Artı Gerçek

17 yıldır bir ilk: AKP’nin ışıkları kapanırken

17 yılda bir ilk: İlk kez bir seçimde AKP Genel Merkezi sakin, Erdoğan balkon konuşması yapmıyor.


23 Haziran gecesi Söğütözü Caddesi çok uzun süredir en sakin anına sahne oluyor… 

AKP Genel Merkezi’nin her bir katını dışarıdan ışıklandıran lambalar açık, Genel Merkezin ön tarafında boydan boya asılan Recep Tayyip Erdoğan’ın pankartını sarı lambalarla ışıklandırıyorlar.

Genel Merkezin girişine doğru giden ara sokakta bu ışıklandırmalar da yok. O kadar karanlık ki; Genel Merkez önündeki polislerin bizi fark etmesi dahi ancak kameramızın ışıklarını yaktıktan sonra gerçekleşebiliyor.

Genel Merkez’in 17 yıldır her seçimde meşhur balkon konuşmalarına sahne olan arka bahçesinde sabahtan bu yana yapılan hazırlık olduğu gibi duruyor. Polis, bahçeye girişleri düzenlemek için yola barikatları kurmuş. Buraya Genel Merkez tarafından bir canlı yayın aracı, bir jeneratör ve bir taşınır baz istasyonu getirilmiş. Ağaç dallarının gölgesinde kalmış arka arkaya üç beyaz minübüs normalde kalabalık arasında sıkışırken, şimdi varlıklarını fark etmek bile çok zor.

Konuştuğum yetkililer 21:30 itibariyle Genel Merkez’de parti kurmaylarının hiçbirinin olmadığını söylüyorlar. İçeride bekleyen bir iki basın mensubu da 3G’lerin düğmesini kapamış, içerideki basın odasında bekliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir klasik haline getirdiği konuşmaların meşhur adresi balkon tamamen karanlık; onu büyük bir coşkuyla izleyenlerin yer aldığı bahçe ise bu akşamlık Genel Merkez çalışanlarının otoparkı olarak kullanılıyor.

Burada canlı yayın yapmak isteyen tek basın emekçisiyim ama heyhat! bu küçücük ilgiye dahi tahammül yok. Zira benim akreditem yok… Tam da bu saniyelerde Gazeteci Ünsal Ünlü, meşhur Başbakanlık Basın Müşaviri Akif Beki’nin televizyonda yandaş medyaya ilişkin nasıl günah çıkardığını söylüyor. Akif Beki televizyonda günah çıkaradursun, AKP Genel Merkezi önündeki bekçiler bana aramam gereken isimleri, Beki’nin mirasçılarını sıralıyorlar.

Genel Merkez’in hemen karşısından yayına geçiyorum ben de… Zira burası an itibariyle Söğütözü Caddesi’nin en hareketli yeri. CHP Genel Merkezi’nden AKP Genel Merkezi’ne uzanan bu kavşak, meşhur Söğütözü Kavşağıdır.

Bu akşam bu kavşakta olağanüstü bir trafik tedbiri var. Trafik polisleri, gecenin bir yarısı “olmayan trafik yoğunluğunu” yönetmek üzere buraya yığılmışlar. Ne zaman CHP Genel Merkezi’nden bir konvoy AKP Genel Merkezi önünden sloganlar ve kornolarla geçse, kavşak ortasında devreye giren trafik polisleri trafik ışıklarını dinlemeden konvoyun önünü açıp hızla bu duraktan geçmelerini sağlıyor.

Bir Başkent Gazetecisi olarak benim için bu kavşak noktası, Söğütözü Kavşağı Türkiye’nin iki kutbunun da ayrışma noktası anlamına geliyor.

Zira çok değil sadece bir yıl önce 24 Haziran 2018 tarihinde aynı kavşağın batısında bulunan CHP Genel Merkezi’nde, partililer CHP bahçesinde kızmış, sinirlenmiş erkenden bu noktayı terk etmişti. CHP’liler yavaş ve sessizce bu kavşaktan evlerine doğru giderken; aynı kavşak davullu, zurnalı, bayraklı büyük bir konvoyu AKP Genel Merkezi’ne doğru ağırlıyordu. Kornalara asılanlar, jiplerinin üzerinde davul zurna çalanlar, tek bir kişinin ismini zikredenler, onun bayraklarıyla arabalarını donatanlar kavşağa kadar erişmeye çalışıyordu. Zengin ve gösterişli bu kutlamaların altında yayın yapmak isteyen muhalif basın emekçilerinden başlarına pet şişe yiyen de oldu şimdiye kadar, kovalanan da… Söğütözü Kavşağı bu haliyle kazananın kibrinin en yüksek dozajda ifade ettiği nokta oluyordu.

