Yandaş kan ihalesini aldı, adım atmadı: 'Ortada karanlık bir durum var'



Artı Gerçek

Türk Eczacıları Birliği Genel Başkanı Çolak, 'Yasaya aykırı bir şekilde, adeta alım garantisi varmışçasına eczaneleri de devreden çıkartıp tekelleşme yoluna gidiliyor' dedi.


Hükümete yakın iş adamı Ethem Sancak’ın yeğeni Murat Sancak’a ait MAXICELLS A.Ş.'nin, kandan üretilen ilaçların işlenmesi ihalesini almasına karşın yükümlülüklerini yerine getirmediği ortaya çıktı. İlaçların diğer ülkelerde daha ucuz olduğu, Türkiye’deki hastaların ise bunlara yüksek fiyatlarla erişebildiği öğrenildi.

Sağlık Bakanlığı, SGK ve Türk Kızılayı tarafından yürütülen ‘Plazma Fraksinasyonu Projesi’ çerçevesinde birçok hastalığın tedavisinde kullanılan kandaki plazmadan elde edilen ürünlerin temini için açılan ihaleye 18 şirket teklif verdi. Türkiye’de işlenerek dışa bağımlılığın sona ermesi ve daha ucuza temin edilmesi için yapılan ihale 2017 yılında 12 yıllığına Murat Sancak’a ait MAXICELLS A.Ş’ye verildi.

HALK SAĞLIĞI İÇİN GEREKLİ ADIMLAR ATILMADI

Birgün'den Burcu Cansu'nun haberine göre Kızılayı’ın toplayacağı kanlardan Türkiye’de ilaç üretilmesi ve bunların SGK’ye satılmasını öngören proje hâlâ hayata geçmedi. İhale sözleşmesinin imzalandığı 2017 yılı rakamlarıyla kamu maliyesine 15 milyar katkı sağlayacağı açıklanan proje ile ilgili Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak çarpıcı sorular sordu. Çolak, firmanın yükümlülüklerini yerine getirmeyip, ihale şartlarına uymayarak ülke ekonomisini, kamu yararını ve halk sağlığını ilgilendiren yerli ilaç üretimi ile ilgili atması gereken adımları atmadığını söyledi. Bu nedenle bu ürünlerin Çin–Almanya hattında birtakım yabancı şirketler tarafından üretildiğini belirten Çolak, “Yasaya aykırı bir şekilde, adeta alım garantisi varmışçasına eczaneleri de devreden çıkartıp tekelleşme yoluna gidiliyor” diye konuştu.

'KARANLIK BİR DURUM VAR'

Ortada şeffaflıktan uzak bir durumun olduğunu belirten Çolak, “Ve bu karanlık durum elbette pek çok soru işaretini beraberinde getiriyor” dedi. 

Çolak, üretim yapılmadığı için Çin-Almanya hattındaki bazı ülkelerden ilaç getirildiği iddiasında bulunarak şu soruları yöneltti:

-Sözleşme karşılığında firma neler vaat etti? Kızılay kendi görevini yerine getirdi mi? Kan topladı mı, yurtdışına gönderdi mi? Yoksa Kızılay sürecin dışında mı bırakıldı?

-Söz konusu firma en başta yapması gerektiği gibi üretim merkezini açtı mı ya da bununla ilgili herhangi bir girişimde bulundu mu?

-Üretim merkezini açmadıysa yerli bir firmanın hâlihazırda ürettiği kan ürünlerinin ruhsatını kendi üzerine alarak SGK aracılığı ile hastanelere dağıtımını gerçekleştirdi mi?

-Bahsi geçen firma hangi parametreler doğrultusunda seçildi?

-Söz konusu firmaya alım güvencesi verildi mi? Verildiyse bu güvence kaç yıllığına verildi?

-Alım güvencesinin tek bir firmaya verilmesi ile ilaç alanında bir tekel yaratılmış olunmayacak mı?

-Eğer bir tekel yaratılırsa bunun adı kamunun özel sektöre kaynak aktarması değil midir?”