DİB Sonuç Bildirgesi: Demokrasi ağları öreceğiz

"Tek adam rejiminin yurttaşlıktan dışladığı milyonlar, mücadele içinde yan yana gelip, özne olarak demokratik bir toplumu kurabilme potansiyeline sahiptir."

ARTI GERÇEK - İstanbul Şişli'de yapılan Demokrasi İçin Birlik forumu sona erdi. Açık kürsü şeklinde gerçekleşen forum ardından yayınlanan sonuç bildirgesini Sanatçı Aysegul Tözören okudu.

22 Ekim 2017 Demokrasi İçin Birlik Forumu Sonuç Bildirgesi tam metin:

"Ortak düşünce ve duygularla bir araya gelişimizin birinci yılında, Demokrasi için Birlik Forumu’nda gücümüzü pekiştiriyoruz.

OHAL ve KHK’lar aracılığıyla özgürlüklerin tümüyle sınırlandığı, hukukun ortadan kaldırıldığı, Meclisin fiili olarak işlevsiz hale getirildiği, halk iradesinin tümüyle yok sayıldığı bir tek adam rejiminde; iktidarı desteklemeyenlerin ‘milletin bir parçası’ sayılmadığı, yurttaş haklarının keyfi biçimde askıya alındığı bir ortamda, tüm bunlara karşı mücadele etmek için birlikteyiz.

Otoriter rejimin, tüm toplumsal yaşam alanlarına ve muhalefetin siyasi temsilcilerine yönelik onca baskı, yasak ve keyfi uygulamalarına karşın toplumsal direnç ezilmedi, tek adamın başkanlık rejimi halka benimsetilemedi!
Biz; demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, emek örgütleri, meslek örgütleri, halk inisiyatif ve platformları, inanç grupları, kent hareketleri, kadın hareketleri, yerellerde oluşmuş ortak platform temsilcileri, direnişteki işçiler, LGBTİ bireyler, akademi, kültür, sanat, sivil toplum alanından kurum temsilcileri ve bireyler…

İnsan onuruna uygun biçimde, demokratik bir ülkede; barış ve güvenlik içinde yaşamanın, hakkımız olduğunu biliyoruz. Ortak yaşamımızı düzenleyen kurallara, kazanılmış haklara ve hukuka yönelik saldırılara karşı, demokratik direniş hakkımız meşrudur. Demokratik bir Türkiye’yi yeniden kurma amacımızdan vazgeçmeyeceğiz, yılmayacağız…

Baskı düzenine karşı mücadelelerin parçalanmış, dağınık halde kalırsa başarılı olamayacağını, mücadelelerin özgünlüklerini bozmaksızın onlar arasında ilişki kurarak belirli bir amaca yöneltme gereğinin altını çiziyoruz. Siyasi partilerin bu süreçte demokratik kitle örgütleri ile birlikte çalışmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunun için eşitlerin birbirine eklemlenmesiyle oluşan, yatay ve hiyerarşisi olmayan bir iletişim ağı kurarak demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu iletişim ağı, mevcut düzene itirazı olan herkese açık, hiçbir grubu ya da kişiyi dışlamadan, herkesi farklılığı ile birlikte kucaklar. İletişim ağını oluşturan bileşenler, belirli sürelerde toplanarak mücadele stratejilerini tartışacak, ortak hareket etme olanakları yaratacaktır. Forumlar arasındaki iletişimi sağlayacak bir koordinasyon yapısı, ortak mücadelede eş zamanlı ve verimli çalışılmasını sağlayacak, internet ve sosyal medya ortamının olanaklarından da yararlanan bilgi, belge paylaşımı ve haberleşme kanallarını geliştirecektir.

TBMM’de siyaset yapma olanağının zorlandığı bu dönemde, siyasetin meclis dışındaki kamusal alanlara taşınmasını bir zorunluluk olarak görüyoruz.

Tek Adam rejiminin yurttaşlıktan dışladığı milyonlar, mücadele içinde yan yana gelip bir kurucu özne olarak örgütlenebilme, demokratik bir toplumu kurabilme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda; büyük ölçüde birbirinden kopuk yürüyen yerel örgütlenmeler, halk meclisleri, halk forumları, mahalle meclisleri, internet üzerinden kurulan dayanışma ağlarının daha işlevsel hale gelmeleri konusunda katkı sağlanacak, halkın ve itiraz eden çevrelerin bu tür yapılanmalarda bir araya gelmeleri teşvik edilecek, desteklenecektir.