Sadece bir yıl sonra, aynı kavşağın doğusunda bu kez CHP Genel Merkezi’nde görkemli bir kutlama var. CHP Genel Merkezi, sandıklar açılır açılmaz yoğun bir ilgiye ev sahipliği yapıyor. Büyük bir kitle bahçede, sığabilen kadarı ise CHP Genel Merkezinin giriş katındaki televizyondan gelişmeleri takip ediyor. Binali Yıldırım televizyona çıktığı anda da Genel Merkez’de büyük bir tezahürat yaşanıyor. O saatten itibaren CHP Genel Merkezine çıkan tüm yollarda da bir kilitlenme gerçekleşiyor. Davullu zurnalı gruplar, kadınlar, erkekler, çocuklar, köpeğini kedisini yanına alanlar, ezgiler eşliğinde Genel Merkez’e koşuyor. Kalabalık arttıkça CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşma saati de erteleniyor. CHP’nin balkonu yok. O nedenle burada son iki seçimdir yapılan tüm konuşmalar bahçeye getirilen bir seçim otobüsünün üzerinden gerçekleşiyor.

Bahçede seçim sonuçlarını gösteren dev ekrana bakan yok. “Hak hukuk adalet” sloganları atanlar, bahçenin ortasında omuz omuza zıplayanlar, kenarda köşede olduğu yerde müziğin ritmine kendini kaptıranlar; bir tarafta renkli meşaleler yanıyor diğer tarafta konfetiler patlıyor.

Ankara’nın Söğütözü Kavşağı bir yıl arayla tam tersi iki farklı olaya işte böyle sahne oluyor. Bu kavşak sadece iki Genel Merkezi değil kenti de ikiye bölen keskin bir çizgi. Bu çizginin yukarı tarafında kalan ve AKP’nin 17 yıllık iktidarında sil baştan oluşturduğu Çukurambar’da da sessizlik hakim. Klasik bir AKP mimarisi örneği büyük gökdelenler ve ışıltılı sokaklardan geriye 23 Haziran akşamı sadece kebapçıların yanar dönerli tabelalarında bir yaşam belirtisi var.

Çizginin Bahçeli’ye oradan da Çankaya’ya akan yollarında ise CHP’den çıkan uzun bir konvoy var. Çankayalılar karakteristik ağırlığından kaynaklı olacak, bu kutlamaları kafelere taşımışlar. Gösterişli kutlamaların adresi ise Kürtler ve Alevilerin yoğunluklu oturduğu Tuzluçayır’da gözlerden uzak olabildiğince de naif gerçekleşiyor.

Aynı hava bu gece HDP Genel Merkezi’ne de sinmiş. Akşam saatlerinde gittiğim Genel Merkez’de Parti kurmaylarına tam kadro burada buldum. İstanbullular, sabah oylarını kullanıp akşama soluğu Genel Merkez’de almışlar. Yemekhanedeki menemen, bulgur pilavı ve yoğurt mönüsü var. Bugün buranın her katında olduğu gibi yemekhanede de konuşulan tek konu İstanbul seçimleri. İstanbul seçimlerinin kilit partisi millet ittifakı ve cumhur ittifakı arasında sıkışan ikili siyasette bir 3. Yol alternatifi olarak yola çıkıyor.

23 Haziran seçimlerinin kilit partisi konumunda olan HDP’de akşam saatlerinden süren bu yoğunluk 24 Haziran sabahı başlayan MYK ile devam ediyor. HDP 3. Yolu demokratik bir Anayasa ve toplumsal barış talepleriyle somutlaştırıyor.

CHP artık seçim gündeminin geride kaldığı bir Türkiye istiyor.

23 Haziran gecesinin en sessiz ve karanlık iki noktası AKP ve ortağı MHP’nin 23 Haziran sonrası için en büyük kabusu olası bir erken seçim çıkışı. Bu bir hezimet, bir kabus senaryosu olarak iki Parti Genel Merkezi’nde de baş köşede duruyor. 24 Haziran sabahı bir seçim değerlendirmesinin yapıldığı AKP’de, gözler bu hafta TBMM’ye sunulması beklenen yeni yargı reformu paketinde.

Bu AKP için yeni bir dil kurabilmenin ilk adımı olabilir mi?

AKP bu ve diğer adımları üzerinden, hemen yanı başında, gözünün önünde duran kavşağı daha mı sivri hale getirecek, polis marifetiyle o kavşaktan verilen mesajlara kulakları mı tıkayacak; yoksa farklı istikametlerdeki araçların birbirlerinin güzergahlarına yumuşak geçişini sağlayıp kavşağın hakkını mı verecek?

Göreceğiz…

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…