Artı Gerçek

Bağdadi’nin eşi: Trump’a göre öldü, Erdoğan’a göre elimizde!

Böyle bir kişinin eşi Türkiye emniyet ve adaletinin elinde ama cumhurbaşkanı açıklarken ‘1-1,5 yıldır’ diyerek ortaya uçuk bir zaman farkı koyuyor.


Bu yaşımda hafiyeliğe başlayacağım hiç aklıma gelmezdi. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta IŞİD lideri Bağdadi Türkiye sınırına 5 km bir mesafede, Suriye’de ABD ve PYD işbirliğiyle öldürüldü. Öldürülenler arasında bitakım IŞİD askerleri var, ayrıca 1 kadın ve 3 çocuk da var. İlk gelen haberlere göre ölen kadın Bağdadi’nin ilk eşi olan Asma Fawzi Al Qubaisi. Henüz bu konuda kesin bilgi yok, ancak bütün bilgiler o yönde.

Öncelikle Bağdadi’nin evliliklerini bilmek gerekiyor. Asma Fawzi Al Qubaisi ilk eşi ve aynı zamanda kuzeni de oluyor ve şimdiye kadar yanından hiç ayrılmadığı söyleniyor ve 5 çocukları var. Bağdadi’nin ikinci eşi Iraklı İsrail Rajab Mahal Al Qaisi ve 1 oğlu var. Bu eşini şimdiye kadar kimsenin görmediği ve ilk eşiyle beraber oturduğu söyleniyor.

Bağdadi’nin diğer eşi ise Saga Al Dulaimi ve sadece 2014’ün Mart ayında Suriye Cezaevi’nden çıkarken görüldü, Hıristiyan Maaloula Köyü’nden kaçırılan rahibelerle takas edildiği söylendi. Saga hamileyken kaçıp ailesinin yanına yerleşti, Hagar isimli kızını Bağdadi hiç görmedi.

Gelelim son evliliğine, Kayla Mueller adındaki eşi Alman ve ailesi normal bir evlilik olmadığını, tecavüz sonrası olduğunu söylüyor. Kayla Mueller bir ABD hava saldırısında yaşamını yitirdi.

Bağdadi öldürüldüğünde ilk gelen haberler 2 eşinin de yanında olduğu ve öldürüldüğü üzerineydi. Şimdi tekrar başa dönelim, 28 Ekim 2019 tarihinde Türkiye sınırına 5 km mesafede Bağdadi öldürüldü. Cesedinin denize atıldığının söylenmesinin ardından Yeni Akit Gazetesi “Cenazesine de tahammülleri yok” diye bir başlık attı. Bu başlık bile gazeteyi kapatmak için bence yeterdi ama tepki bile gelmedi. Recep Tayyip Erdoğan aynı tepkiyi bir cumhurbaşkanı olarak gösteremezdi, zaten IŞİD’e silah sattığı lafları dolaşıyor ve IŞİD’le petrol alışverişinde bulunduğu söyleniyordu, hatta Rusya ellerinde belge olduğuna kadar vardırıyordu işi. Ancak Erdoğan yine de sindiremedi ve sanki intikam almak zorunda hissetmiş gibi “Bazı ülkeler milli güvenliklerine tehdit olarak gördükleri teröristleri her nerede olursa olsun bulup ortadan kaldırıyorlar. Öyleyse Türkiye’nin de aynı hakka sahip olduğunu kabul ediyorlar demektir. Buna ellerini sıktıkları, övgüler dizdikleri teröristler de dâhildir. İnşallah yakında bu konuda milletimize müjdelerimiz olacaktır.” diye bir açıklama yaptı.

