Artı Gerçek

Canan, Cihan ve ‘Susmam’ın gücü

Kendi gençlerine, kültürüne, sanatçısına, hocasına düşmanlık üreterek gücü elde tutacağını sanmak, ne büyük bir yanılsama.


Korku duvarı yıkıldı demek için erken, ama seslerin daha yüksek çıktığı ortada. Linç edilme, işinden olma korkusuyla çoklukla suya sabuna dokunmayan ünlü isimlerin, sanatçıların artık ‘yeter’ demeye başlaması, umudun, cesaretin ışığı...

Haliyle AKMHP koalisyonu panikte. Toplumun daha geniş kesimlerini, hatta kendi kurucularını susturamamak, kopmalara, oy kaybına engel olamamak, saltanatı fena sallıyor.

Özellikle gençler üzerinde çok etkili olan, takip edilen isimlerin bugünlerde korkunç karalama, hedef gösterme kampanyalarıyla hedef gösterilmesi, cezalandırılması bundan.

Polis şiddetine, ağır hak ihlallerine, kadın cinayetlerine, Çorlu’dan Gezi’ye, evlatlarını kaybetmiş olanlara dair en küçük bir destek, en küçük bir eleştiriyi dile getirmek bir yana... Sıla’nın sahnede rakı kadehini kaldırmasına bile saldırıyorlar.

Kendi gençlerine, kültürüne, sanatçısına, hocasına düşmanlık üreterek gücü elde tutacağını sanmak, ne büyük bir yanılsama.

Türkiye’yi tek bir kültür, tek bir yaşam şekli, tek bir adama indirgemek, ne büyük bir hata.

Her eleştireni, her ses çıkaranı, her farklı düşüneni ‘terörist, provokatör’ diye yaftalamak, ne büyük bir zavallılık.


KAFTANCIOĞLU ZATEN BİR KAHRAMAN

Canan Kaftancıoğlu, sadece Kürtlerle, sol kesimlerle değil, özellikle gençlerin üzerinde çok etkili olduğu, parlayan bir siyasetçi olduğu için 9 yıl 8 ay verildi.  

Canan Hanım’ı ‘sevmediğini’ açıklayan Bülent Arınç, bu cezayla ‘kahraman olması’ndan duyduğu rahatsızlıktan bahsediyor.

Kaftancıoğlu, bu cezayı almadan da kahramandı Bülent Bey. Onu cezalandırmak için yargıyı alet etmeniz, tahammülsüzlüğün, ceberrutluğun, korkunun, çaresizliğin yeni bir ifadesi sadece. Yargıyı böylesine siyasallaştırmak, adaleti bu kadar ayaklar altına almak size kazandırmayacak, aksine daha çok kaybettirecek.

‘Sevmedikleriniz’ sadece muhalif siyasetçilerden ibaret değil.

Metin Cihan, büyük bir kararlılıkla Eynesil’de, küçük Rabia Naz’ın karanlık ölümününün üzerine gitti. Gazetecilerin soramadığı, ihmal ettiği soruları sordu. Toplumu ayağa kaldıran hatta yaygın medyanın yer verdiği, AKP’lileri dahi rahatsız eden Rabia cinayetinin ardındaki devlet-mafya ilişkilerini sorguladı.

Ne oldu? Cihan dün yurtdışında olduğunu açıkladı: Açılan soruşturmalardan ve devletten ziyade, Rabia Naz’ın ölümünü karanlıkta bırakan mafyatik yapılanmadan korktuğunu sosyal medyada paylaştı.

Bir çocuğun ölümünü araştırdığı için kendi çocuğundan, yakınlarından, ülkesinden koparıldı, ekmeğinden edildi.


RAPÇİLERİN İSYANI İKTİDARI NEDEN PANİKLETTİ?

Daha barışçıl, daha hakkaniyetli, daha gelişmiş bir toplum için mücadele eden insanlara reva görülen korkunç tutumlara karşı durmak, ses çıkarmak hepimiz, çocuklarımız için hayat memat meselesi. Rapçilerin ortak çıkışı işte bu yüzden müthiş.

Malum, Ezhel’in Olay’ı, Şanışer’le birlikte 20 müzisyenin ‘Susamam’ı, Sayedar&Ceza’nın ‘Komedi vs Dram’ı aynı anda çıktı.

Bir rekorun ötesinde, dev bir çığlık bu: 5 Eylül gecesi yayınlanan rap parçalarının beş gündeki toplam görüntülenmesi 24.5 milyonu buldu. Ezhel’in ‘Olay’ı daha ilk günden Youtube’un trend listesinden kaldırıldı.

(Çarşamba saat 11 itibariyle Susamam 18 milyon, Ezhel 5 milyon, Sayedar feat. Ceza 1.5 milyon görüntülenmişti).

Susamam’a gösterilen ilgi ve tepki büyüklüğü, farklı düşünce ve kesimleri temsil eden müzisyenlerin birlikteliğinden kaynaklanıyor. ‘Değinilmeyen’ sorunlara, Miraç’ın şuursuz çıkışına takılmaktan ziyade bu ortak duruş, çaba ve cesaretin etkisi önemli.

İktidar ve borazancıbaşıları Susamam’a çıldırdı, belli ki müzisyenlere hayatlarını dar edecekler. Ne yaparlarsa yapsınlar, samimi bir çabayla yapılan müziğin gücüyle yarışamaz, gençlere hitap edemezler.

Bu yüzden AKP-trol-medya saldırısı amansızca sürecek. Hatta, sipariş rap klibi tedavüle sokuldu!

Kıyam, ‘Demek Susamam’ parçasıyla, sadece iktidarın sözcülüğünü yapmıyor, müzisyen arkadaşlarını hedef gösteriyor. Saray medyasında rapçilerin ‘provokasyon’ yaptığı, örgüt kokteyli ve ABD’ce desteklendiği şeklinde yayınlar yapılıyor.

Dünyanın her yerinde rap, düzene, yönetenlere, ayrıcalıklara karşıdır, isyanın sesidir. Türkiye’den ilk kez bu kadar kararlı, ortak bir çıkışın gelmesi, tarihî bir an.

Muktedirin paniği bundan.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…