16 Nisan referandumu sonrası iktidar, tüm saldırılarını 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimini kendisi için güvence altına almak üzerine kurgulayarak yeni bir aşamaya taşımıştır, bu saldırılara karşı ortak mücadele zorunluluktur. Mücadele için birinci öncelik OHAL’in sona erdirilmesi ve KHK’larla yaratılan toplumsal mağduriyetlerin giderilmesidir. OHAL ve KHK’lere karşı düzenlenecek etkin bir kampanya, demokrasi güçlerinin ve halk muhalefetinin ortak hedefidir.

Demokrasi İçin Birlik Forumu, iktidarın uygulamalarından mağdur olanların, demokrasi, adalet, özgürlük kavramlarına ve demokratik bir geleceğe inananların, ülke nüfusunun çok geniş bir kesimi olduğunun bilincindedir.

Mevcut egemen yapıya karşı verilecek mücadele, aynı zamanda yeni bir Türkiye’nin tohumlarını taşıyacaktır. Nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediğimizi ortaya koyan yeni bir anayasa bu mücadelenin içinden ortaya çıkacaktır.

Yaşam biçimimize, ortak değerlerimize, özgürlüklerimize yönelik tüm haksız, kuralsız saldırılara karşı ortak direnişi yükselteceğiz, evrensel demokratik değerleri savunacağız.

Bugün burada Demokrasi İçin Birlik Forumu katılımcıları olarak diyoruz ki;

Demokratik siyasi temsiliyetin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, halkın temsilcisi vekillerin, belediye başkanlarının serbest bırakılmasını istiyoruz.

Halkın haber alma özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasını, tutuklanan, işten atılan basın çalışanlarının mağduriyetine son verilmesini istiyoruz.

Her an gerekçesiz işten çıkarılma, gelecek kaygısı ile yaşamak istemiyoruz. Haksız yere işten çıkarılan emekçilerin görevlerine dönmeleri için mücadele edeceğiz.

Adaletin herkes için eşit, uluslararası normlarda çalışan güvenilir bir yapıya kavuşmasını istiyoruz. Yargıyı tek adama bağlayan, tüm yargı mekanizmalarını parti yargısı haline getiren düzenlemelerin iptal edilmesini, yargının bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturularak güvence altına alınması için mücadele edeceğiz.

Biz, ülkemizde ve bölgemizde barış istiyoruz! İçerde ve dışarıda savaş politikalarından vazgeçilsin. Kürt sorununun barışçıl, toplumsal, demokratik çözümü için adım atılsın.

Üniversitelerin özerk, gerçek bilim merkezleri olmasını, salt düşünceleri nedeniyle görevden uzaklaştırılan akademisyen ve eğitimcilerin göreve dönmesini istiyoruz.

Piyasacı gerici eğitim sistemine karşı kamusal bilimsel laik eğitim için mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın ve ülkenin geleceğinin tarikatlara teslim edilmesine izin vermeyeceğiz.

Eğitimin ve kamusal düzenin dini referanslarla yönetilmesine karşı çıkıyoruz.

Her türlü ayırımcılığı, mezhepçiliği reddediyoruz. Alevileri kamudan dışlayan, ibadet haklarına saldıran mezhepçi kutuplaştırma siyasetine karşı Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı için mücadele edeceğiz.

Kadınların eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşadığı bir ülke istiyoruz. Kadınların eşitliği ve özgürlüğü karşısındaki tüm engellerin kaldırılmasını, iktidarın erkek egemen-gerici-kadın düşmanı söylem ve uygulamalara son verilmesini istiyoruz. Evde, parkta, otobüste erkek şiddetine, kadınlara yönelik tek bir saldırıya, kadın düşmanı tek bir söze sessiz kalmayacak, müdahale edeceğiz.

Biz sadece yasalar önünde eşitlik değil toplumsal eşitlik istiyoruz. Taşeron/kiralık işçilik gibi tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerinin yasaklanması, sendikal hakların-hak aramanın önündeki engellerin kaldırılması için, iş cinayetlerine engel olmak için mücadele edeceğiz.

En temel haklarımızı alıncaya ve yeni demokratik, laik bir Türkiye’ye ulaşıncaya kadar yılmayacağız!

Demokrasi için Birlik Forumu

Demokrasi için Birlik Forumu gün boyu - DİB: Halk siyasetin öznesi olacak