Artı Gerçek

Domuzbağı bir işkencedir Ali Türkşen, fırtına da palavra...

Rüzgar hızına baktığımızda Ali Türkşen’in fırtınadan çok rüzgârsızlıktan yelkenliyi erken bıraktığı anlaşılıyor yada kendisini başka fırtınanın içine atmaya gidiyor.


8 Eylül 2019 Halk TV Cüneyt Akman Programı

Ailemle birlikte bir tekne kiraladım, gelin görün ki o tarihte hanımla çocuk çok iyi yelkenci değil, bitek yelken bilen ben, deniz biraz fazla şiddeti arttı, bir haftalık tatilimizi 1 gün erken keserek (15 Temmuz sabahı) dönmek durumunda kaldık.

14 Temmuz 2017 Halk TV Can Ataklı Programı

Ondan 1 hafta önce biz ailemle birlikte Marmaris’e tatile gitmiştik, bir tekne turuna. Onun da sonunda başka bir faaliyetimiz olduğu için Cuma günü yola çıktık, Cuma sabahı, 1 gün araba kullandım.

8 Eylül 2019 Halk TV Cüneyt Akman Programı

Ben işkence yapmadım.

Binbaşıyı bağladılar, evet domuz bağıyla, kahve mi söyleyecektik.

O akşam adamlarla boğuşurken kılıcı fazla sallamışız.

Bu işkenceyi savunmak değildir. Bu kadar hainliğin içinde sizin, efendim tank mermisiyle, top mermisiyle 2’ye böldüğünüz, 5’e böldüğünüz insanlar varken, itiş kakışın hesabını yapmak işkenceyi savunmak değildir.

Biz öyle yetiştik, böyle durumda arkadaşlarımın yanında ölürüm, onları bırakamam.

Ben daha SAT’a gidemeden, o dönemin komutanı, şu an amiral olan Turhan kardeşim bana telefon açtı. Dedi ki, yola çıktın mı, geliyor musun? Hayır, daha çıkmadım. Bülent Bostanoğlu, deniz kuvvetleri komutanı, o akşam Bülent Bostanoğlu seyyar vaziyette, arabasının içerisinde, münferit olarak dolaşıyor ki, Fetöcüler müdahele etmesinler. Dedi ki, kuvvet komutanını sana yollasam korur musun?

14 Temmuz 2017 Halk TV Can Ataklı Programı

O köprünün üstünde yazık günah yani, birçok çocuğun boğazını kestiniz, askerlerin, yani çok zavallı görüntüler vardı orada, onu siz kendi milletiniz olarak o askerleri hiç göstermeden yani, öyle bişeyi ayrıştıracaksanız yani, onları da göstermeden yapsaydınız, o zavallı görüntüler ortaya çıkmasaydı. Köprüden atladı yada korktuğundan atladı denen biçok insan var yani. Göstermeyin yani, o manzaralar hep zarar verdi, bir de onu afişlerde kullanıyorlar cumhurbaşkanlığı aracıyla.

Domuzbağı nedir:

İlk önce kurbanın boynuna ip bağlanıyor. Eğer ölüme terkedilmeyecekse kurban boğuluyor, ardından ipin ucu bedenin ön kısmından sarkıtılıp bacaklarının arasından arkaya geçiriliyor, ip çekilince bu insanın başı, bacaklarının arasına sıkıştırılmış oluyor. İp daha sonra arka tarafa alınan ellere bağlanıyor. Eller bağlanınca sıra ayaklara geliyor. Oldukça uzun tutulan bu iple ayaklar da bağlanıyor. Ardından dizler kırılıp yukarı doğru itiliyor. İp bu şekilde 3'e katlanan vücudunun çevresinde dolanıyor. Beden top gibi bir hale getiriliyor.

Size ayrıca 15 Temmuz 2016 tarihinde Antalya, Dalaman ve Marmaris’deki hava durumunu vermek istiyorum. Dalaman – Marmaris arası 89 km. Antalya – Marmaris arası da 321 km. Biraz daha detaya inersek o gün Dalaman’da en yüksek rüzgâr durumu 15 olarak gözüküyor ki yelken için neredeyse minimum rüzgâr diyebileceğimiz bir sayı bu. Antalya’da en yüksek rüzgâr olarak 10 gösteriliyor. Antalya – Dalaman arası 236 km tutuyor ve arada rüzgâr farkı sadece 5. Bu mantıkla gidersek ve rüzgârın arttığını hesaplarsak 89 km.’de arttığını hesaplarsak en kötümser durumda bile 20’yi geçme olasılığı yok rüzgârın, ki bu da yelkenli için ideal bir rüzgârdır, hatta belki de azdır. Oysa gerçek harita o gün Marmaris’teki en yüksek rüzgâr seviyesini 11 olarak gösteriyor.

Marmaris hava ve rüzgâr durumu:

https://www.timeanddate.com/weather/turkey/marmaris/historic?month=7&year=2016

Antalya hava ve rüzgâr durumu:

https://www.wunderground.com/history/daily/tr/muratpaşa/LTAI/date/2016-7-15

Dalaman hava ve rüzgâr durumu:

https://www.wunderground.com/history/daily/LTBS/date/2016-7-15?req_city=Marmaris&req_state=48&req_statename=Turkey&reqdb.zip=00000&reqdb.magic=24&reqdb.wmo=17298

Son olarak da aşağıdaki fotoğrafı veriyorum. Bu rüzgar hızına baktığımızda Ali Türkşen’in fırtınadan çok rüzgârsızlıktan yelkenliyi erken bıraktığı anlaşılıyor yada kendisini başka fırtınanın içine atmaya gidiyor. Bu yazıdan sonra da artık kendisine soracak sorum kalmadı.

Son olarak söyleyeceğim, Cüneyt Akman’a beni programa çıkardığı için teşekkür ederim ama daha sonra “4 dakika kaldı, kendisini çıkartamam” deyip en az yarım saat daha program yapmasını ben de, izleyenler de anlamadı. Kendisini Almanya’dan aradım, telefon kapandı, sonra tekrar aradım, görevli arkadaş bağlamak üzere beklemeye aldı ve sonra telefon kapandı. Hat düştü zannettim, bikaç kez aradım ama sanırım engellenmeye alınmıştım ve hat bir daha hiç düşmedi. Yine de tekrar ediyorum, teşekkür ederim, hem ben ve Gülen bağlantısında söyledikleri, hem konuşmama izin verdiği, hem de Artı Gerçek’le ilgili söyledikleri için. Söylediğinde bir doğruluk payı var, ben HDP'li olarak başladım ama hiçbir zaman parti politikası anlamında gazetecilik yapmadım.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…