Yüksekdağ: Kendim için değil Demirtaş için tahliye istiyorum

HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ tutuklu yargılandığı davada siyaset yaptığı için yargılandığını belirtti.


GÜNCEL - HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın tutuklu yargılandığı davanın 5'inci duruşması Sincan Cezaevi kampüsündeki Ankara 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada savunma yapan Yüksekdağ, "Görevim fikirlerimi beyan etmek, siyaset yapmak olduğu halde fikrimi açıklamak ve siyaset yapmaktan ötürü suçlanıyorum. Ben bugün kendim için değil ama Selahattin Demirtaş için tahliye istiyorum" dedi.  

Avukatların, duruşmayı izlemek için Sincan’a gelen İsveç Büyükelçisi ile İngiltere ve Hollanda’dan gelen gazetecilerin duruşmaya alınması talebi ‘akreditasyon olmadığı’ gerekçesiyle reddedildi.

Avukatlar, dosyaya erişimin konusunda mahkemenin yarattığı zorlukların ortadan kaldırılması gerektiğini ve bu yöndeki taleplerini sundu.

Daha sonra Figen Yüksekdağ, savunma yaptı. 

'YARGI İKTİDARIN İŞLEDİĞİ SUÇA ORTAK OLUYOR'

Yüksekdağ savunmasında şunları söyledi:

Suç işlediğimiz iddiası ile bizlere dönük olan yargılamalarla, HDP’ye dönük yargılamalar ile suç işleniyor. Ülke kritik bir dönemden geçerken bizim görevimizi yapmamız engelleniyor. Halkımız ve seçmenlerimiz için görevimizi yapmamızın engellenmesi bir suçtur. Bu suçu yargıya müdahale eden iktidar işlemektedir. Yargı maalesef siyasi iktidarın suçuna ortak oluyor.

'BİZ TUTUKLUYKEN SEÇİMİN HÜR BİR ORTAMDA YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİL'

Bizleri kamu düzenini bozmak ile suçlayan iktidar toplumun yapısını bozarak kamu düzenini bozmuştur. Bu durumdan çıkmak için 24 Haziran’daki baskın seçim yeterli olmayacaktır. OHAL rejiminde seçim yapılması her şeyden önce özgür ve meşru bir seçimi yok eder. Bizler, belediye başkanları, milletvekilleri, halkın temsilcileri tutukluyken seçimlerin hür bir ortamda yapılması mümkün değildir.

'DEMİRTAŞ İKİNCİ TURDA EN ÖNEMLİ RAKİBİNİZ OLACAK'

İktidar bizi tasfiye etmeye çalışıyor. 1.5 yıl geçti başaramadınız. 1.5 yıl daha geçse başaramayacaksınız. Bir bakmışsınız korkulu rüyanız Selahattin Demirtaş 2. turda en önemli rakibiniz olacak.

'BU İKTİDAR İYİ ŞEYLERDEN MUTLU OLMUYOR'

Biz bu halkın iradesiyiz, biz bu halkın sesini taşıyoruz ruhumuzda, aklımızda. Biz dimdik ayaktayız, çökmeyiz. Siyasi iktidar gibi değiliz biz halkın sesini, aklını taşıyoruz. Bu siyasi iktidar bu ülkedeki iyi şeylerden mutlu olmuyor. Örneğin özgür seçimlerden, renklerden mutlu olmuyor. 7 Haziran’da bunu yaptı. Savaş başlattı, HDP’ye karşı bir sürek avı başlatıldı.  Çünkü onu iktidardan düşürdük. İşte bu yüzden yargılanıyoruz.

'YARGI BU İŞTE BİR TUHAFLIK OLDUĞUNU ANLAMIYOR MU?'

