Artı Gerçek

Kürt halkının iradesi sandığa yansıyacak mı?


Birlikte, barış içinde yaşama beklentisi giderek yok olan, kendini yalnız hisseden Kürt halkının iradesinin referandum sandığına yansımasının zorluğu ve referanduma itibar etmemesi hiç de küçük bir ihtimal olmadığı gibi, HDP’nin işinin zorluğunu da gösteriyor.

10 yıl önce veda ettiğim,
mesleğime dönmem için sürekli baskı yapan
kardeşim, yoldaşım, sol yanım
Yurdaer Erkoca’nın anısına

Yurdagül Erkoca

Demokrasi İçin Birlik’in (DİB) “‘Hayır biz varız’ başlıklı manifestosunu kamuoyuna açıkladığı Kenter Tiyatrosu’ndan, aklımda kime yönelteceğimi kestiremediğim onlarca soru ile ayrılıyorum.

Bunun nedeni yaklaşık 10 yıldır aktif olarak yapmadığım mesleğe yabancılaşmamdan mı kaynaklanıyor?

Yoksa bu soruların muhatabı yok mu gerçekten?

Ya da, eleştirinin de, isyanın da, itirazın da eskidiği bir ortamda, bu soruları sormanın yeri ve zamanı mı?

Tam bir çılgınlık ve ahlaki bir pespayeliğin tüm dünyaya hâkim olduğu bir ortamda kendisini örgütlemeye ve büyütmeye çalışan Hayır Cephesi’nde moral bozukluğu ya da yılgınlık yaratır mı?

Belki de bu soruların yanıtlarının bende yaratacağı moral bozukluğundan kaçınmak istiyorum.

Son 20 yıldır barış ve eşitlik mücadelesine yakından tanıklık ettiğim Barış Vakfı yöneticilerinden Hakan Tahmaz’a yöneltiyorum sorularımı?

Kürtler’in referandumda sandığa rağbet etmeme ihtimali var mı?

Yönetici ve üyeleri tutuklu olan ve her geçen gün hareket kabiliyeti daralan HDP, AKP’ye kızgın,  Kürt siyasi hareketine küskün olan seçmeni sandığa taşıyabilecek mi?

Tahmaz başka bir gerçeği hatırlatıyor; Şırnak Merkez,  Silvan, Varto, Derik, Dargeçit, Bağlar, Sur, Cizre, Silopi, İdil, Yüksekova, Nusaybin ilçelerinde çeşitli mahallelerde sandıklarda kayıtlı 360 bin  ( 2015 seçimi kayıtlarına göre)  seçmenin oy kullanması fiziken mümkün görülmüyor. Bu mahallelerde sandık kurulacak bina yok.

Bu rakamlar Türkiye genelinde yarım puana,  Kürt illerinde ise yüzde 2-3 oya tekabül ediyor.

Bölgede, boşaltılan ve yakılıp yıkılan mahallelerin dışında çatışmaların yoğun yaşandığı yerleşimlerde de büyük bir iç ve dış göç yaşandı. Halkın bir bölümü aynı kent içinde yer değiştirirken önemli bir bölümü farklı illere taşınmak zorunda bırakıldı. Göç ağırlıklı olarak Kürt illeri arasında gerçekleşti. İç göçten en fazla Mersin ve Adana nasibini alırken Kuzey Irak’a da azımsanmayacak bir nüfus yerleşti. Resmi rakamlar her ne kadar göç edenlerin sayısının 500 bin olduğunu söylese de bu sayının bir milyon olduğu tahmin  ediliyor.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre operasyonlar süresince ilan edilen sokağa çıkma yasaklarından 2014 nüfus sayımına göre 1 milyon 809 bin kişi doğrudan etkilendi.

Kürtler, Şiddeti giderek azalsa da 7 Haziran 2016’da bugüne devam eden, hiçbir kural tanımayan baskı, eziyet ve zulüm nedeniyle tamiri çok zor duygusal ve zihinsel bir kopuş yaşıyor.

Birlikte, barış içinde yaşama beklentisi giderek yok olan, kendini yalnız ve çaresiz hisseden Kürt halkının iradesinin referandum sandığına yansımasının zorluğu ve referanduma itibar etmemesi hiç de küçük bir ihtimal olmadığı gibi,  HDP’nin işinin zorluğunu da gösteriyor.

Referandum süresince milliyetçi ve muhafazakâr seçmene yönelik çalışacağını ilan eden CHP’nin bu konuyla ilgileneceği, bölgede sandık güvenliği ile ilgili ciddi bir çalışma gerçekleştireceği kuşkulu.

Konuyla ana muhalefet partisi olmanın ciddiyeti ile ilgilense bile gerek kullandığı dil, gerek Kürt siyasi hareketi ile arasına koyduğu mesafeyi artırma çabası Kürtlerle ilişki kurması önünde büyük bir engel.

Hayır cephesi, bir yandan kendini var etmek ve çoğaltmak için çabalarken bir yandan da sandığı doğrudan etkileyecek bu ve benzeri konulara müdahale etme örgütlülüğü ve gücünden ne yazık ki şimdilik yoksun…

Her şeye rağmen, özgürlüğün bedelinin yüksek olduğu bilinci ve inancıyla yola devam etmekten başka çare yok…

Sorularımızın, sorularımıza yanıt arama çabamızın, yaşamakta olduğumuz hayatın cehennemine, çılgınlığına, sersemliğine ve adaletsizliğine karşı durma cesaretimizin hiç bitmemesi dileğiyle…

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…