Akademisyen ve öğrencilere 121 yıl ceza



Artı Gerçek

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Yerel Yönetimler Sempozyumu ile KESK-DİSK-TMMOB-TTB’nin düzenlediği mitinglere katılmayı 'örgüt üyeliği' saydı.


İsa Uğur ERDOĞAN


Barış İçin Akademisyenlerin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attıktan sonra diğer yüzlerce Barış Akademisyeni'yle birlikte KHK’yla ihraç edilen Munzur Üniversitesi eski öğretim üyesi Dr. Ahmet Kerim Gültekin ile aralarında araştırma görevlisi, doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin olduğu ağır ceza davası dün (Perşembe) sonuçlandı.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada "örgüt üyeliği, örgüt propagandası, kamu malına zarar, görevli memura direnme" gibi suçlamalarla verilen cezalarda, Devrimci Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumuna katılmak, Demokratik Haklar Federasyonu’na üye olmak, KESK-DİSK-TMMOB-TTB’nin düzenlediği mitinglere katılmak delil sayıldı. Toplamda 121 yıl ceza verilen davada ağırlıkla akademisyenler ve doktora - yüksek lisans öğrencileri bulunuyor.

Yasadışı örgüte üyelik iddiasıyla 2012 yılında, Ankara merkezli olmak üzere, dört bölge ve onlarca ilde yapılan operasyonlarda Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) üyesi 100’e yakın kişi gözaltına alınmış ve 40’tan fazlası tutuklanmıştı. 19 kişinin yargılandığı Ankara davasında karar verildi. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararda 16 kişiye örgüt üyeliği gerekçesiyle 6’şar yıl 3’er ay ceza verildi. Ayrıca, 18 kişiye ise örgüt propagandasından 10’ar ay ceza verildi. Cezalar toplamda 121 yıla varıyor.

Herhangi bir şiddet eyleminin yer almadığı mütalaada, DHF’nin 3-4 Aralık 2011 tarihinde düzenlediği “Devrimci Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu” gibi, gerçekleştirildiği dönemde ses getirmiş akademik-politik organizasyonları örgütlemek ve katılmak delil sayılıyor. 

Yine kararda, Demokratik Gençlik Hareketi Derneği'nin 2012’de gerçekleştirdiği ilk kurultayının hazırlık çalışmaları, kurultay konuşmaları suç olarak gösteriliyor. Diyarbakır belediyelerinin katkılarıyla ve gençlik örgütlerinin katılımıyla örgütlenen Mezopotamya Sosyal Forumu ile 1 Mayıs, 8 Mart, KESK-DİSK-TMMOB-TTB mitinglerine katılmanın suç olarak kaydedildi

Ceza verilen kişiler arasında birer akademisyen ve araştırma görevlisi ile doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin sayısı dikkati çekiyor. ODTÜ’den Mimar Sinan Üniversitesi'ne çeşitli yükseköğrenim bölümlerinde dek akademik çalışmalarına araştırma görevlisi, misafir araştırmacı ve öğrenci olarak devam eden sanıklar cezaları yorumladılar.

'ELBET DEVRAN DÖNER, BİZ YİNE AYNI TÜRKÜYÜ SÖYLERİZ'

Barış İçin Akademisyenlerin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildirisine imza attığı için Munzur Üniversitesi’ndeki görevinden KHK’yla ihraç edilen Etnolog Dr. Ahmet Kerim Gültekin’e örgüt yöneticiliğinden 7 yıl 5 ay ve propaganda suçlamasından 1 yıl ceza verildi. Gültekin karara twitter hesabı üzerinden tepki verdi: “1 Mayıslara, grevlere, boykotlara katılmanın, panellerde, sempozyumlarda konuşmanın, halkçı- devrimci belediyecilik mücadelesi vermenin, antropolojiyi sokağa indirmenin hükmü 8.5 yılmış... Elbet devran döner biz yine aynı türküyü söyleriz... Zulmünüzde boğulun...” 

'BİR DERNEK VEYA ÖRGÜTE ÜYE OLMADIĞIM HALDA ÜYELİKTEN CEZA VERİLDİ' 

Bir üniversitede misafir araştırmacı olarak bulunan Erbil Metin Gözüaçık da "Maalesef bugün kötü bir haber aldık. 2013 yılında örgüt üyeliği iddiasıyla başlatılan bir yargılamada ceza almış bulunmaktayım. Gerekçe olarak da 2010-2013 yılları arasında dernek üyesi olarak katıldığım faaliyetler gösterildi. Hâlbuki bunlar 1 Mayıs’a katılmak, Ankara’da eşit ulaşım hakkı isteyen eylemlere katılmak ve üyesi olduğum Demokratik Haklar Derneği’ni ziyaret etmek gibi anayasal haklardı. 2013 yılından beri herhangi bir parti veya derneğe üye olmamama karşın üyelik cezası almış bulunmaktayım" dedi. 

'BİR İLLEGAL FAALİYET YOK'

Orta Doğu Teknik Üniversitesi – Medya ve Kültürel çalışmalar Bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan Cem Kaan Gürbüz ise cezaları şöyle yorumladı: “Dava iddianamesini ve savcı mütalaasını incelediğimizde her hangi bir illegal faaliyetin bulunmadığını görüyoruz. Ancak demokratik haklar mücadelesi içerisinde yer almak doğrudan illegal örgüte üye olmaya yetiyor. Hakkımızda yapılan iki yıllık teknik takip sonucunda yasal eylemlere katılmak ve dernek binasına girip çıkmaktan başka bir suçlamada bulunamıyorlar".

'BU BİR ÖÇ ALMA OPERASYONUDUR'

Dava avukatlarından Tünay Cengiz ise yaptığı değerlendirmede, bunun bir öç alma operasyonu olduğunu, yaklaşık bir buçuk yıl teknik ve fiziki takip yapan adli kolluk görevlilerinin hemen hemen hepsinin 'FETÖ' üyeliği iddiasıyla meslekten ihraç edildiklerini söyledi.  Cengiz, “Söz konusu suçlamalar demokratik hakların kullanımı ile sınırlı Demokratik Haklar Federasyonu faaliyetleridir. 1 Mayıs’a, 8 Mart’ta katılmak ve Alevilerin eşitlik mücadelesinde bulunmak yer alıyor” değerlendirmesini yaptı.