Artı Gerçek

Son Düzlük

İnancın siyasete alet edilmesi ve Allah sözcüğünün sadece siyaseten ihtiyaç duydukları anda akıllarına geliyor olması hepimiz ama özellikle mütedeyyin vatandaşlarımız tarafından ayrıca değerlendirilmeli. 

Canan KAFTANCIOĞLU

 

Her ne kadar bitiş  düdüğü çalmadan maç bitti sayılmasa da görünen o ki sandıktan hayır çıkacak. İlk günden itibaren söylediğim bu sonuç,  sona yaklaştıkça daha bir belirginleşiyor ve  görünür oluyor. Hem de devletin bütün olanaklarını babasının çiftliği misali sınırsızca kullanan AKP’ye rağmen.

Kullandıkları sınırsız imkanlar istedikleri tabloyu oluşturmamış olmalı ki son günlerde de reisleri “ahiret için evet” derken şürekası da “Allah için evet inşallah” yazısının önünde poz vermeye başladılar.  Her zaman yaptıkları gibi sıkışınca Allah’ın adıyla evet istiyor olmaları da bugünün malumunun ilamı.

İnancın siyasete alet edilmesi ve Allah sözcüğünün sadece siyaseten ihtiyaç duydukları anda akıllarına geliyor olması hepimiz ama özellikle mütedeyyin vatandaşlarımız tarafından ayrıca değerlendirilmeli. Kişinin kendisi ile inandığı arasında kurduğu  kutsal  ilişkinin bu şekilde suistimal ediliyor olması kabul edilebilir olmasa da, ilk defa karşılaşmıyoruz.

Yeri geldiğinde Bakara- makara diyen zihniyetin bugün Allah’ın adını vererek evet çağrısı yapması sıkışmışlıktan öte acziyetlerinin tipik göstergesi. Olmadılar, olduramadılar bir türlü. Dünya nimetleriyle ikna edemediklerini – elimizdeki son koz din kartını öne sürerek ikna edelim- diyen çirkin anlayışın tezahürü.

Halbuki HAYIR bloğunda durum ne kadar farklı. Elimizde koz olarak kullanılacak kartlar yerine inandığımız değerlerle çıkıyoruz sokağa. Demokrasi, özgürlük, laiklik, eşitlik gibi. Dün de aynı değerleri savunuyorduk bugün de. Ve savunduğumuz değerler için yaptığımız geçici işbirliği değil, yoldaşlık bizimkisi, inanmışlık hukuku. Sadece bu bile eşitsiz yarışta HAYIR çıkması için tek ve geçerli sebep olabilir.

Son günlerde sokakta sıklıkla karşılaştığımız soru. “hayır çıkarsa kaos çıkar” diyerek evet propagandası yapanlardan kaynaklı olsa gerek. “Aklıma hayır yatıyor ama hayır verirsem kaos çıkar mı?” Hayır çıkmaz. Çıkmayacak da. AKP üst yönetiminin kutuplaştırıcı politikalarına rağmen sokaktaki evet vereceğini söyleyen vatandaşlar da  sandıktan çıkacak sonuca saygı duyacakları net bir şekilde ifade etmekte. Bu bağlamda evet vermeyi düşünenler, yüksek perdeden evet  propagandası yapanların birkaç adım önünde. Sahibinin sesi olmaya gönüllü bir elin parmağını geçmeyecekleri bir kenara bırakırsak vatandaş sandıktan çıkacak  her sonuca saygı gösterilmesinden yana.

Sahibinin sesi demişken bu satırları yazdığım sıralarda Beyoğlu’nda saha çalışması yapan CHP Beyoğlu İlçe Başkanı ve ekibine fiziksel saldırı olduğu haberleri düştü ekranlarımıza. Şiddetin korku ve çaresizliğin bir sonucu olduğunu  bilmeyeniniz yoktur sanırım. Sahiplerinin sesi olanlar çaresizliklerini şiddetle bastırmaya çalışadursunlar, hayır diyenlere karşı yürütülen haksız, hukuksuz uygulamalar evet vereceğini söyleyen kimi kesimlerde de ciddi rahatsızlık yaratmakta. Bu rahatsızlığın izlerini sokakta görüyoruz. Aklını bir yerlere teslim etmemişler vicdan terazisinde olanı biteni tartıyor haliyle.

Bugünlük sadede gelecek olursam, siyasi düşüncesi ne olursa olsun memleketin güzel insanları Hayır’la birlikte, hep birlikte aydınlık bir geleceğin kapısını aralayacaklar.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…