Puigdemont’un tutukluluğu AB’yi karıştırıyor

Almanya aslında Puigdemont’u tutuklayarak diğer AB ülkelerini rahatlatmış oldu.


Aris NALCI


Katalan siyasetçi ki kanımca seçildiği halde partisinin başında olamadığından böyle demek gerekiyor, Carles Puigdemont, Danimarka - Brüksel yolunda Almanya sınırından geçerken Mart ayı sonunda tutuklanmış ve birkaç gün sonra da, 5 Nisan Perşembe günü serbest bırakılmıştı.

Belçika’ya sığındığından bu yana AB’nin ‘yaramaz çocuğu’ haline gelen, Avrupa ülkelerini hem demokrasiyi savunurken hem de İspanya’yı nasıl bölmeyeceklerini düşündüren Puigdemont’un tutukluluğu, Avrupa basınında ve parlamentoda ses getirdi.

75 bin Euro kefaletle serbest bırakılan ancak Almanya’yı terk etmemesi için haftada bir gözetim memurluğuna imza vermesi istenen Puigdemont’un kefaleti, İspanya’da kendisine karşı açılan davalarla mücadele edilmesi için açılan kitle fonlama kampanyası ile ödendi.

Yani Katalan halkı, lideri, pardon siyasetçisi için İspanya’dan destek gönderdi.

Alman Federal Mahkemesi hakkında İspanya’nın talebi ile Avrupa genelinde yakalama kararı çıkarılan Puigdemont’un tutuklanmasının hemen ardından hızlı bir şekilde hakkındaki suçlamalarla ilgili araştırma yapılması için Yüksek Mahkeme’yi devreye soktu.

İSYAN DEĞİL AMA YOLSUZLUK SUÇ

Perşembe günü serbest bırakılan Katalan siyasetçi için Avrupa genelinde çıkarılan yakalama kararının gerekçesi “isyan çıkarmak ve halkı isyana teşvik etmek”ti. Madrid İspanyol hükümeti sözcüsü Ínigo Méndez de Vigo İspanyol mahkemesinin “isyan çıkarmak” suçundan suçlu bulunduğunu Almanya’da da İspanya’dakine denk yasalar olduğu gerekçesi ile Katalan siyasetçinin suçlu bulunup iade edilmesi gerektiğini söylüyordu.

Ancak Alman Yüksek Mahkemesi İspanyol hükümeti gibi düşünmedi. Almanya yasalarına göre isyan çıkaran ya da isyana teşvik eden kişinin “şiddet”e başvurmuş olması gerekiyor. Oysa Katalonya bağımsızlığını ilan ederken ve seçimlerini kazanırken bile, şiddete başvuranlar hep Madrid’den Barcelona’ya gelen aşırı sağcı İspanyollardı.

Dolayısı ile ne Katalan halkının, ne de Katalan siyasetçilerin şiddet kullandığı yönünde bir görüntü ya da kayıt yok.

Ne var ki Alman mahkemesi Katalan siyasetçiyi yargılamaya devam edecek. İsyan suç olmasa da hakkındaki yolsuzluk suçlamaları Almanya’da da suç olarak görülüyor. Bu yüzden 90 gün boyunca Puigdemont’un Almanya’dan ayrılması yasak. Yüksek Mahkeme bu 90 günün sonunda kararını açıklamak için bir 30 gün daha uzatma alabilir.

Bu süre içerisinde İspanyol hükümetinin geçerli delilleri Almanya yargısına sunması gerekiyor. Puigdemont’un serbest bırakılmasının ardından İspanyol Adalet Bakanlığı, Almanya’nın henüz kendileri ile irtibata geçmediğini açıkladı.

ALMANYA BU TUTUKLAMA İLE AB’Yİ KURTARDI

Her ne kadar siyasi değil adli bir karar olduğu söylense de Almanya aslında siyasi bir hamle yaptı. Avrupa Parlamentosu ve Komisyonu bir süredir İspanya’dan gelen siyasi baskılara dayanamıyor. İspanya AB’nin ayrılmaz bir parçası ve güçlü bir üyesi. Dolayısı ile ‘brexit’ ile uğraşan AB’nin daha faza bölünme talebini kaldıracak mecali yok. Zaten yakında AP Başkanlığının seçimi var. Seçim öncesi kimse topa girmek istemiyor.

Almanya aslında Puigdemont’u tutuklayarak diğer AB ülkelerini rahatlatmış oldu.

Neden mi?

Çünkü Almanya’nın “burada şiddet yok” kararını bundan sonra AB’nin diğer ülkeleri de tekrarlayarak İspanya’yı “Kanunlarımızda yeri yok, yasalarımıza göre suç değil” cevabı ile geçiştirecek. Bir anlamda İspanya’nın kendilerine yaptığı baskıyı azaltacak.

ALMANYA’YA İLTİCA İSTEĞİ

Bu arada ilginç bir şekilde Puigdemont tutuklu iken kendisini Almanya’nın aşırı sağ AfD Milletvekili Bernd Lucke ziyaret etti ve Almanya’dan siyasi iltica talebinde bulunması gerektiğini dile getirdi. Lucke “Puigdemont herhangi bir siyasi tutuklu değildir” diyerek tüm Katalan siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini söylemişti.

Aynı tepkiyi Die Linke de göstermesine karşın, Katalan siyasetçinin Almanya’dan siyasi iltica talebinde bulunmaması basında yankı buldu.