Türk Akımı için feda edilen 25 milyon dolar ve Istrancalar

Istrancaların eşsiz ekosisteminin korunması için milyonlarca dolarlık koruma projeleri hazırlanmış ancak hiçbiri uygulamaya bile alınmadan Rusya'dan gelecek doğalgaz için heba ediliyor.


Türkiye'nin en önemli ekosistem alanlarından birini oluşturan Kuzey Ormanları'nın önemli parçalarından biri kadim Istranca Ormanları, ciddi bir ekolojik kırım projesinin pençesine girmek üzere... 

Kamuoyunda Türk Akımı olarak biliniyor ama adında Türk olması sizi yanıltmasın, Rusya'nın yıllık 750 milyon dolar kâr edeceği doğalgaz boru hattı projesi için Trakya'nın Kuzey Ormanları, eşsiz bir değere sahip Istranca Ormanları katledilecek. 

Maalesef, yıllardır Trakya'daki bazı sivil toplum örgütleri seslerini duyurmaya çalıştı ancak kulaklar tıkandı, gözler başka yere çevrildi, hal böyle olunca da bu projenin yaratacağı tahribatlar Türkiye gündemine yumurta kapıya dayanınca geldi.

Türk Akımı projesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından Aralık 2014'te açıklandı, o dönemde Rus şirketi Gazprom ile Botaş arasında bir mutabakat anlaşması imzalandı. Proje, Türkiye'nin bir Rus savaş jetini düşürmesiyle bir süre askıda kaldı. Daha sonra Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Akımı'nın hükümetler arası anlaşmasını İstanbul'da Ekim 2016'da gerçekleştirilen Dünya Enerji Kongresi'nde imzaladı. Ardından projenin inşaatına geçen yıl Mayıs ayında start verildi. 

Projenin kapsamında, Karadeniz'in derinliklerinden 15,75 milyar metreküp kapasiteli iki doğalgaz boru hattının inşa edilmesi var. Hatlardan biri doğrudan Türkiye'nin kullanımına açılacak. Rusya'dan gelen gaz, Türkiye üzerinden Yunanistan ya da Bulgaristan'dan geçip Avrupa'ya satılacak. 

Türkiye'nin enerji ve mega projeler alanında attığı her adım gibi Türk Akımı da ciddi bir çevre tahribatına yol açacak. Boru hattının geçeceği Kıyıköy, Istrancalar, Lüleburgaz, Vize, Saroz Körfezi için tam bir çevre felaketi yaşanacak.

Hattın Türkiye'de karaya çıkacağı Kıyıköy'de de inşaat başladı. Burada 400-500 dönümlük meşe ormanı yok edildi. Ayrıca, boru hattı çıkışının yapıldığı alan, balık geçişinin göç alanı ve balıkların yumurtlama yaptığı yer. 

Boru hattının denizdeki bölümü, Rusya'nın Anapa kentinden Türkiye'nin Kıyıköy beldesine dek Karadeniz boyunca yaklaşık 930 kilometrelik bir uzunluğa sahip.

Bu mega projeyle Istrancalar boydan boya 30 kilometre boyunca ortadan yarılacak, sayısız canlıyı barındıran milyonlarca ağaç daha katledilecek. Kuzey Ormanları ekosistemi ve bölgedeki yaban hayatı ikiye ayrılarak parçalanacak. Istrancalar'ı yok edecek, sayısız endemik hayvan ve bitki türünün sonunu getirecek, Kuzey Ormanları köylülerini yaşamdan koparacak, yerinde yurdundan edecek.

İşin ilginci şu ki, devlet aslında Istrancalar bölgesinin korunmasıyla ilgili uzun yıllardır çalışma yapıyor. Istranca Biyosfer Projesi ile Orman Bakanlığı ve Dünya Bankası işbirliğiyle hazırlanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi projelerine bugüne kadar 25 milyon dolar harcandı. Yani, Istrancaların eşsiz ekosisteminin korunması için milyonlarca dolarlık koruma projeleri hazırlanmış ancak hiçbiri uygulamaya bile alınmadan Rusya'dan gelecek doğalgaz için heba ediliyor.

