Artı Gerçek

CHP’de Sarıgül’le anılan organize işler

'Bugüne kadar, her ne olursa olsun kendi partisi içinde kalıp başka partilere gizliden ya da açıktan çalışan CHP’li pek görülmedi.'


CHP’de garip şeyler oluyor.

“Yeni mi” demeyin…

Olanlar lokal gibi gözükse de asında partinin iktidar olamayışı bir yana muhalefet olamayışının da çarpıcı bir örneği.

Bahsettiğim ne bir parti içi yarış, ne kimlik tartışması, ne de partinin siyasal çizgisiyle ilgili…

Bugüne dek daha çok AKP’de gördüğümüz türden şaibeli işler, ilişkilerle ilgili.

Bilindiği gibi Şişli’de CHP’nin adayı Muammer Keskin.

Başkanlık sevdasından vazgeçmeyen eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ise CHP yeniden aday göstermeyince DSP’ye gitmişti.

Seçim döneminde operasyonel bir görev üstlenerek, AKP lehine siyaset yürüten DSP için Sarıgül bulunmaz nimet oldu elbette.

Keskin ve Sarıgül, iki ayrı partinin adayı olarak demokratik bir yarış içinde seçime gidebilirlerdi elbette. Ama öyle olmadı.

Daha doğrusu öyle olmuyor!

Mustafa Sarıgül’ün başkanlığı boyunca süren şaibelere, ağır iddialara şimdi yenileri eklenmeye başladı.

Sarıgül’ün kazanmak için yapabilecekleri konusunda kimsenin şüphesi yok da, asıl önemlisi CHP ilçe örgütünün, belediye çalışanlarının ve kamuoyunun yakından tanıdığı bazı bölge milletvekillerinin kendi adaylarına değil Sarıgül’e destek verdiği iddiaları.

Bir partili CHP’de olup bitenlerle ilgili şunları anlattı:

“CHP içinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından çekilen kılıçlar yerel seçimler öncesinde şimdilik indirildi. Yerel seçimlerin ardından yeniden bir hesaplaşmanın olacağı ortada. Herkes hesaplarını buna göre yapıyor. Bu hesaplaşmalar ya da ‘demokratik yarış’ yıllardır CHP’de yaşanır, bundan sonra da belli ki yaşanacak. Ama bugüne kadar, her ne olursa olsun kendi partisi içinde kalıp başka partilere gizliden ya da açıktan çalışan CHP’li pek görülmedi. Bu defa farklı durum var. Şişli üzerinde, bazı CHP’lilerin de içinde olduğu başka bir oyun oynanıyor.”

Sarıgül atkısıyla dolaşan belediye başkan yardımcıları ister misiniz, Sarıgül’ün kampanyasında çalışmak için izin alan onlarca otobüs şoförü mü istersiniz, bazı ihalelerin hâlâ Sarıgül’e yakın şirketlere fahiş fiyatlarla verildiği iddiaları mı istersiniz..

Hepsi bu da değil.

Üstüne bir de Muammer Keskin’e çalışan partililerin tehdit edildiği, bazılarına Sarıgül yandaşları tarafından doğrudan telefon açılıp, Keskin için çalışmamaları yönünde uyarılarda bulunulduğu anlatılıyor.

Ki ‘uyarı’ alanların başında Keskin için çalışan Şişli Gençlik Kolları da var.

Devamı var; Muammer Keskin’in afişleri yırtılıyor, pankartları kesiliyor ama ilçe başkanlığından tepki gelmediği gibi etkili bir önlem alınmaması da, Keskin’i destekleyen parti tabanının tepkisini çekiyor.

Muammer Keskin’e CHP milletvekillerinden Özgür Özel, Aykut Erdoğdu, Sibel Özdemir destek verirken, özellikle bölgedeki Kürt oylarında etkili olabilecek isimlerin ortalıkta pek görünmemesinin de Şişlilerin tepki duymasına neden olan bir başka unsur olduğu konuşuluyor.

CHP’liler niye kendi adaylarını değil de Sarıgül’ü destekliyor derseniz, dava konusu olmayacak bir yanıt vermek zor olduğundan yorumu şimdilik size bırakıyorum.

CHP’nin “Gökçek”i de Sarıgül desem belki bir ipucu olur.

Şunu da eklemek gerekir; CHP yalnız Meclis’te pek çok kritik konuda AKP rejimine destek vermiyor, birçok AKP’li belediyede de meclis üyeliği yapan CHP’lilerin rant işlerine karıştığı, AKP ile birlikte davrandığı biliniyor.

Yozlaşma ve çürüme CHP’li siyasetçilere kadar yayılmasaydı rant ve çıkar ilişkileri belediye başkan yardımcısının öldürülmesine kadar uzanmazdı.

Başta söylediğim sözü, aslında bu meselenin CHP’nin siyasi çizgisi ile de yakın ilgisi olduğunu belirterek düzeltmeliyim.

Siyaseti rehin alan kirlenme o kadar bulaşıcı ki, hangi açıdan bakarsanız bakın CHP’nin etkili bir muhalefet yapmasını beklemek, umut beslemek mümkün değil.

CHP yönetiminin basiretsizliği ne yazık ki yalnız Şişlilerin değil ülkenin kaderini de etkiliyor.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…