Bu açıklama bana göre Erdoğan’ın bugüne dek kırdığı potların en büyüğüydü ve bir şekilde düzeltilmeliydi. Aradan 10 gün geçti ve Erdoğan kendince bombayı patlattı. Macaristan seyahati öncesi Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı açıklamada “Olay ciddi boyutlara doğru gidiyor. Bağdadi’nin yakın çevresi ülkemizi hedef aldı. Bunlar ülkemize gelmenin gayreti içinde. En son Azez’de ablasının eşinin ve çocuğunun yakalanması vardı. Bu yakaladıklarımızı yakaladıktan sonra geri gönderme merkezlerimize alıyoruz. Burada duracaklar, Adalet Bakanlığımız ne karar verecek göreceğiz. Eşi de 1-1,5 yıldır elimizdeydi. Eşinin de aynı şekilde bu süreçte yeri olacak. Sayı çift haneli rakama doğru gidiyor. Bunun içinde tüm yakınlarının olduğunu görüyoruz. Şu anda açıklamayı doğru bulmuyorum daha sonra net hale geldikten sonra açıklamasını yapacağız. Bağdadi’nin eşinin yanında DNA’sı doğrulanmış çocuğunun da olması bizim için önemli. Sorgulama işlemleri kararlılıkla devam ediyor.” dedi.

28 Ekim ve 6 Kasım, sizce Erdoğan bunca gün bu açıklamayı yapmak için neyi bekledi. Açıklamada bir bölüm var, beni çok şaşırttı ama benim dışımda şaşıran olmadı sanırım: “Eşi de 1-1,5 yıldır elimizdeydi.” Böyle bir kişinin eşi Türkiye emniyet ve adaletinin elinde ama cumhurbaşkanı açıklarken “1-1,5 yıldır” diyerek ortaya uçuk bir zaman farkı koyuyor. Çok net söyleyeyim, kısa dönemlik işler için “2-3 gündür” belki diyebilirsiniz ama araya 6 ay gibi uzun bir süre koyarak anlatamazsınız.

Bu sadece başlangıcı, Asma Fawzi Al Qubaisi’nin ellerinde olmasıyla ilgili o kadar çok soru var ki:

  1. Tam yakalandığı tarih?
  2. Hangi durumda yakalandı?
  3. Yanında kimler vardı?
  4. Tutuklanmak üzere mahkemeye çıkartıldı mı?
  5. Tutuklandı mı?
  6. 1 yada 1,5 yıl nerede tutuldu?
  7. Bunca zaman devletin elinde olan birisiyle ilgili neden basın ve halk bilgilendirilmedi?
  8. Bağdadi, eşinin Türkiye’de yakalanmasına ölene dek neden hiç tepki göstermedi?
  9. Bağdadi Türkiye sınırına 5 km mesafede oturduğuna göre eşiyle bu süre içerisinde hiç görüştüler mi?
  10. Asma Fawzi Al Qubaisi’nin ifadesi alındı mı, alındıysa kim aldı?
  11. İfadesi alındıysa Erdoğan ifade sırasında bulundu mu?
  12. Asma Fawzi Al Qubaisi ne kadar ve hangi şartta Türkiye’de kalacak?
  13. Asma Fawzi Al Qubaisi kalacaksa yargılanacak mı?
  14. Asma Fawzi Al Qubaisi bugüne kadar neden yargılanmadı?

Aklınıza başka soru geliyor mu, bilmiyorum ama bir ülkenin yavaş yavaş da değil, hızlı çöküşünü görmek gerçekten çok acı gelmeye başladı artık. Bu kadar laçka yada gerçekten herkesi aptal ama kendini cin zanneden bir ülke görmedim bu yaşıma kadar. 4 kardeşin beraber intihar ettiği ve otistik yavruların okullarından saldırıyla kovulmaya çalışıldığı bir ülke esasında bizim çabalarımızı da hak etmiyor ama gerçekten demokrasiye inananlar için bu savaş devam edecek. Yeni cezaevi yapmayı, insan öldürmeyi müjdeleyen ve bu müjdeleri alkışlayan bir halk ile karşı karşıya olmak gerçekten hem psikolojik hem de travmatik bir vaka ve üstüne gitmeye devam edeceğiz.

Yine de hâlâ kafam karışık, Trump’a göre ölen kadının ifadesinin alınıp alınmadığını Erdoğan’a soracak noktaya geldim ya, ülke tedavilik, ben ne yapayım.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…