Tarihte örneği olmayan şekilde Cumhurbaşkanı adayı tutuklu yargılanıyor. Yargı bu işte bir tuhaflık olduğunu anlamıyor mu? Ben bugün kendim için tahliye istemiyorum ama Demirtaş için tahliye istiyorum. Demirtaş'ın özgür bir seçim politikası yapması gerekir. Demirtaş da bunu kendisi için istemez. Halka borcu gereği, sorumluluğu gereği çıkıp özgür şartlarda seçim çalışması yürütmelidir. 80 milyon Türkiye yoldaşına 50 milyon seçmene hakarettir bu. 'Ben onu tahliye etmeyeceğim özgür seçim çalışması yürütmesin' diyeceksiniz. Bu tanımlanamaz bir durumdur. Bu seçim sürecinde yargılamalar sürecindeki haksızlık ve adaletsizliklerin demokratik bir halk müdahalesi ile düzeltebilmesinin olanakları vardır. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Selahattin Demirtaş özgür kalmalıdır.

''ASIL TUTSAKLIK SARAYDA'

Sanıyorlardı ki bizleri hapsedince bütün sorunları çözebilirler oysa görüldü ki asıl tutsak olan biz değiliz bu siyasi iktidarın kendisidir. Asıl tutsaklık bu mahkeme salonlarında değil sarayda yaşanıyor. Kendi kibirlerine öfkelerine tutsak olanlar bu tutsaklığın bedelini tüm ülke halklarına ödetmeye çalışıyor. Bizler dört duvar arasına konulduğumuz için panik içinde değiliz geleceği güvenle bakıyoruz ama kibirlerine tutsak olanlar geleceğe umutla bakamıyor. Bedeniz mi tutsak olsa da bilincimiz de irademiz de sokakta seçim meydanlarında mücadele meydanlarında. O seçim meydanlarında da bizim özgürlüğümüz kendisini gösterecek. HDP'nin 5 binin üzerinde tutsağına rağmen, seçilmişlerinin siyasi baskı altında olmasına rağmen, seçilmişleri esaret altında olmasına rağmen nasıl direndi ise 24 Haziran da var varlığı en güçlü şekilde ortaya koyacak 24 Haziran da HDP bu ülkenin geleceğine yine mührünü basacak."

'HDP HER ZAMAN KİLİT PARTİDİR'

Bu zamana kadar yargılandığımız hiç bir şey yüzümüzü yere eğdirmedi. Hiç bir zaman ‘acaba’ demedik. Umudumuzu kaybetmedik. Ben HDP’ye, programımıza güveniyorum. Halklarımıza güveniyorum. HDP, 7 Haziran’dan bugüne her zaman kilit partidir. 24 Haziran’da HDP Türkiye’nin geleceği için mühür basacak. Bizler HDP ve Türkiye’nin demokratik güçleri olarak kendi geleceğimizi kuracağız. HDPli arkadaşlarım çok zor şartlar altında baskılara rağmen çalışıyorlar. Bu zor şartlar altında çalışan halklar mutlaka kazanacak.

'SİYASET YAPMAKLA SUÇLANIYORUM'

Görevim fikirlerimi beyan etmek, siyaset yapmak olduğu halde fikrimi açıklamak ve siyaset yapmaktan ötürü suçlanıyorum. Bu sadece bana değil topluma yönelik yapılan bir hatadır bundan dönüleceğini umuyorum.”

Yüksekdağ, dosyaya erişimin kısıtlanması sebebiyle fezlekelere dair soruları cevaplamayarak savunmasına son verdi.

Duruşma, avukatların beyan ve talepleri ile devam etti.

TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Yüksekdağ'ın avukatları savunmaların ardından dokunulmazlıkların kaldırılmasında yapılan değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğu ve Anayasa’ya aykırılık iddiasının Anayasa Mahkemesi'ne taşınmasını ve dosyanın HDP cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu ana davayla birleştirilmesini talep etti. Avukatlar, Yüksekdağ’ın tahliyesini de istedi.

İddia makamı avukatların taleplerinin reddedilmesi ve Yüksekdağ'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Avukatların taleplerini reddeden mahkeme heyeti, Yüksekdağ’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi. (HABER MERKEZİ)