Artı Gerçek

Eski dostumuz Erdoğan’a bir kıyak yapalım

O tuhaf çaylar yerine bence bildiğimiz Rize çayını içsin, zaten kendisi de Rizeli, bu ilginç çayların, İskandinavya ülkeleri örneğinde olduğu gibi yan etkileri muhtemel anlaşılan.


Bu ifadelerde birinci çoğul şahsı kullanıyorum çünkü mesele benim şahsi bir meselem değil; biz diye kastettiklerim evrensel standartlarda demokratik, laik bir hukuk devletinden, AB tam üyeliğinden yana olan bir kesim.

Biliyorum, bu “bizler” sayı olarak çok kalabalık değiliz ama çok eleştirildiğimize göre demek etki gücümüz sayısal gücümüzün biraz üzerinde.

Bir zamanlar Erdoğan ile bu grubun ilişkileri çok iyi idi ama ne zaman ki evrensel standartların yerini “yerli ve milli” söylemi aldı (Kopenhag kriterlerinin yerine Ankara kriterlerini koymak), sorunlar çıktı; biz değişmedik, her zaman evrensel standartlardan yana olduk, değişen galiba başkası, nedenleri başka bir yazıya.

Sayın Cumhurbaşkanımız geçenlerde “Emeklilikte yaşa takılanların” taleplerini eleştirir iken şöyle bir ifade kullandı: “İskandinav ülkeleri bu erken emeklilik talepleri nedeniyle battılar.”

Sosyal güvenlik sistemlerinin mantığı, etkinliği, aktüaryal dengeleri tartışılır, bir itirazım yok ama “İskandinav ülkeleri battılar” denmesine çok büyük itirazlarım olabilir.

Basından duyuyoruz, Saray ya da Külliye mutfağında ilginç, pahalı yiyecekler, içecekler varmış; yanlış anlaşılmasın Cumhurbaşkanımızın o pahalı meyveleri yemesine, o pahalı çayları içmesine, kendi cebinden ödese daha şık olur ama bir itirazım yok çok.

Ancak, acaba bu değişik yiyecekler, içecekler tüketicilerinin bünyelerinde bir yan etki yaratıyor mu, ben buraya takılıyorum, kolay mı söz konusu kişi Sayın Cumhurbaşkanımız, çünkü bazı söylenenler başka türlü açıklanabilir gibi pek değil.

İnternet çağı ilginç bir çağ, her söylenenin doğruluğunu anında test etmek mümkün.

Bu test, doğal olarak, bu ifadeleri kamuoyuyla paylaşanlar için de mümkün.

İskandinav ülkeleri diye dört ülkeyi alıyorum: İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka.

İlk aklıma gelen Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) İnsani Gelişmişlik Raporu.

Bu Raporda (2018) insani gelişmişlik kişi başına milli gelir, eğitim ve sağlık bazında hesaplanıyor, çok önemli ve doğru kriterler.

Bu Raporda Norveç birinci, İsveç yedinci, Danimarka on ikinci, Finlandiya on beşinci.

Türkiye ise 64. sırada.

Bir de hukukun üstünlüğü endeksine bakalım.

Birinci Danimarka, ikinci Norveç, üçüncü Finlandiya, dördüncü ise İsveç.

Bu sıralamada dört İskandinav ülkesi ilk dört sırayı kapmışlar.

Bu sıralamalara baktığımızda ve İskandinav ülkelerini düşündüğümüzde içimize bu ülkeler adına bir sıkıntı düşüyor, değil mi, insan acıyor İsveç’e, Norveç’e, Finlandiya’ya.

Sıkı durun, Türkiye bu hukukun üstünlüğü endeksinde 103. sırada.

İşin çok can sıkıcı yanı Arnavutluk’un 68, Çin’in ise 75. sırada yani bizim çok önümüzde olmaları.

Daha bir dizi endeks, sıralama, uluslararası mukayese verebilirim ama konu çok saçma geldiği için bu işe girmeyeceğim.

İskandinav ülkelerinin önünde olduğumuz sıralamalar istiyorsak, kadın cinayetlerine, çocuk tecavüzlerine, iş kazaları pardon cinayetlerine bakabiliriz.

Yazımın başlığında Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kıyak yapalım demiş idim; bu açıklamaları Sayın Erdoğan’ın bana çok normal ve sağlıklı gelmiyor, o tuhaf çaylar yerine bence bildiğimiz Rize çayını içsin, zaten kendisi de Rizeli, bu ilginç çayların, İskandinavya ülkeleri örneğinde olduğu gibi yan etkileri muhtemel anlaşılan.

Eski dostumuza bu öneri ile basit bir kıyak çekelim istedim sadece, kimse bir art niyet aramasın lütfen.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…