Temelli: AKP Türkiye’yi neoliberalizmin laboratuvarına çevirdi



Artı Gerçek

AKP’nin Türkiye’yi neoliberalizmin laboratuvarına çevirdiğini belirten HDP Eş Genel Başkanı Temelli, yıkımın her türlüsünün yaşandığını ve bu sürecin şiddet sarmalıyla örüldüğünü ifade etti.


Derya OKATAN


ARTI GERÇEK - Halkların Demokratik Partisi (HDP), Ankara’da Ekonomi Konferansı düzenliyor. 

Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen konferansta “Ekonomik Kriz ve Bütçe" ve "Neoliberalizm Çökerken Seçenekler" başlıklarında oturumlar ve "Alternatifleri Örgütlemek" başlığında forum yapılacak.

Konferansın açılış konuşmasını yapan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, dünyanın büyük bir kriz içerisinde olduğunu belirtti. Kapitalizmin 1970’lerden bu yana kriz sarmalından çıkamadığını ifade eden Temelli, neoliberalizmin insanlık, emek ve doğa üzerinde büyük bir yıkım yarattığını belirtti. 

Krizlerin kapitalizmin kendine özgü yapısıyla ilgili olduğunun altını çizen Temelli, “Dünya sanki ‘iyi bir kapitalizm’ varmış gibi bir algının hâkim olduğu dönemleri yaşadı ama bir türlü o ‘iyi kapitalizmle’ buluşamadı” diye konuştu. 

Üretim ve sosyal üretim ilişkilerinde büyük dönüşüm yaşandığını hatırlatan Temelli, bu değişimlerin iyi tahlil edilmediği ve çözüm üretilmediği koşullarda gerçek bir programdan bahsedilemeyeceğini söyledi. 

AKP’nin 17 yıldır Türkiye’yi neoliberalizmin laboratuvarına çevirdiğini kaydeden Temelli, yıkımın her türlüsünün yaşandığını ve bu yıkım sürecinin ciddi bir şiddet sarmalıyla örüldüğünü ifade etti.

Temelli, “AKP, yoksulluğun yönetilmesine dair gerekleri harfiyen yerine getirerek toplumsal çöküşü hızlandırmıştır. Kamu düzeni adı altında da güvenlikçi mekanizmalarla toplumu şiddet girdabına sürüklemiştir” diye konuştu. 

Türkiye’nin dünyada en borçlu ülkelerin başında geldiğinin altını çizen Temelli, yoksulluğun sosyal yardımlarla yönetildiğini ve Türkiye’deki sosyal yardım düzeneğinin mezhepçi cemaat ağları üzerinden kurulduğunu kaydetti. Kamu düzeninin ise aşırı milliyetçi ırkçı hamasetle örüldüğünü söyleyen Temelli, “Tüm bunları aynı başlık altında Kürt meselesinde okuyoruz. Türkiye’nin yoksulluk haritasında ilk başta Kürt illerini görürsünüz. İşçi sınıfının katmanlarına baktığımızda en yoksulları Kürt emekçilerdir. Kürt meselesinin çözümsüzlüğünde iktisadi zoru da görmek zorundayız. Kürt illerinin kendi zenginliğine sahip çıkması engelleniyor, yani iktisadi zora siyasi zor eşlik ediyor. Kayyım bu ikisini birleştiren bir meseledir. 

Ekonominin de demokratikleşmesi gerektiğine işaret eden Temelli, mücadelenin üç sac ayağı olarak emeğin hakları mücadelesi, ekoloji mücadelesi ve kadın mücadelesini saydı. 

Temelli’nin konuşmasının ardından oturumlara geçildi.