İğneada Longoz Ormanları, dokuz kriterden altısını yerine getiriyor olmasına rağmen sulak alanların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını amaçlayan uluslararası Ramsar Sözleşmesi'ne ısrarla dahil edilmemişti. Ajandalardaki gizli gündemlerde neler neler varmış, şimdi anlıyoruz.

Burada Gazprom'a sunulan vergi kıyaklarıyla ilgili de ufak bir hatırlatma daha yapalım:

Şubat 2018'de Türk Akımı Gaz Boru Hattı Projesi Genel Tebliği ile Türkiye, Türk Akımı hattında Gazprom ve/veya iştiraklerinin kuracağı şirketlerin Türkiye kıta sahanlığında yürüteceği faaliyetlerin vergiden muaf tutulmasına karar verdi. Türk Akımı, bir anda pek çok ayrıcalık ve muafiyete sahip oldu.

Projenin deniz bölümünün inşaatı Rusya'nın en büyük enerji şirketlerinden Gazprom'un yüzde 100 iştiraki South Stream Transport B.V. şirketi tarafından gerçekleştiriliyor.

İstisna kapsamına, deniz bölümü şirketinin gerek yurt içinden gerekse yurt dışından temin ettiği, mühendislik danışmanlık hizmetleri, inşaat öncesi hizmetleri ve inşaat tesisi işletme hizmetleri, ön tasarım hizmetleri ve tasarım hizmetleri (ön yatırım çalışmaları, tasarım ve mühendislik ve diğer benzeri hizmetler) dahil olmak üzere danışmanlık, hukuk, muhasebat ve mühendislik hizmetleri giriyor. Tüm bu hizmetler KDV'den istisna tutulacak. Bu şirket ayrıca gelir üzerinden alınan vergilerden de istisna olacak.

Anlaşma gereği tebliğ ile Ruslara verilen en ilginç ayrıcalık, kara hattı 2 için kurulacak ortak şirketin edineceği mülklerin emlak vergisinden dahi muaf tutulacak olmasıydı... 

Projeyle ilgili son bir iki not daha:

Gazprom, daha önce projenin maliyetinin 6 milyar dolar olabileceğini belirtmişti. Ancak, geçtiğimiz aylarda tahminini 7 milyar dolara yükseltti. Küresel piyasalardaki dalgalanma ile şimdi kaç milyar tahmin ediyor Allah bilir artık. Açıklamaya göre, proje önce Gazprom bütçesinde finanse edilecek, daha sonra proje tahvilleri üzerinden finansman sağlanacaktı. Tabi işler yolunda gider ve o tahvilleri satın alan çıkarsa...

ABD ile Rusya arasındaki restleşmelerin ve yaptırımlarla ilgili gerilimin de bu projeyle yakından ilgisi var. 

Malum, son günlerde Gazprom cephesinde işler pek iyi gitmiyor. Geçtiğimiz günlerde Ukrayna enerji şirketi Naftogaz, İngiltere'de bir yetkili mahkemenin Gazprom'un İngiltere ve Galler'deki varlıklarını dondurduğunu duyurdu. Gazprom'un Ukrayna'ya doğalgaz sevkiyatıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğine hükmeden tahkim mahkemesi, Gazprom'un Naftogaz'a 2.56 milyar dolar ödeme yapması yönünde karar verdi.

AKP iktidarı, geleceği böyle belirsizliklerle dolu bir şirkete ve projeye vergi muafiyetleri ve istisnalarla milyarlar kazansın, ülkenin en nadide ormanlarını barındıran coğrafyalarından birini yok etsin diye doğal varlıklarını altın tepside sunuyor. 

Yarın öbür gün Gazprom projeyi yapamayacak hale gelir, proje askıya alınırsa onları Putin reisleri kurtarır, olan bizim ülkenin taşına toprağına, ormanına, suyuna, köylüsüne olur. 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…