Yani “Dönme Adil”, sonradan Müslüman olan Adil.

1921’de annem dünyaya gelmiş. Onun nüfus kâğıdında da baba ismi hanesine "Mühtedi Adil" yazmışlar. Annem, Mühtedi adil kızı Zekiye olmuş.

Annemin babasının ve dedesinin ölüm tarihleri 1915’ten sonraydı. Çünkü onların isim hanesinde isimlerinden önce "Mühtedi" yazıyordu.

Annem küçükken dedem vefat etmiş. Geride kalanlar yargı kararıyla nüfustaki bilgileri esas isimleriyle değiştirmişler.

Annemin birkaç sayfalı eski nüfus cüzdanında adı bölümündeki Zekiye'nin üzerini çizip "tashihen Bercuhi" diye yazıp mühür basmışlar. Din bölümündeki İslam sözcüğünün önüne "Gayri" yazıp "Gayri İslam" yapmışlar ona da bir mühür basmışlar. Ama baba adı Mühtedi Adil olarak kalmış.

Yeri geldiğinde Anadolu'nun kültürler harmanı olduğunu söyleriz. Bu aynı zamanda Anadolu’da o kültürleri yaratan, yaşatan halkların harmanıdır.

Bunun anlamını, bu harmanın içeriğini teke indirgeyebilir miyiz?

Bu olgu bu toprakların gerçeği, hatta zenginliği değil midir?